Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) resmi blog sayfası "Merkezin Güncesi"nde yayımlanan "2025 Yılı Hizmet Fiyatlarına Yakın Mercek: Alt Kalemler Ne Anlatıyor?" başlıklı analiz, ekonomideki dezenflasyon sürecine dair kritik verileri ortaya koydu. Tüketici enflasyonu 2025 yılını yüzde 30,9 seviyesinde tamamlarken, mal ve hizmet grupları arasındaki makas dikkat çekici bir boyuta ulaştı. Yıl genelinde mal enflasyonu yüzde 25 ile daha ılımlı bir seyir izlerken, hizmet enflasyonunun yüzde 44 seviyesinde çıpalanması, fiyat istikrarı önündeki en büyük engel olarak öne çıkıyor. Beşli düzeydeki fiyat endeksleri incelendiğinde, en yüksek artış gösteren ilk 30 kalemin 19’unun hizmet sektöründen gelmesi, enflasyondaki katılaşmanın merkezini de açıkça ortaya koyuyor. Özellikle eğitim, kira ve rekabetin sınırlı olduğu yerel hizmetler, 2025 yılı enflasyon seyrinin ana belirleyicileri oldu.

EĞİTİM ÜCRETLERİNDEKİ REKOR ARTIŞIN SEBEBİ VE YENİ DÜZENLEME NEDİR?
2025 yılında fiyatı en çok artan kalemlerin başında eğitim hizmetleri yer aldı. Uzun vadeli bir perspektifle bakıldığında, 2019 yılından bu yana genel tüketici fiyatları 8 kat artarken, eğitim ücretlerindeki artışın 10 kata ulaşması dikkat çekiyor. Bu grup içinde özellikle üniversite ücretleri 15,1 katlık artışla rekor kırdı. Eğitimdeki bu yüksek seyrin arkasında, geçmiş enflasyona dayalı endeksleme mekanizmaları yatıyor. Ancak Eylül 2025’te yapılan yönetmelik değişikliği ile artık fiyat artışlarında son 24 ayın değil, cari yıl sonu beklentilerinin esas alınması kararlaştırıldı. Bu hamlenin, geçmişe endeksleme davranışını zayıflatarak önümüzdeki dönemde dezenflasyon sürecine destek vermesi bekleniyor.
KONUT KİRALARINDAKİ YÜKSEK SEYİR VE ATALET NEDEN KIRILAMIYOR?
Hizmet enflasyonunun bir diğer güçlü bacağı olan kira kaleminde ise yapısal sorunlar etkisini sürdürüyor. Deprem sonrası konut arzı kısıtları, kentsel dönüşüm süreçleri ve demografik hareketlilik gibi unsurlar, kira fiyatlarını yukarıda tutan temel faktörler olarak sıralanıyor. Kira sözleşmelerinin genellikle yılda bir kez ve geçmiş enflasyona göre yenilenmesi, para politikasının bu alan üzerindeki etkisini geciktiriyor. Uzmanlar, arz yönlü sosyal konut projelerinin etkisinin ancak orta ve uzun vadede görülebileceğini, bu nedenle kira enflasyonunun bir süre daha diğer kalemlerden yüksek seyrederek ayrışmaya devam edebileceğini öngörüyor.

YEREL HİZMETLERDEKİ FİYATLAMALAR NEDEN MAL ENFLASYONUNDAN DAHA KALICI?
Enflasyon sepetinde "yerel nitelikli ve rekabetin sınırlı olduğu" hizmetler olarak tanımlanan berber, kuaför, gündelikçi ve kuru temizleme gibi kalemler ile yerel yönetimlerce belirlenen şehir içi ulaşım ücretleri, 2025 yılında düşüşe en dirençli grubu oluşturdu. Bu hizmetlerin en önemli özelliği, emek yoğun olmaları ve elde edilen gelirin doğrudan hizmeti sunan kişinin geçim kaynağını oluşturmasıdır. Bu sektörlerde otomasyon imkanının kısıtlı olması ve tüketicinin ikame şansının azlığı, işletmecilerin fiyatlama gücünü artırıyor. 2025 yılında akaryakıt fiyatları sadece yüzde 21,5 artmasına rağmen, ulaştırma ve benzeri yerel hizmetlerdeki artışın çok daha yüksek seyretmesi, maliyetten ziyade gelir beklentisi ve fiyatlama davranışlarındaki katılığı teyit ediyor.

HİZMET ENFLASYONU GENEL DEZENFLASYON SÜRECİNİ NASIL ETKİLİYOR?
TCMB verilerine dayanan analizler, kira, eğitim ve yerel hizmetlerden oluşan bu üç ana grubun, tüketici enflasyonunun yaklaşık dörtte birini oluşturduğunu gösteriyor. 2025 yılı boyunca genel enflasyondaki düşüş eğilimine rağmen, bu kalemlerin enflasyona katkısı 7,8 puan gibi yüksek bir seviyede kaldı. Özellikle kira ve eğitimde belirli oranlarda gerileme kaydedilse de, yerel hizmetlerdeki düşüşün sadece 2 puanla sınırlı kalması, enflasyonla mücadelenin bu alandaki katılıkları kırmaya odaklanması gerektiğini gösteriyor. Önümüzdeki dönemde eğitimdeki yeni düzenleme ve kiralardaki öncü göstergelerin aşağı yönlü seyri umut verse de, hizmet sektöründeki genel katılık ekonomik ajandanın en önemli maddesi olmaya devam edecek.





