Dünya Altın Konseyi, piyasaların merakla beklediği 8 Temmuz 2026 tarihli raporunu yayımladı. Rapora göre, küresel altın ETF'leri (borsa yatırım fonları) haziran ayında ciddi bir çıkış grafiği sergilemesine rağmen, yılın ilk yarısını net girişle tamamlamayı başardı. Fiziki altın destekli küresel altın ETF'lerinden haziran ayında toplamda 8,9 milyar dolarlık nakit çıkışı gerçekleşti.
Bu kaçış trendi küresel ölçekte tüm bölgelerde kendisini hissettirirken, ayın en büyük kaybını Kuzey Amerika fonları yaşadı. Ancak bu olumsuz haziran performansına rağmen, küresel altın fonları Asya'dan gelen güçlü talep rüzgarını arkasına alarak yılın ilk yarısında toplam 8 milyar dolarlık net giriş kaydetmeyi başardı.
ASYA REKOR KIRDI KUZEY AMERİKA EN ZAYIF DÖNEMİNİ YAŞADI
Yılın ilk yarısında küresel fon girişlerine Asya kıtası öncülük etti. Bölge, ilk altı ayda gerçekleştirdiği 12 milyar dolarlık devasa girişle tarihinin en güçlü ilk yarı performansına imza attı. Asya'daki bu muazzam canlılığa karşın, madalyonun diğer yüzünde Kuzey Amerika yer aldı. Kuzey Amerika fonları sadece haziran ayında 5,5 milyar dolar kaybederken, bölgenin ilk yarıdaki toplam çıkışı 7,7 milyar dolara ulaştı.
Bu sonuçla Kuzey Amerika, 2013 yılından bu yana en zayıf ilk yarı performansını kaydetmiş oldu. Küresel altın ETF'lerinin toplam yönetilen varlık büyüklüğü ise haziran sonu itibarıyla 526 milyar dolar olarak hesaplandı. Bu tutar, altın fiyatlarındaki gerilemenin de etkisiyle yılın ilk yarısında yüzde 6'lık bir erimeye işaret etti. Toplam ETF altın varlıkları haziran ayında 74 ton azalmasına rağmen, ilk yarının genelinde 18 tonluk artış yakalayarak 4.047 ton seviyesine yükseldi.
FED MESAJLARI VE JEOPOLİTİK GERİLİMLER ALTINI VURDU
Dünya Altın Konseyi raporunda, haziran ayındaki geri çekilmenin arkasındaki temel nedenler de detaylandırıldı. Yatırımcıların altın ETF tahsislerini azaltmasında, altın fiyatlarındaki düşüşün yanı sıra makroekonomik gelişmeler rol oynadı. Yeni Fed Başkanı Warsh’ın piyasalar tarafından oldukça "şahin" olarak yorumlanan mesajları ve ABD-İran çatışmasının küresel enflasyon endişelerini tetiklemesi, daha yüksek faiz beklentilerini kuvvetlendirerek altına olan ilgiyi zayıflattı.
Benzer bir rüzgar Avrupa'da da esti. Avrupa fonlarından haziran ayında 818 milyon dolar çıkış yaşandı. Raporda, Avrupa Merkez Bankası'nın ABD-İran çatışması kaynaklı enflasyonist baskılar nedeniyle Eylül 2023'ten bu yana ilk kez 25 baz puanlık faiz artışına gitmesinin yatırımcıları altından uzaklaştırmış olabileceği belirtildi. Buna rağmen Avrupa bölgesi, yılın ilk yarısını genel tabloda 3,2 milyar dolarlık girişle artı pozisyonda kapatmayı bildi.
ÇİN KAÇTI HİNDİSTAN FIRSATA ÇEVİRDİ
Asya piyasalarında ise haziran ayında tam anlamıyla bir tezat yaşandı. Bölge genelinden haziranda 2,3 milyar dolar çıkış gerçekleşti ve bu durum Asya için kayıtlara geçen en kötü aylık performans olarak tarihe geçti. Bu sert düşüşün ana kaynağı Çin fonları oldu. Çin'deki yerel yatırımcıların risk iştahı, hisse senedi piyasalarındaki yükseliş ve zayıflayan altın fiyatları nedeniyle yön değiştirerek borsaya kaydı. Benzer şekilde Japon fonları da Japonya Merkez Bankası'nın faiz artırım kararının ardından haziranda çıkış yönlü hareket etti.
Buna karşın Hindistanlı yatırımcılar tamamen farklı bir strateji izledi. Yerel yatırımcıların altın fiyatına dair iyimser beklentilerini koruması ve yaşanan düşüşleri birer alım fırsatı olarak değerlendirmesi sayesinde Hindistan fonları ayı girişle tamamlamayı başardı. Diğer bölgelerde de haziran ayı kayıplarla geçti; Avustralya fonları 197 milyon dolar, Güney Afrika fonları ise 36 million dolar erirken, diğer bölgelerin toplam kaybı 262 milyon doları buldu.
İŞLEM HACİMLERİNDE TARİHİ İLK YARI REKORU
Haziran ayında altın piyasasındaki genel işlem hacimlerinde bir yavaşlama ve gerileme göze çarpsa da, 2026 yılının ilk yarısı genel olarak tarihe geçecek bir hareketliliğe sahne oldu. Dünya Altın Konseyi'nin verilerine göre, küresel altın piyasasında yılın ilk yarısındaki günlük ortalama işlem hacmi 488 milyar dolar gibi devasa bir boyuta ulaşarak rekor tazeledi. Yatırımcılar haziran ayındaki faiz ve jeopolitik baskılarla frene basmış olsa da, yılın ilk altı ayının tamamı fon dünyasında altının küresel ağırlığını koruduğunu gösterdi.





