Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) merakla beklenen 94. hesap dönemine ait bilançosu Resmi Gazete’de yayımlandı. 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla hazırlanan finansal tablolarda, bankanın hem aktif büyüklüğündeki devasa artış hem de dönem sonu zarar rakamı dikkat çekti. Paylaşılan verilere göre TCMB, 2025 yılını 1 trilyon 64 milyar 875 milyon 321 bin 767 lira net dönem zararıyla tamamlayarak son yıllardaki mali tablosunu sürdürdü.

AKTİF BÜYÜKLÜK 12,4 TRİLYON LİRAYI AŞTI
Bilanço verileri incelendiğinde bankanın toplam aktiflerinin 12 trilyon 403 milyar 663 milyon 86 bin 819 lira seviyesine ulaştığı görülüyor. Aktif kalemler içerisinde en önemli paylardan birini oluşturan altın varlıklarının değeri ise 4 trilyon 817 milyar 61 milyon 208 bin 973 lira olarak kayıtlara geçti. Bankanın ihtiyat akçesi tutarının 334 milyon 168 bin 579 lira olduğu belirtilirken, bu devasa bilanço hacmine rağmen operasyonel maliyetler ve ekonomi politikalarının etkisiyle oluşan zarar rakamı ekonominin ana gündem maddesi oldu.

KÜRESEL MERKEZ BANKALARI DA AYNI KADERİ PAYLAŞIYOR
Zarar tablosu sadece Türkiye ile sınırlı kalmadı; dünya devleri de 2025 yılını maliyetlerin gölgesinde bitirdi. ABD Merkez Bankası (Fed), 2025 yılı için 18,7 milyar dolar tutarında faaliyet zararı açıklayarak üst üste üçüncü kez negatif performans bildirdi. Fed’in geçmiş yıllardaki performansına bakıldığında, 2023 yılında 114,3 milyar dolar, 2024 yılında ise 77,6 milyar dolar zarar ettiği hatırlatıldı. Bu durum, küresel para otoritelerinin yüksek faiz ortamı ve bilanço yönetiminde benzer zorluklarla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.

AVRUPA MERKEZ BANKASINDA KAYIP DEVAM EDİYOR
Benzer bir karamsar tablo Avrupa yakasında da kendisini gösterdi. Avrupa Merkez Bankası (ECB), 2025 yılını 1 milyar 254 milyon avro zararla kapattığını duyurdu. Her ne kadar bu rakam, kurumun 2024 yılındaki 7,944 milyar avroluk rekor zararına kıyasla bir miktar toparlanma sinyali verse de, 2023 yılındaki 1,27 milyar avroluk kayıpla birlikte değerlendirildiğinde ECB’nin de uzun süreli bir zarar döngüsüne girdiği gözlemleniyor. Küresel ölçekte merkez bankalarının bilançolarındaki bu dalgalanmalar, para politikalarının maliyetlerinin kurum bilançoları üzerindeki baskısını bir kez daha teyit etti.





