Hayata geçirilecek yasal düzenlemelerin çerçevesini çizen Kurtulmuş, kamuoyunda kesinlikle bir "af" algısı oluşmayacağının altını çizdi. Cezaların ortadan kaldırılmayacağını belirten Meclis Başkanı, "Herhangi bir örgüt üyesinin hiçbir adli kaydı olmasa bile gelip müracaat ettikten sonra mutlaka onlarla ilgili bir mahkeme kaydının olması, şartlı salıverilme şartlarından istifade edecekse de o şekliyle istifade etmesi konusunda bir mutabakat ortaya çıktı." ifadelerini kullandı. Kurtulmuş, örgüt üyeliğinden vazgeçenlerin kayıt altına alınarak birtakım infaz imkanlarından yararlandırılabileceğini aktardı.
KİŞİYE ÖZEL DÜZENLEME VE "UMUT HAKKI" YOK
Süreçle ilgili yasal adımlar için bayram sonrasını işaret eden Kurtulmuş, zamanın dar olduğunu ve sürecin hızlıca sonlandırılması gerektiğini vurguladı. Yapılacak yasal değişikliklerin şahıslara özel olmayıp, örgütün tamamen tasfiyesini hedefleyeceğini belirten Kurtulmuş, hukuki bir tartışma konusu olan kavrama da değinerek, "Bizim hukuk sistemimizde umut hakkı diye bir şey yok. Burada infazla ilgili birtakım düzenlemeler yapılabilir." şeklinde konuştu.
"SİVİL SİYASET BU DUVARIN ALTINDA KALIR"
Yürütülen terörsüz Türkiye sürecinin kritik önemine dikkat çeken TBMM Başkanı, mevcut durumu geçmişteki girişimlerle kıyaslayarak çarpıcı bir uyarıda bulundu: "Bu iş 2009'a, 2013'e ya da önceki çalışmalara benzemez. Eğer bu iş başarısız olursa, duvar yıkılırsa, sivil siyaset bu duvarın altında kalır."
UMUT HAKKI NEDİR?
Ceza hukukunda yer alan "umut hakkı", ağır veya ömür boyu hapis cezası almış mahkumların belirli koşullar altında yeniden topluma kazandırılma ve serbest bırakılma hakkını ifade ediyor. Bu hukuki kavram; mahkumun infaz sürecindeki iyi hali, pişmanlık göstermesi ve topluma kazandırılma potansiyeli göz önüne alınarak, belirli bir süre sonra özgürlüğüne kavuşma umudu taşımasına olanak tanıyor.






