Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İran’ın dini lideri Ali Hamaney’e yönelik düzenlenen suikastı "alaycı bir cinayet" olarak nitelendirerek Batı’ya tepki gösterdi. Ukrayna savaşında İran yapımı Şahid İHA’ları ve balistik füzeleriyle Tahran’dan büyük destek alan Kremlin, saldırıyı uluslararası hukukun ihlali olarak tanımladı. Ancak bu sert retoriğe rağmen Moskova, müttefiki İran’a somut bir askeri yardım taahhüdünde bulunmaktan kaçındı.

RUSYA "KÖTÜ BİR MÜTTEFİK" Mİ?
Güvenlik uzmanı Peter Neumann’a göre Putin, müttefikleri için risk almaktan kaçınan bir profil çiziyor. Rusya’nın daha önce benzer krizlerde Venezuela ve Suriye gibi ortaklarını yarı yolda bıraktığını hatırlatan Neumann, "Rusya kötü bir müttefiktir" değerlendirmesinde bulundu. İran ile Rusya arasında "stratejik ortaklık" anlaşması bulunsa da, bu metnin NATO’daki gibi bir "karşılıklı savunma" maddesi içermemesi, Moskova’nın elini zayıflatıyor.
TRUMP VE UKRAYNA DENGESİ
Putin’in İran konusundaki çekimserliğinin arkasında yatan en büyük neden ise Washington ile olan hassas ilişkiler. ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna savaşını sona erdirme ve Rusya lehine toprak tavizi verme ihtimali, Kremlin için İran’dan çok daha kritik bir öneme sahip. Eğer Rusya, Orta Doğu’da ABD birlikleriyle doğrudan bir çatışmaya girerse, Trump’ın Ukrayna konusundaki "ılımlı" tutumunun hızla değişebileceği belirtiliyor.
TAHRAN’IN GELİR KAPISI VE ASKERİ YALNIZLIĞI
İran, Rusya’ya bugüne kadar yaklaşık 2,3 milyar avroluk füze satışı yaparak hem savaşta destek sağladı hem de önemli bir gelir elde etti. Ancak bu yakın bağlara rağmen, Moskova’nın şu aşamada sadece "barışçıl çözümler için ara buluculuk" teklif etmekle yetindiği görülüyor. Uzmanlar, Tahran rejiminin sahada ABD ve İsrail ile baş başa kaldığı görüşünde birleşiyor.





