Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Fransa’nın Evian kentinde düzenlenen G7 Liderler Zirvesi’nin kapanış basın toplantısı düzenledi. Zirvenin "son derece zor bir uluslararası bağlamda" yapıldığını belirten Macron, G7’nin bu yıl "birlik, kaliteli görüşme ve gerçek iş birliği" zemini oluşturduğunu söyledi. Kapanış konuşmasında özellikle ABD ile İran arasında varılan anlaşma, Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçiş ve Lübnan’daki ateşkes süreci öne çıktı. Ukrayna savaşı, Rusya’ya yönelik baskının artırılması, yapay zeka, kritik madenler ve küresel ekonomik dengeler de zirvede ele alınan başlıklar arasında yer aldı.
HÜRMÜZ BOĞAZI
Kapanış konuşmasında en dikkat çeken başlıklardan biri ABD ile İran arasında varılan anlaşma oldu. G7 ülkelerinin anlaşmayı oybirliğiyle memnuniyetle karşıladığını belirten Macron, "ABD ile İran arasında varılan ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından elde edilen çok iyi anlaşmayı oybirliğiyle memnuniyetle karşıladık" ifadelerini kullandı.
Anlaşmanın bölge ve dünya ekonomisi açısından önemli sonuçlar doğuracağını vurgulayan Fransız lider, "Bu desteklediğimiz bir anlaşma, çünkü ekonomilerimiz için sonuçları korkunç olan çok büyük bir istikrarsızlık durumuna son veriyor" dedi.
Çatışmaların devam etmesi halinde Hürmüz Boğazı’nın aylarca kapalı kalabileceğini, petrol ve gaz altyapısının zarar görebileceğini ve bölgedeki insani krizin daha da ağırlaşabileceğini söyledi. Trump’ın İran’ın anlaşmaya uymaması halinde askeri seçeneğin yeniden gündeme gelebileceğine ilişkin sözleri de basın toplantısında ele alındı. Macron, "Bence bunu kısa vadeli bir tehdit olarak yorumlamamak gerekir. Bir anlaşma imzalandı. Birçok kişi anlaşma imzalanmaması gerektiğini söylüyordu. Ben bu anlaşmanın iyi bir şey olduğunu düşünüyorum ve bu yüzden destekliyoruz" diye konuştu.
Anlaşmanın tüm sorunları hemen çözmeyeceğini, ancak mevcut şartlarda en doğru seçenek olduğunu belirten Macron, "Bu anlaşma savaşı Hürmüz Boğazı’ndan Lübnan’a kadar her yerde sona erdiriyor, bu iyi bir şey. Ben bunu destekliyorum, gerekli olduğunu düşünüyorum" dedi.
Anlaşmanın nükleer boyutuna da değinen Fransa Cumhurbaşkanı, İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stokunun geleceğinin önümüzdeki süreçte ele alınacak temel başlıklardan biri olduğunu söyledi. "Zenginleştirilmiş uranyum konusunda bu, en geç 60 gün içinde tamamlanması gereken nükleer anlaşmanın kilit konularından biri olacak" diyen Macron, uranyumun yerinde seyreltilmesi ya da Uluslararası Atom Enerji Ajansı (UAEA) denetiminde transfer edilmesi gibi teknik seçeneklerin masada olduğunu belirtti.
HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAN ÜCRET ALINMADAN GEÇİŞ HAKKI BU ANLAŞMANIN BAŞLANGICININ TEMEL TAŞI
Hürmüz Boğazı’ndan geçiş hakkının anlaşmanın temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Macron, "Hürmüz Boğazı’ndan engelsiz ve herhangi bir ücret alınmadan transit geçiş hakkının bu anlaşmanın başlangıcının temel taşı olduğunu yeniden teyit ettik. Bu hemen başlıyor" dedi. Fransa ve İngiltere tarafından hazırlanan çok uluslu savunma girişiminin de ticari gemilerin korunması ve deniz trafiğinin yeniden başlamasına katkı sunabileceği aktarıldı.
LÜBNAN İÇİN MUTLAK ACİLİYET MESAJI
Kapanış konuşmasında Lübnan başlığı da İran anlaşmasıyla birlikte ele alındı. Macron, "Bu anlaşmada Lübnan’ın önemini vurgulamayı unutmadık" dedi. Fransa Cumhurbaşkanı, Lübnan’da ateşkese verilen desteğin G7 içinde oybirliğiyle benimsendiğini söyledi.
Macron, "Lübnan için elde edilen ateşkese oybirliğiyle verdiğimiz desteği de vurguladık. Sağlam ve acil bir ateşkes mutlak aciliyettir" ifadelerini kullandı. Lübnan’ın toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunması gerektiğini de belirtti.
HİZBULLAH İSRAİL'E KARŞI FAALİYET YÜRÜTMEMELİ
Ateşkesin korunması için tüm taraflara sorumluluk düştüğünü söyleyen Macron, İran, Hizbullah ve İsrail’e mesaj verdi. Macron, "İran artık topraklara saldırmamalı. Hizbullah artık Lübnan toprağında ya da Lübnan toprağından İsrail’e karşı faaliyet yürütmemeli. İsrail de artık hemen karşılık vermemeli. Herkese sükunet çağrısı yapıyoruz. Sivil nüfusu etkileyen saldırıların durması gerekiyor. Ateşkes" dedi.
Lübnan’da kalıcı istikrarın sağlanması için devlet otoritesinin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Macron, "Anahtar, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun’a, Başbakan Nawaf Salam’a, hükümetine ve Lübnan silahlı kuvvetlerine destek vermektir" ifadelerini kullandı.
Lübnan ordusunun ülke genelinde kontrolü yeniden sağlaması gerektiğini belirten Macron, "Lübnan Silahlı Kuvvetleri’nin silahlar üzerindeki tekeli yeniden tesis etmesi ve tüm topraklar üzerinde otoritesini yeniden kurması gerekiyor" dedi.
İsrail’in de ateşkese uyması gerektiğini belirten Macron, "İran’ın çok önemli bir sorumluluğu var. Ne kendisi doğrudan ne de Hizbullah üzerinden durumu kötüleştirmemeli. İsrail’in de kendisini ilgilendiren kısımda bu ateşkese saygı gösterme sorumluluğu var" diye konuştu.
Gazze ve Batı Şeria da Orta Doğu gündeminde yer aldı. Gazze’de insani yardım ve yeniden inşa çabalarının hızlandırılması gerektiğini belirten Macron, Batı Şeria’daki şiddetin sona ermesi çağrısının da liderler tarafından desteklendiğini söyledi. Fransız lider, "Batı Şeria’daki şiddete son verilmesi çağrısında bulunduk. Bu da herkes tarafından hatırlatılan ve desteklenen bir gereklilikti" dedi.
UKRAYNA KONUSUNDA ÖNEMLİ YAKINLAŞMA SAĞLANDI
Zirvenin bir diğer ana başlığı Ukrayna savaşı oldu. Macron, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin katılımıyla yapılan görüşmelerde, Kiev’e askeri, enerji ve ekonomik desteğin artırılmasının ele alındığını aktardı. Ukrayna’nın sahadaki direncine dikkat çeken Macron, "Ukrayna ilerliyor, direniyor; Rusya geriliyor" dedi.
G7 liderlerinin hava savunma sistemleri, ek mühimmat, önleyici sistemler ve uzun menzilli kabiliyetler konusunda Ukrayna’ya desteği artırma yönünde ortak irade ortaya koyduğunu söyledi. Trump’ın ABD savunma sanayisinin bu destek için mobilize edilmesi gerektiğini vurguladığını aktaran Macron, Ukrayna’nın talebi doğrultusunda bazı askeri üretimlerin Ukrayna topraklarında lisans yoluyla yapılmasının da gündeme geldiğini belirtti. Macron, Ukrayna konusunda G7 içinde daha net bir yakınlaşma sağlandığını ifade ederek, "Bu, G7’de ilk kez bu kadar net bir yakınlaşma sağlanmasıdır ve benim gözümde gerçek bir ilerlemedir" dedi.
Macron, kış öncesi Ukrayna’nın enerji altyapısının desteklenmesi ve tesislerinin güvenliğinin sağlanması için finansman üzerinde çalışıldığını açıkladı. Rusya’nın barış müzakerelerine ciddi yaklaşmadığını savunan Macron, "Başkan Trump da hepimiz gibi bugün Rusya’nın barışı tartışma konusunda ciddi bir iradesi olmadığını tespit etti" ifadelerini kullandı.
Ukrayna toprakları ve muhtemel barış müzakereleri konusunda ise kararın Kiev’e ait olduğunu vurgulayan Macron, "Toprak meselesini Ukraynalılar görüşür" dedi.
G7 metninde Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne verilen desteğin açık şekilde yer aldığını hatırlatan Macron, "Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne destek, G7’nin pozisyonunu söylüyor" ifadelerini kullandı.
TRUMP'A HER ZAMAN GÜVENDİM
Macron, Trump ile ilişkisine yönelik eleştirilere de cevap verdi. Görüş ayrılıklarını gizlemediğini, ancak diyaloğu sürdürmenin diplomasi açısından gerekli olduğunu belirten Macron, "Güven meselesine gelince, ben kendi adıma Başkan Trump’a her zaman güvendim. Çünkü ona her zaman her şeyi söyledim. Anlaşmazlıklarımız olduğunda bunları üstlendik" dedi.



