EĞİTİM

Milli Eğitim Bakanı Tekin'den meslek lisesi açıklaması!

Milli Eğitim Bakanı Tekin, "Mesleki ve teknik eğitim konusu bizim açımızdan can alıcı bir konu" diyerek açıklamalarda bulundu. Tekin, bu eğitim öğretim döneminde ilk defa 9. sınıfa kayıt yaptıran her 100 öğrenciden 43'ünün mesleki ve teknik liseleri tercih ettiğini bildirdi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik" temasıyla 81 ilde mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında mayıs ayı boyunca gerçekleştirilecek etkinlikler kapsamında ziyaret ettiği Teknopark Ankara İvedik OSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

"MESLKE LİSELERİ MAĞDUR EDİLDİ"

"Mesleki ve teknik eğitim konusu bizim açımızdan can alıcı bir konu" diyen Tekin, konunun iki açıdan önemli olduğunu söyledi. Tekin, Türkiye'deki demokratikleşme süreci açısından meslek liselerinin çok mağdur edildiğini aktararak, "28 Şubat'ta öğrenci sayısı yarı yarıyadan daha fazla azalan bir okul grubundan bahsediyoruz. Daha önce sınavla öğrenci alan meslek liseleri, katsayı engeliyle bir anda öğrenci bulamama riskiyle karşı karşıya kalmıştı. Dolayısıyla 2010'da katsayı mağduriyetinin giderilmiş olması, demokratikleşme göstergeleri açısından önemli. Bir diğer konu, bütün uluslararası çalışmalarda, akademik çalışmalarda ülkelerin milli gelirleriyle insan kaynaklarının yetkinlikleri arasında paralel bir ilişki var." diye konuştu.

İnsan kaynaklarını doğru ve uygun standartlarda yetiştiren ülkelerin milli gelirlerinin diğer ülkelere göre daha rasyonel bir zemine oturduğunu dile getiren Tekin, hem demokratikleşme hem de insan kaynağının doğru yetiştirilmesi açısından mesleki ve teknik liselere özel önem gösterdiklerini belirtti.

Tekin, 2013'ten itibaren atılan adımlar ve 2014'te dershanelere yönelik kanunla başlayan sürecin mesleki ve teknik eğitimde bir kırılma noktası olduğuna dikkati çekerek, mesleki ve teknik eğitimle ilgili olarak özellikle proje okul formatıyla meslek liselerinde çok farklı bir ivme yakalandığını vurguladı.

"STAJ EĞİTİMLERİNE AĞIRLLIK VERDİK"

O dönem il il gezerek mesleki ve teknik liselerde ihtiyaç kalmayan programları ve bölümleri kapatıp yerlerine yeni bölümler açtıklarının altını çizen Tekin, şöyle devam etti:

"Mesleki ve teknik eğitimin içeriğiyle ilgili konuya girdiğimizde de birkaç sorun var. Bir, il il gezdiğimizde bize dendi ki 'meslek liselerinde öğrenci azaldı, öğrenciler için yeniden cazip hale getirilmesi lazım'. İki, 1930'da, 1940'ta açılmış ama artık ihtiyaç duyulmayan bölümler var. Yeni bölümlere ihtiyaç var, onların açılması lazım. Yeni açılacak bölümler ya da mevcut bölümlerden devam edeceklerin programları yani müfredatları çok eski veya okullarımızdaki teknik imkanlar ve öğretmenlerimizin bu konudaki yetkinlikleriyle ilgili eleştiriler var. Biz dedik ki bunların hepsini giderecek mekanizmalar geliştirmemiz lazım. 2014'te o meşhur dershane kanunundaki proje okul, bize bu imkanı sundu. Biz bu okulların müfredatlarını sektörle beraber belirlemeye başladık.

Proje okul formatının bize kazandırdığı bir diğer şey, sektörde ihtiyaç duyduğumuz yetkinlikteki öğrenciyi yetiştirmek konusunda eğer öğretmenlerimizin bir eksiklikleri varsa sektörü bilen, sektörün içinde çalışan uygun profildeki kişilerin ders vermesini sağlamış olduk. O da bizim için çok önemliydi. Sonra bir başka husus devreye girdi, dedik ki öğretim programlarını, bölümleri revize ettik, eğitim kadrosuyla ilgili böyle kararlar aldık ama bu çocuklar sadece teorik eğitimle yetinebilirler mi, sadece teorik eğitim sorunu çözer mi? 'Sadece teorik eğitim çözmez' mantığından hareketle özellikle işbaşı eğitimi ve staj uygulamalarını yaygınlaştıran düzenlemelere ağırlık verdik. Bu kez de sektör bize şunu söyledi, 'bize gönderdiğiniz çocuklara devlet teşvik verecek mi?' Orada bir adım daha attık ve sektörde işbaşı eğitimlerini almak üzere gönderdiğimiz çocuklar için ustalık ve kalfalık durumlarına göre asgari ücretin yüzde 30'u ve yüzde 50'si oranında teşvik uygulaması başlattık."

"O İŞLETMELERE ARTIK ÖĞRENCİ GÖNDERMİYORUZ"

Tekin, "MESEM'lerle ilgili muhalefetin 'Bakanlık çocukları ölüme gönderiyor' gibi eleştirileri oluyor. Bunlara cevabınız ne olur?" şeklindeki soruyu da şöyle yanıtladı:

"Bu ithamı bize yöneltenlere aynen iade ediyorum. Biz 223 bin işletmeye öğrenci gönderiyoruz. Bunların her birisiyle ilgili eğitim öğretim döneminin başında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından belirlenen iş sağlığı ve iş güvenliği kriterlerine uygun olup olmadığı açısından komisyonumuz kararını veriyor, 'uygundur' diyor. Oradaki kişilere iş sağlığı ve iş güvenliğiyle ilgili yine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının belirlediği eğitimler veriliyor. Sonra çocuğu gönderdikten sonra öğretmenimiz haftada bir mutlaka oraya gidiyor, çocuğun çalıştığı yeri görüyor. Şikayet üzerine müfettişlerimiz gittiğinde denetim yapıyorlar. İş sağlığı ve iş güvenliği ihmaliyle ilgili en küçük bir şikayet geldiğinde biz anında sözleşmeyi feshediyoruz. Yoğun tedbirlerimizi alıyoruz, buna rağmen kazalar oluyor. Kaza olma ihtimali var diye 'mesleki eğitimden, çocuklarımızın kendini geliştirmesinden vazgeçelim' demek, doğru değil. Çocuklarımız teorik olarak aldıkları eğitimin sahada bir karşılığı olmayınca nasıl o alanda yetişmiş olacaklar? Bu çocuklar bizim çocuklarımız, biz bütün tedbirleri alıyoruz ama tüm bu tedbirlere rağmen maalesef bizi de çok üzen kazalar olabiliyor. Ama muhalefetin çözüm önerisi de yok zaten. 23 bine yakın işletmenin bu yıl sözleşmesini iptal ettik, bunlara tekrar öğrenci vermiyoruz. İş sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerini almadığı için veyahut da başka tür eksikliklerden dolayı o işletmelere artık öğrenci göndermiyoruz."

"MESLEK LİSELERİMİZİ REVİZE EDİYORUZ"

Bakan Tekin, öğretmenlerin yeni teknolojiye adaptasyona yönelik çalışmaların olup olmadığına ilişkin soru üzerine, Milli Eğitim Akademilerini branş bazlı olarak dizayn ettiklerini, mesleki ve teknik eğitim liselerinde görev yapacak branş öğretmenleri için İstanbul Haydarpaşa'daki akademinin bu konuya odaklandığını belirtti.

"Şehrin ihtiyaçlarına göre mesleki eğitimden bahsetmiştiniz. Hangi şehre göre nasıl bir okul olacak?" sorusuna karşılık da Tekin, "İl İstihdam Kurulu diye bir kurul oluşturduk. Valinin veya görevlendireceği vali yardımcısının başkanlığında, İŞKUR müdürü, çalışma il müdürü vesaire toplanıyorlar. Oradaki sektör temsilcileri diyor ki 'biz Bilecik'te seramik sanayini geliştirmek istiyoruz. Sektör olarak buraya odaklanacağız. Dolayısıyla o alanda yetişmiş kişiye ihtiyacımız var'. Biz meslek liselerimizi bu kurulun bizi yönlendireceği programlara göre revize ediyoruz. Orada mesela ihtiyaç olmayan bir programı kapatıyoruz, onun yerine seramik programı açıyoruz. Meslek liselerimizin tamamı bu perspektifle gözden geçiriliyor." şeklinde konuştu.