SPOR

Lig 2.'sinin Devler Ligi rüyası Kaf Dağı'nın ardında...

Türk futbolu yaklaşık 20 yıldır UEFA Şampiyonlar Ligi’nde iki takımla temsil edilemiyor. 2009-2010 sezonundan bu yana Süper Lig’i ikinci sırada tamamlayan hiçbir Türk takımı Devler Ligi gruplarına kalmayı başaramadı. Peki bu tablo nasıl oluştu? UEFA’nın aldığı kritik kararlar Türk takımlarının yolunu neden bu kadar zorlaştırdı?

UEFA Şampiyonlar Ligi’nde Türkiye uzun yıllardır iki takımla temsil edilemiyor. 2009-2010 sezonundan bu yana Süper Lig’i ikinci sırada tamamlayan hiçbir ekip Devler Ligi gruplarına kalmayı başaramadı. UEFA’nın yaptığı format değişiklikleri ve Avrupa futbolundaki ekonomik dengeler, Türk takımlarının Şampiyonlar Ligi’ne iki takımla katılmasını her geçen yıl daha da zor hale getiriyor.

16 YILDIR AŞILAMAYAN ENGEL

Türk futbolu uzun süredir UEFA Şampiyonlar Ligi’nde iki takımla temsil edilmenin uzağında. 2009-2010 sezonundan bu yana Süper Lig’i ikinci sırada bitiren hiçbir ekip Devler Ligi gruplarına kalamadı.

Her sezon benzer bir senaryo yaşanıyor: Süper Lig ikincisi, henüz sezon başında Avrupa’nın güçlü liglerinden gelen takımlarla karşı karşıya geliyor ve çoğu zaman elemelerde elenerek Şampiyonlar Ligi hayaline erken veda ediyor. Bu durumun arkasında ise UEFA’nın yıllar içinde yaptığı iki önemli format değişikliği bulunuyor.

2009’DA GELEN “LİG YOLU” ENGELİ

UEFA’nın 2009-2010 sezonunda aldığı kararla Şampiyonlar Ligi elemeleri iki farklı kategoriye ayrıldı: Şampiyonlar Yolu ve Lig Yolu...

Şampiyonlar Yolu’nda liglerini kazanan takımlar birbirleriyle eşleşirken, liglerinde ikinci veya üçüncü olan ekipler Lig Yolu üzerinden Devler Ligi’ne katılmaya çalışıyor.

Bu değişiklik, Türkiye gibi ligler için ciddi bir dezavantaj yarattı. Çünkü Süper Lig ikincileri artık Avrupa’nın büyük liglerinden gelen güçlü rakiplerle eşleşmek zorunda kalıyor.

Benfica, Monaco, Sevilla, Napoli, Lyon ve Marseille gibi takımlar bu eleme turunun en sık karşılaşılan rakipleri arasında yer alıyor.

2018’DE DENGELER TAMAMEN DEĞİŞTİ

2018-2019 sezonunda UEFA’nın yaptığı bir diğer kritik değişiklik ise turnuvanın dengesini tamamen değiştirdi.

İngiltere, İspanya, Almanya ve İtalya’dan oluşan Avrupa’nın dört büyük ligi, Şampiyonlar Ligi’ne dörder takımı doğrudan grup aşamasına gönderme hakkı kazandı.

Bu kararla birlikte grup aşamasındaki birçok kontenjan eleme oynanmadan doldu. Böylece Türkiye gibi orta seviyedeki liglerden gelen takımlar için Devler Ligi’ne ulaşmak çok daha zor hale geldi.

HAZIR OLMAYAN TAKIMLAR, DEV RAKİPLER

Süper Lig ikincisinin en büyük sorunlarından biri de zamanlama oldu. Türk takımları eleme maçlarına Temmuz sonu veya Ağustos başında, yani sezon henüz yeni başlarken çıkmak zorunda kalıyor. Bu dönemde takımların kadroları tam olarak oturmamış oluyor ve transfer süreci devam ediyor. Buna karşılık rakipler çoğu zaman Avrupa’nın en güçlü liglerinden gelen, yüksek bütçeli ve oturmuş kadrolara sahip ekipler oluyor. Bu durum hem sportif hem de ekonomik anlamda temsilcilerimize ciddi bir dezavantaj yaratıyor.

TÜRK TAKIMLARININ ŞAMPİYONLAR LİGİ KARNESİ

Şampiyonlar Ligi tarihinde Türkiye’yi en fazla temsil eden kulüp Galatasaray olurken, onu Fenerbahçe ve Beşiktaş takip ediyor. Daha önce Trabzonspor, Başakşehir, Bursaspor ve Sivasspor da turnuvada Türkiye’yi temsil eden kulüpler arasında yer aldı. Ancak son yıllarda özellikle Süper Lig ikincilerinin eleme turlarını geçememesi, Türkiye’nin Devler Ligi’nde iki takımla yer alma ihtimalini oldukça düşürdü.

ŞAMPİYONLAR LİGİ “ZENGİNLER LİGİ” Mİ OLDU?

Avrupa futbolunda giderek büyüyen ekonomik farklar da bu tabloyu daha belirgin hale getiriyor. Dev bütçelere sahip kulüplerin sürekli olarak turnuvada yer alması, orta seviyedeki liglerden gelen takımlar için rekabeti giderek zorlaştırıyor.