GASTRONOMİ

Lübnan'da Ramazan ayı "Cezeriyye Tatlısı"yla karşılanıyor

Lübnan’ın Sayda kentinde, ramazanın habercisi cezeriyye tezgahlarda yerini aldı. Balkabağından yapılan cezeriyye, kuşaktan kuşağa aktarılan bir tatlı geleneği olarak ramazanda sofraları süslüyor.

Lübnan'ın Sayda kentinde ramazanın habercisi "cezeriyye tatlısı" tezgahları süslüyor. Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte Lübnan'ın güneyindeki Sayda kentinde, balkabağından yapılan kente özgü cezeriyye tatlısı tezgahlardaki yerini aldı. Kuşaktan kuşağa aktarılan cezeriyye geleneğini yaşatan Sayda, ramazan hazırlıklarını bu özgün tatlıyla sürdürüyor. Balkabağından yapılan cezeriyye, havuç rengini andıran görünümü nedeniyle bu isimle anılıyor.

Sayda'ya özgü bir lezzet olan cezeriyye, kentin tescilli simgeleri arasında yer alıyor. Şaban ayının ikinci yarısında, Beraat Kandili'yle birlikte sokak aralarında ve eski çarşılarda tezgahlarda yerini alan tatlı, kendine has kokusu ve dikkat çekici görüntüsüyle yoğun ilgi görüyor.

Saydalılar için cezeriyye, kentin kültürel mirasının önemli unsurlarından biri olarak kabul ediliyor. Kent sakinleri bu tatlıyı evlerinde tüketmenin yanı sıra misafirlerine ikram ediyor, akraba ve dostlarına hediye ederek kuşaktan kuşağa aktarılan bu geleneğe sahip çıkıyor.

Kentte "şefkatli" lakabıyla tanınan babalarından devraldıkları mesleği sürdüren Ömer ve Halid Arnavut kardeşler, cezeriyyeyi sofralarla buluşturuyor. Arnavut kardeşler, ramazan ayının habercisi olarak görülen bu tatlının hazırlanışını ve süregelen geleneği anlattı.

"BU MESLEĞİ BABALARIMIZDAN DEVRALDIK"

Usta Ömer Arnavut, cezeriyye yapımının deneyim ve yoğun emek gerektiren birçok hassas aşamadan geçtiğini belirterek, "Bu mesleği babalarımızdan devraldık, çocuklarımıza aktarmak istiyoruz." dedi.

Her aşamanın kendine özgü bir süresi bulunduğunu aktaran Arnavut, "Balkabağını soyma, içini temizleme, rendeleme ve yıkama işlemleri yaklaşık 2 saat sürüyor. Daha sonra yeniden süzülerek 2 saat ateşte pişiriliyor. Böylece satışa hazır nihai halini alıyor." diye konuştu. Arnavut, kentte iki dükkanda satış gerçekleştirdiklerini ve cezeriyyeye olan talebin halen yüksek olduğunu dile getirdi.

"CEZERİYYE KÖKLÜ BİR SOSYAL VE DİNİ GELENEK"

Halid Arnavut ise Suudi Arabistan'da yaşamasına rağmen her yıl cezeriyye sezonunda Lübnan'a gelerek ailesiyle birlikte hazırlıklara katıldığını ve ramazan öncesi çalışmalara destek verdiğini söyledi.

Arnavut, "Cezeriyye köklü bir sosyal ve dini gelenek. Tatlıya olan talep genellikle şaban ayının 12 ile 17'nci günleri arasında zirve yapıyor." dedi.

Aile içinde sürdürülen bu mesleğin korunmasına ve geliştirilmesine özen gösterdiklerini ifade eden Arnavut, cezeriyyenin "nesiller boyunca aktarılan, Sayda'ya özgü bir miras" olduğunu dile getirdi.

Lübnan’da yaklaşık 6 yıldır devam eden ekonomik kriz nedeniyle cezeriyye fiyatlarının da yükseldiğini belirten Arnavut, tatlının kilogram fiyatının 900 bin Lübnan lirasına (yaklaşık 10 dolar) çıktığını kaydetti.