Kosova’da ya bayram ya da yas…

103 yıllık tarihimizin en önemli maçı Kosova maçı belki de. A Milli Takım ya dünya kupası biletini alacak, ya da milleti televizyona mahkum bırakacak.

Bizim Çocuklar’ Romanya karşısında oyunu büyük oranda kontrol etmeyi başardı. Neredeyse 6-3-1 dizilişle derin bir savunma kurgusu oluşturan Romanya, klasik ‘Lucescu’ oyununu oynamak için çıkmıştı sahaya. Mililer, ön alanda etkili pres uygulayarak, Romanya’yı uzun paslarla oyunu açmaya zorladı. Bu uzun pasların çok büyük bir çoğunluğunu biz topladık zaten.

Defanstan Abdülkerim sık sık ileriye çıkarak orta sahayı destekledi. Altı numarada İsmail ve Hakan, hızlı ve tempolu çalışarak topu hızla ileri taşıdı. Özellikle Arda’nın pasında bindirme yapan Ferdi’nin mükemmel golü, takımın hızlı geçiş oyununu ve koordinasyonunu en iyi şekilde ortaya koydu.

Hücum hattında kanat değişimleri ve hızlı geçişler, Romanya’nın kapalı savunmasını zorladı ve Millilerimizin hücum çeşitliliğini artırdı. Savunmadaysa bireysel hatalar minimum düzeydeydi. Orta saha ve defans arasındaki iletişim, rakibin kontra ataklarını engellemede etkili oldu. Romanya’nın kapalı dizilişi karşısında millilerin tempolu ve organize oyun anlayışı, Play Off finali öncesi umut verici bir tablo çizdi. Çünkü Kosova’nın da açık oynayacağını zannetmiyorum. Buraya kadar her şey güzel…

Ancak…

Kanatlardan ceza alanı içine yapılan 22 orta var.

Kaçına kafa vurduk?

Sadece üçüne…

Kullanılan dokuz köşe vuruşu var, kaçından tehlike yarattık?

Hiç birinden…

Futbolda kural basittir: Kapalı defansı açmak için duran ve yan topları etkili kullanacaksın.

Arda’nın, Ferdi’yi buluşturduğu pas gibi kaç derin pas var maçta?

Yukarıda da belirttiğim gibi, İsmail ve Hakan iyiydi, topu hızlı olarak ön alana taşımaya çalıştılar. Ancak maç boyunca, ‘müthiş bir baskı’ ile oynadığımızı söylemek de zor.

Romanya’nın sakatlıktan yeni çıkan kalecisine kaç defa uzaktan şut çektik?

Üçü, beşi geçmez…

Telafisi olmayan bir maç var şimdi önümüzde. Bu tip maçlarda, biz taraftarlar, güzel ve göze hoş gelen şiir gibi futbol istesek de maalesef olmuyor.

Kosova da kapanan bir takım. Kapalı savunmaları açmak için yapılması gereken de belli: Duran toplarla, yan toplarla, ikiye birlerle ya da Romanya maçında olduğu gibi derin paslarla sonuca gitmek gerekiyor.

EN KÖTÜ SENARYO: KOSOVA ÖNE GEÇERSE?

Bu, gerçekten bizim için ‘felaket’ senaryosu olabilir. Kosova evinde oynuyor, seyirci baskısı ile yenilecek bir gol, tüm dengemizi bozabilir. Hele ki; maçın hemen başlarnda yiyeceğimiz bir gol, takımın tüm taktiğinin değişmesine sebep olur. Saha dışında ne kadar konuşulursa konuşulsun, maç içinde futbolcular bu tip durumlarda plan dışına çıkabiliyorlar. Üstelik bizim gibi ‘Akdeniz kanı’ taşıyan ülkelerde bu daha sık yaşanabiliyor. 24 yıl boyunca dünya kupasına katılma hasreti sahada ağır basabiliyor. Bu nedenle plan dışına çıkılabiliyor.

‘Bizim Çocuklar'ın öne geçmesinde de “Bu iş bitti” diyerek, futbol ukalalığına kapılmadan farkı açmaya çalışmak en ideal senaryo olur.

Romanya maçına başladığımız 11’i sahada göreceğimizi düşünüyorum. Tek değişiklik, Zeki Çelik olabilir. İdeali bana göre bu mudur? Değil… Merih’in sakat olduğu senaryoda Montella, ‘evlatlığı’ Samet’i değil Ozan Kabak’ı oynatmalı bence. Samet, maç içinde her şeyini vermeye çalışan oyuncu ancak, teknik kapasitesi az. Bir Puyol ya da Baressi değil, sakar bir oyuncu. Gider gol de atar, yanlış pas ta verir gol de yedirir. Güçlü ve formda bir Ozan tercihi, keşke Romanya maçında denenebilseydi.

ÖNCEKİLER KARAKTESİZ MİYDİ BAŞKAN?

Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun Romanya maçı sonrasında, “Son maç, temkinli olmak lazım. Tarihin en karakterli ve kaliteli kadrosu. Hocayı tebrik ederim.” dedi. Sormak lazım Başkan Hacıosmanoğlu’na: “Daha önce ‘Milli Forma’ giyenler karaktersiz miydi?” İbrahim başkan, karakteri neyi göre ölçüyorsunuz? Nasıl karşılaştırdınız da bu kadronun, daha önce şanlı formamızı giyen millilerden daha karakterli olduğuna karar verdiniz? Veya bu takımın karakterini, 103 yıl boyunca forma giyen diğer oyuncuların karakterleriyle nasıl kıyasladınız? Metin Oktay, Can Bartu, Dünya Kupasında ilk golümüzü atan Suat Mamat ve Lefter Küçükandonyadis’in hangi karakter eksikliğini gördünüz?

Kritik Kosova maçı öncesi oldu mu bu söz başkan?

Evet, günün sonunda ‘Bizim Çocuklar’ ya dünya kupası biletini cebine koyacak, ya da hepimizi televizyona mahkum bırakacak.

2002 Dünya Kupasında, oğlum annesinin karnındaydı. Yaza oğlumla beraber, ‘Bizim Çocuklar’ı 2026 Dünya Kupası’nda seyretmek istiyorum ben…