EKONOMİ

Küresel piyasalarda İran şoku! Güvenli limanlar çöktü, yatırımcı çıkmazda

İran savaşı ve enerji krizi küresel piyasaları vurdu: Güvenli limanlar altın ve tahvil hisselerle birlikte çökerken, Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve tırmanan petrol fiyatları yatırımcıyı sığınaksız bıraktı.

İran’da patlak veren savaş ve beraberinde getirdiği enerji krizi, küresel piyasalarda tam anlamıyla bir deprem etkisi yaratıyor. Yükselen enerji fiyatlarının tetiklediği bu sarsıntı, yalnızca riskli varlıklar olan hisse senetlerini değil; normal şartlarda sığınılacak birer kale olarak görülen altın, tahvil ve para birimlerini de vurdu. Yaşanan bu istisnai durum, dünya genelindeki yatırımcıların sermayelerini korumak için kaçabileceği alanları hızla daraltıyor.

BORSALAR SON BİR YILIN EN KARANLIK DÖNEMİNDEN GEÇİYOR

ABD merkezli ana endeksler olan Dow Jones, S&P 500 ve Nasdaq, son bir yılın en kötü aylık performansına imza atmaya hazırlanıyor. Ekonomik belirsizliğin tavan yaptığı dönemlerde yatırımcıyı koruması beklenen altın ve devlet tahvilleri, bu kez hisse senetleriyle eş zamanlı olarak değer kaybederek piyasa oyuncularını hazırlıksız yakaladı.

Perşembe günü kapanış verilerine göre Dow Jones 469 puanlık kayıpla yüzde 1,01 gerilerken, S&P 500 yüzde 1,74 düşüşle son iki ayın en sert günlük kaybını kaydetti. Teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksi ise yüzde 2,38’lik sert bir düşüşle, Ekim sonundaki zirve noktasından bu yana yüzde 10’u aşan bir kayıp yaşayarak resmen "düzeltme" bölgesine girdi.

PETROL FİYATLARI VE ENFLASYON KISKACINDAKİ PİYASALAR

Piyasalardaki bu sert reaksiyonun temelinde, savaşın petrol arzı üzerindeki doğrudan etkisi ve çatışmanın süresine dair belirsizlik yatıyor. Diplomatik çözüm çabalarına yönelik şüphelerin artmasıyla petrol fiyatları hızla tırmandı.

Brent petrolün varil fiyatı yüzde 5,7 artışla 108,01 dolara yükselirken, ABD ham petrolü yüzde 4,6 değer kazanarak 94,48 dolardan işlem gördü. Uzmanlar, tüm bu karmaşanın temel nedeninin petrol piyasalarındaki hareketliliğin küresel enflasyon üzerindeki baskısı olduğunu vurguluyor. Savaşın ne zaman sona ereceğine dair net bir öngörünün bulunmaması, piyasalardaki oynaklığın kalıcı hale gelmesine neden oluyor.

ALTIN VE TAHVİLLERDEKİ TARİHİ GERİLEME

Güvenli liman arayışındaki yatırımcılar için en büyük hayal kırıklığı altın ve tahvil piyasalarında yaşandı. Altın vadeli işlemleri yüzde 4 değer kaybederken, kıymetli metal aylık bazda yüzde 17’lik düşüşle 2008 finansal krizinden bu yana en kötü dönemine sürüklendi.

Enerji maliyetlerindeki artışın enflasyonu körüklemesi, merkez bankalarının "yüksek faiz" politikasını daha uzun süre sürdüreceği beklentisini güçlendirdi. Bu durum, faiz getirisi olmayan altının elde tutma maliyetini artırırken, tahvil piyasalarında da büyük bir satış dalgasını tetikledi. Hazine getirileri yükselirken, yatırımcılar enflasyonist baskılar karşısında faiz indirimi beklentilerini rafa kaldırmaya başladı.

HÜRMÜZ BOĞAZI VE BÜTÇE AÇIĞI ENDİŞELERİ DERİNLEŞİYOR

Küresel ticaretin en kritik noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapalı kalması, belirsizliğin en büyük kaynağı olarak görülüyor. Bu jeopolitik gerginliğe ek olarak, Trump yönetiminin İran savaşını finanse etmek adına 200 milyar dolarlık ek kaynak arayışına girmesi, ABD’nin bütçe açığına dair korkuları körükledi.

Bu tablo altında sadece ABD doları, bu ayki yüzde 2,4’lük yükselişiyle sınırlı bir sığınak işlevi görebildi. Fed’in bu yıl faiz indirmeyeceğine dair artan beklentilerle birlikte, para piyasası fonları ve yüksek tasarruf oranları yatırımcıların tek kaçış noktası haline geldi. Uzmanlar, sosyal medya üzerinden yapılan açıklamaların gerçek bir diplomasinin yerini tutamayacağını hatırlatarak, yatırımcılara manşetlere kapılmadan dengeli bir strateji izleme tavsiyesinde bulunuyor.