Ara tatil için geri sayım sürerken yeni eğitim yılında ara tatil olup olmayacağı ile ilgili merak edilen soruların yanıtı Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'den geldi.
Bakan Tekin'in açıklamalarından önemli satır başları:
Öncelikle Balıkesir'deki şehidimize Allahtan rahmet diliyorum. Çok sıkıntılı bir coğrafyada yaşıyoruz. Dünyada etki uyandırabilecek çatışmaların olabileceği alandayız. Biz bu coğrafyada barışın teminatı olan bir ülkeyiz. Etrafımız maalesef barut fıçısı gibi.
Milli Eğitim Bakanlığına bütün çocuklar emanet ediliyor. Vatanı, vatanda ait değerleri sahiplenmek, hukuk devletini sahiplenecek, olağandışı bir durum olduğunda yardıma koşacak bir kuşak yetiştirmemiz gerekiyor. Çocuklarımıza vatana dair değerleri öğretmek zorundayız. Milli Eğitim Bakanlığı'nın temel işlerinden bir tanesi.
BEN BİLDİRİYİ KABUL ETMİYORUM, YARGIYA TAŞIYORUM
Laiklik gibi konuları göz önünde tutarak görevlerimizi yerine getirmek zorundayız. Kanunların ve anayasanın bize yüklediği sorumlulukları hayata geçirmeye çalışıyoruz. İşimizi yapıyoruz. Biz yasalara uyarak düzenlemeler yapıyoruz.
Bu yıl çevre, orman bilincinin gelişmesi için farkındalık etkinlikleri yaptık. Bayrak üzerinden bir farkındalık oluşturduk. Bizi biz yapan değerlerimiz etrafında birliğimizi güçlendirecek adımlar atmaya çalışıyoruz. Ramazan ayı ise önemli bir değer. Sıra dışı kural dışı mevzuatlarında yapılmasını engelleyecek şekilde bir genelge hazırladık. Ramazan ayının bir dizi etkinlikle farkındalık oluşturacağını duyurduk. Gönüllülük esası ve mahremiyete dikkat çektik. 168 kişi bir bildiri yayınladı. Bu bildiri benim açımdan asla kabul edemeyeceğim tanımlamaları bünyesinde barındırıyor. Biz birlik, onlar talibanlıktan bahsediyor.
BURADA LAİKLİK TARTIŞMASININ ÇIKACAĞINI DÜŞÜNMEDİK
Biz burada laiklik tartışmasının çıkacağını düşünmedik. Aklımızdan bile geçmedi. Şunun farkındaydım. Bu eleştirileri yapanların Türkiye'nin toplumsal yapısı ile ilgili zerre miktar bilgisi olmadığını anladım. Kabir başında rakı içen bunu içebilecek kadar Türkiye'nin toplumsal yapısından uzaklaşmış bir siyasetçinin Ramazan ile ilgili böyle bir değerlendirme yapabileceğini de böylece görmüş oldu.
Bizi kutuplaşmakla eleştiren muhalefetin bizim etkinliklerimize destek olmasını bekliyorum. Gelin birlikte yapalım. Birlikte iftar yapalım dedik ona bile gelmediler.
ZİLSİZ OKUL UYGULAMASI
Okul zilleri uygulamasını kaldırdık. Zilsiz okul uygulamasını başlattık. Hafta sonu zil çalıyor okul etrafındaki komşular rahatsız oluyor. Nöbetçi öğretmen arkadaşlarımız dersin başladığını duyuruyor.
ARA TATİLLER KALKIYOR MU?
Okullar 180 iş günü devam etmek zorunda. Öğretmenler kanunlara göre 2 ay yaz tatili yapıyor. Bunların üzerine resmi tatilleri koyduğumuzda dini bayram tatillerimizi falan eklediğimizde takvim olarak sorunlar yaşayabiliyoruz. İş günü sayısını tamamlayamayacak duruma geliyoruz. Ara tatilleri kaldırmak deyince sanki okuma eklenecek gibi anlaşılıyor. Okulların açılışını eylül ayına öteleyeceğiz. Ara tatil kısmı eylül ayına eklenebilir. Biz okula çocukların geldiği gün sayısını artırmıyoruz. Tatili de azaltmıyoruz. Sadece günlerde düzenleme yapıyoruz. Önümüzdeki yılın takvimini hazırlıyoruz. Ramazan bayramı ve Kurban bayramı tatilleri bizim takvimimizi etkileyecek olursa orada düzenleme yapabiliriz. Ara tatilleri kaldırmayacağız sadece düzenleme yapacağız.
Engelli arkadaşlarımızla ilgili bir açıklama yapacağız. Yasal zorunluluğumuzun neredeyse 2 katı kadar engelli personel çalıştırıyoruz. Yine de engelli arkadaşlarımızla yol yürümeye devam edeceğiz. Alım yapacağız. 800 bin civarında Suriyeli öğrencilerimiz var.
RUHBAN OKULU YOK, BİR LİSE AÇIK AMA ÖĞRENCİSİ YOK
Heybeliada Hristiyan camiası tarafından sembol haline gelmiş bir ada. Siyaseten açılması yönünde bir karar verilirse diye oradaydık. Rapor hazırladık. Açılması yönünde bir şey söylenirse ona göre bakacağız. Yani ilkokul, lise, üniversite hangisi açılacaksa... Ruhban okulu yok, bir lise açık ama öğrencisi yok; hukuken açık. Karşı taraftakilerinde bu okulun düzeyiyle ilgili bir fikirleri yok. Kafa karışıklığı var.
Ermeni okullarımız okullarımız var bunlar özel okul statüsündeler yani özel öğretim kurumları kanunu onlarla ilgili bir problem yok hiçbir problemimiz yok. Bu 1-2 Lozan’da kapatılan yabancı okullar var yani Kurtuluş Savaşı süresinde kapatıldı. Lozan‘dan sonra ilgili ülkelerin İtalya Almanya Avusturya ülkeleri devlet başkanları Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e mektup yazıyorlar ve mektuplarda talep ettikleri okulların açık olmasını istiyorlar. 11-12 tane okuldan bahsediyoruz. Lozan mektupları diye bildiğimiz okullar bunlarla ilgili de problemimiz yok bunlar da devam ediyorlar buralara Türk vatandaşları öğrenciler de gidebiliyorlar.