Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) Başkanı Kutlu Karavelioğlu, iç talepteki daralma ve yatırım iştahsızlığının sektöre doğrudan yansıdığını belirtti.
Sektörün ocak ayı performansını değerlendiren Karavelioğlu, makine ihracatçılarının rotasını korumacılık ile rekabetçilik arasındaki hassas dengede belirlediğini ifade etti.
AB’DE “AVRUPA TERCİHİ” TARTIŞMASI
En büyük ihracat pazarı olan AB’de “Avrupa Tercihi” başlığı altında yürüyen tartışmalara değinen Karavelioğlu, AB içinde bu yaklaşımın yeni bürokratik yükler yaratacağı, maliyetleri artıracağı ve Avrupa’yı küresel rekabete karşı daha kırılgan hale getireceği yönünde güçlü itirazlar bulunduğunu söyledi.
AB’nin imzaladığı yeni serbest ticaret anlaşmalarının yalnızca tarifeleri düşüren metinler olmadığını belirten Karavelioğlu, bu anlaşmaların tedarik zincirlerini çeşitlendiren, kamu alımları ve standartlar alanında yeni eşikler koyan stratejik çerçeveler içerdiğini ifade etti. Üçüncü ülkelerle yapılan anlaşmaların, Gümrük Birliği ortağı olarak Türkiye’yi de kapsaması gerektiğine yönelik diplomatik ve teknik girişimlerin son derece kıymetli olduğunu dile getirdi.
“Birlik ile üretim, yatırım ve standart düzleminde bu kadar iç içe geçmiş bir ortağın dışarıda bırakılması rasyonel bir tercih değil” diyen Karavelioğlu, rekabetçiliğin bir ayağının korumacılık, diğer ayağının ise maliyet kontrolü olduğunu ve bu dengenin Türkiye dahil edilmeden kurulamayacağını vurguladı.
OCAKTA MİKTAR DÜŞTÜ, BİRİM FİYAT REKOR KIRDI
Makine sanayinin ocak ayı ihracatı miktar bazında yüzde 13,8 azalırken, kilogram başına ihracat değeri 8,9 dolar ile tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Bu artış sayesinde toplam ihracat geliri yüzde 3,3 yükselerek 2,2 milyar dolar oldu.
Yıllıklandırılmış ihracat 28 milyar dolara yaklaşırken, Almanya’ya yapılan ihracat yüzde 12,2 artışla 283 milyon dolara çıktı.
ÇİN İTHALATI İÇİN “ALARM” UYARISI
Karavelioğlu, Çin’den yapılan makine ithalatının yüzde 15,7 artarak 12,8 milyar dolara yükseldiğini belirterek bunun yerli üretim açısından yakından izlenmesi gereken bir alarm durumu olduğunu söyledi.
Üretim ölçeklerinin düştüğünü ve son beş yılda sağlanan teknoloji ile verimlilik artışının rekabetçiliği korumadaki sınırlarına yaklaşıldığını ifade eden Karavelioğlu, atıl durumda bulunan üçte birlik kapasitenin ekonomiye kazandırılması için her türlü politika aracının kullanılmasını gerekli ve meşru gördüklerini kaydetti.
İlave gümrük vergilerinin seviyesinin mütekabiliyet ekseninde tartışıldığı yılların sonuna gelindiğini belirten Karavelioğlu, artık oranların AB’nin imzaladığı STA’lar ve ABD’de Donald Trump tarafından ilan edilen vergiler çerçevesinde tüm dünya tarafından görüldüğünü ve yönetimlerden bu doğrultuda adım beklendiğini sözlerine ekledi.





