Pekin yönetimi, Orta Doğu'da giderek derinleşen krizin ardından stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nda ticaretin ve güvenliğin yeniden tesis edilmesini talep ediyor. Çin Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan son açıklamaya göre, Dışişleri Bakanı Vang Yi ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi arasında gece saatlerinde önemli bir telefon görüşmesi gerçekleştirildi.
Görüşmede Vang Yi, Hürmüz Boğazı'na kıyısı bulunan İran'ın egemenlik haklarına, güvenliğine ve meşru çıkarlarına saygı duyulması gerektiğinin altını çizdi. Vang, aynı zamanda bu stratejik güzergahın uluslararası bir geçiş noktası olduğunu hatırlatarak, seyrüsefer serbestisinin ve güvenliğin sağlanmasının uluslararası toplumun ortak bir talebi olduğunu dile getirdi. Çinli Bakan, bölge ülkeleri arasındaki ilişkilerin normalleşmesi ve Orta Doğu'da kalıcı barışın inşa edilmesi için Pekin'in yapıcı bir rol oynamaya devam edeceği mesajını verdi.
İranlı Bakan Erakçi ise Çin'in çatışmaların son bulması ve barışın teşvik edilmesi yönündeki bu yapıcı yaklaşımından memnuniyet duyduklarını belirterek, sorunlara müzakere yoluyla, akılcı ve gerçekçi çözümler aramaya devam edeceklerini aktardı.
ABD'NİN HÜRMÜZ BOĞAZI'NI ABLUKAYA ALMA KARARI
Bölgedeki tansiyon, ABD Başkanı Donald Trump'ın sosyal medya üzerinden yaptığı sert açıklamalarla daha da yükselmişti. Trump, İran ile Pakistan'da yürütülen müzakere sürecinin çökmesinin ardından Hürmüz Boğazı'nı abluka altına almak için düğmeye basacaklarını duyurdu.
Bu açıklamanın hemen peşinden ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı harekete geçti. Yapılan resmi bilgilendirmede, 13 Nisan'da Türkiye saatiyle 17.00 itibarıyla İran limanlarına giriş-çıkış yapan tüm gemilere yönelik deniz ablukasının fiilen başlatılacağı bildirildi. Trump ayrıca, boğazda görev yapan ABD Deniz Kuvvetleri unsurlarına yaklaşan İran gemilerinin anında "etkisiz hale getirileceği" uyarısında bulunarak krizin boyutunu en üst seviyeye taşıdı.
SAVAŞ NEDENİYLE TİCARET DURMA NOKTASINDA
ABD ve İsrail'in saldırılarına İran'ın verdiği misillemelerle Basra Körfezi adeta bir ateş çemberine dönerken, küresel enerji ve mal piyasalarının en kritik geçiş hattı olan Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiği büyük yara aldı.
Başta Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar, Irak ve İran olmak üzere bölge ülkelerinin devasa hidrokarbon kaynaklarını dünyaya ulaştıran bu dar boğaz, küresel ticaret için hayati bir konumda bulunuyor. Öyle ki, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25'i, sıvılaştırılmış doğal gaz sevkiyatının yüzde 20'si ve gübre taşımacılığının yüzde 30'u doğrudan bu ana güzergah üzerinden gerçekleştiriliyor.
ÇİN EKONOMİSİ VE SERBEST PİYASALAR RİSK ALTINDA
Yaşanan bu tıkanıklık, dünyanın en büyük enerji tüketicilerinden biri olan Çin'i de derinden sarsma potansiyeli taşıyor. Verilere göre Çin'in ithal ettiği petrolün yaklaşık yüzde 45'i ve sıvılaştırılmış doğal gazın yüzde 30'u Basra Körfezi'nden yola çıkarak Hürmüz Boğazı üzerinden ülkeye ulaşıyor. Boğazdaki tanker trafiğinde yaşanan mevcut kesintiler, şimdiden küresel çapta petrol tedarik zincirinde ciddi aksamalara ve fiyatların yukarı yönlü ivmelenmesine neden olmuş durumda.





