İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen “uyuşturucu” soruşturması kapsamında gazeteci Mehmet Akif Ersoy’un tutuklanmasının ardından, eski eşi ve Show TV Ana Haber Bülteni sunucusu Pınar Erbaş’ın işine son verildi. Erbaş, gelişmeyi sosyal medya hesabından duyurdu.
AÇIKLAMA YAPMIŞTI
Ersoy’un uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanmasının ardından, eski eşi ve Show TV Ana Haber Bülteni sunucusu Pınar Erbaş da gündeme gelmişti.
Erbaş'ın 19 Aralık'tan bu yana ekranlarda olmaması dikkat çekmişti. 19 Aralık Cuma günü Show TV Ana Haber Bülteni’ni Pınar Erbaş yerine Hande Bayraktar sunmuştu. Bu durumun ardından, Erbaş’ın tanık ifadelerinde adının geçtiği iddia edilen soruşturma dosyası nedeniyle TMSF yönetimi tarafından ekrandan çekildiği öne sürülmüştü.
Ancak Erbaş, iddialara ilişkin sessizliğini bozarak yaşadığı süreci kendi sözleriyle şöyle anlattı.
Pınar Erbaş, açıklamasında son günlerde ağır bir psikolojik süreç yaşadığını belirterek şu ifadeleri kullanmıştı:

“Günlerdir uykusuz bir şekilde benim için sarsıcı ve tarif edilemez ağırlıktaki haberleri sunuyorum. İlk günler dayanabileceğimi, işimi aksatmadan hayatıma devam edebileceğimi düşündüm. Ancak gücüm tükendi. Konu ile ilgili tek bir haber dahi sunacak takatim kalmadı. Bu sebeple bir süreliğine ekrandan ayrı kalmak için izin istedim. Bu talebimi anlayışla karşıladıkları ve durumuma hassasiyetle yaklaştıkları için yöneticilerime teşekkür ederim.”

PINAR ERBAŞ'IN İŞİNE SON VERİLDİ
Son olarak Pınar Erbaş, Show TV'deki işine son verildiğini duyurdu.
Erbaş, X hesabından yaptığı paylaşımda, "Kısa bir izin dönemindeydim. Önce iznim uzatıldı, sonraki süreçte ise aynı yerde işe dönüşümün olmayacağı tarafıma bildirildi. Mağduru bile olmayı içime sindiremediğim bir hikâyenin kurbanı olmayı kabul etmem mümkün değil. Büyük haksızlık…" dedi.
"Her haberi tarafsızlıkla iletmekle yükümlü bir ana haber spikeri olduğum halde, “eski eş ile ilgili haberleri” sunmam istenmediği için görevime son verildi.
Kısa bir izin dönemindeydim. Önce iznim uzatıldı, sonraki süreçte ise aynı yerde işe dönüşümün olmayacağı tarafıma bildirildi.
Mağduru bile olmayı içime sindiremediğim bir hikâyenin kurbanı olmayı kabul etmem mümkün değil.
Büyük haksızlık…
Hukuki ve ahlaki yönden tartışma konusu edilemeyecek bir durumda olmama rağmen, “eski eş” olmanın gerekçe gösterilmesinin; suçun şahsiliği ilkesiyle oluşturduğu tezatı kamuoyunun takdirine bırakıyorum.
Meselenin bir de kadın - erkek eşitsizliği boyutu var. Söz konusu suçlamaların odağında bir kadın olarak ben olsaydım karşı tarafın işine son verilir miydi? Soru olarak dile getirdim ama aslında cevabı biliyorum.
15 senelik emek… Stajyerlik, muhabirlik, editörlük ve spikerlik ile devam eden kariyerimde, her basamağı, tüm iş arkadaşlarımın şahitliğinde, mesleki ilke ve ahlak kuralları çerçevesinde, pek çoğumuz gibi binbir mücadeleyle çıktım.
Kariyer benim. Tek başıma yaptım. Yine yaparım.
Fakat çok şaşkın ve kırgınım."





