Milli Savunma Bakanlığı (MSB), "İran ile ABD arasında çatışmaların tekrar başlamasından endişe duyuyoruz. Mevcut hassas süreçte tüm tarafların itidalli davranması, bölgemizde kalıcı barış ve istikrarın tesisi için diplomatik çözüm yollarına öncelik vermesi büyük önem taşımaktadır." açıklamasını yaptı.
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Denizkurdu-II Tatbikatı kapsamında Antalya açıklarında seyreden TCG Anadolu'da düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.
DENİZKURDU-II TATBİKATI
Tuğamiral Aktürk, tatbikatın, Deniz Kuvvetlerinin harekatı sevk ve idare etkinliğinin değerlendirilmesi, katılan unsurların çok tehditli ortamda muhakeme, öngörü ve karar verme yeteneklerinin geliştirilmesi, Kuvvet Komutanlıkları ile müşterek çalışabilirlik usullerinin denenmesi amacıyla Karadeniz, Marmara, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz'de gerçekleştirildiğini bildirdi.
Denizkurdu-II tatbikatının, Deniz Kuvvetlerinin en büyük tatbikatı olduğunu ifade eden Aktürk, şu bilgileri verdi:
"Harekata hazırlık eğitimleri, fiili silah atışları, lojistik bütünleme faaliyetleri ile çok tehditli ortamda harekat eğitimleri icra edilmektedir. Deniz Kuvvetlerimizin yanı sıra Kara ve Hava Kuvvetlerimiz, Özel Kuvvetler Komutanlığımız ve Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığından müteşekkil 125 gemi, 60 hava unsuru, insansız deniz araçları ve 18 bin personelin görev aldığı Denizkurdu-II Tatbikatı'nın Seçkin Gözlemci Günü faaliyetleri kapsamında, milli üretim 'AKYA Ağır Sınıf Harp Torpidosu' ile milli gemisavar 'Atmaca Güdümlü Mermisi' atışları icra edilecektir. Tatbikat çerçevesinde ayrıca, 12-14 Haziran tarihleri arasında, 32 gemi ile Karadeniz, Ege Denizi, Doğu Akdeniz ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 19 liman ziyareti yapılacaktır."
Aktürk, Deniz Kuvvetlerinin, sahip olduğu modern su üstü, denizaltı ve deniz hava unsurları, nitelikli personeli ve gelişen milli savunma sanayisinin sağladığı kabiliyetlerle Türkiye'nin hak ve menfaatlerini korumaya devam edeceğini vurguladı.
Deniz Kuvvetlerinin, eğitim ve tatbikat faaliyetleriyle harekata hazırlık seviyesini sürekli yüksek tuttuğunu, denizlerdeki etkinliğini ve caydırıcılığını her geçen gün daha da artırdığını söyleyen Aktürk, Türkiye Cumhuriyeti'nin güvenliği ve bölgesel istikrarın korunmesi için görevlerini azim, kararlılık ve başarıyla yerine getirmeyi sürdüreceklerini belirtti.
Aktürk, haziran ayında Bulgaristan'da Strike Back, Letonya ve Polonya'da Baltops, Japonya'da Live Minex, Norveç, İsveç ve Finlandiya'da Ramstein Flag, Romanya'da Sea Breeze-I ile, Polonya'da düzenlenen NATO Koalisyon Kuvvetleri Birlikte Çalışabilirlik (CWIX) tatbikatlarına katılım sağlandığının bilgisini verdi.

TERÖRLE MÜCADELE VE HUDUT GÜVENLİĞİ VERİLERİ
Türk Silahlı Kuvvetlerinin Türkiye'nin huzur, güvenlik ve istikrarı için görev ve faaliyetlerine devam ettiğini söyleyen Aktürk, terörle mücadeleye ilişkin "Geride bıraktığımız hafta içerisinde 4 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, harekat bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir." dedi.
Hudutlarda güvenliğin 7 gün 24 saat esasıyla en üst seviyede tesis edildiğini vurgulayan Aktürk, şunları kaydetti:
"Hudutlarımızda son bir haftada, 1'i terör örgütü mensubu olmak üzere yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 298 şahıs yakalanmış, 1 Ocak'tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 4 bin 158 olmuş, engellenen 1804 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde sınırlarımızda engellenen kişi sayısı da 36 bin 193'e ulaşmıştır."
İSRAİL'İN SALDIRGAN POLİTİKALARINA TEPKİ
Bölgedeki gelişmelere değinen Aktürk, şöyle devam etti:
"İran ile ABD arasında çatışmaların tekrar başlamasından endişe duyuyoruz. Mevcut hassas süreçte tüm tarafların itidalli davranması, bölgemizde kalıcı barış ve istikrarın tesisi için diplomatik çözüm yollarına öncelik vermesi büyük önem taşımaktadır. Gazze'de aylardır devam eden katliamlar, Lübnan'a yönelik saldırılar ve bölgesel gerilimi tırmandıran eylemleriyle, bölgedeki en büyük istikrarsızlık kaynağı haline gelen İsrail, uzlaşma çabalarının önündeki en büyük engeldir. Uluslararası hukuku ve insani değerleri hiçe sayan bu yaklaşım, yalnızca bölgesel güvenliği değil, küresel barış ve istikrarı da tehdit etmektedir. Diplomatik girişimlerin başarıya ulaşabilmesi için uluslararası toplumun İsrail'in saldırgan ve hukuk tanımaz politikalarına karşı daha kararlı bir tutum sergilemesi ve somut adımlar atması gerekmektedir."
ENVANTERE YENİ GİREN YERLİ SİLAH SİSTEMLERİ
Aktürk, yerli ve milli savunma sanayi ürünlerinin Türk Silahlı Kuvvetlerinin imkan ve kabiliyetlerinin artırılması çalışmalarının devam ettiğini söyledi.
Bu kapsamda hafta içerisinde Kara Kuvvetleri Komutanlığınca muhtelif miktarda Panter obüsünün muayene ve kabul faaliyeti tamamlanarak envantere alındığını belirten Aktürk, şu ifadeleri kullandığı:
"Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) Anonim Şirketimiz, kara, hava ve deniz platformlarına yönelik geliştirdiği yerli ve milli savunma sistemlerini uluslararası katılımcılarla buluşturmak amacıyla 15-19 Haziran tarihleri arasında Fransa'da düzenlenecek Avrupa'nın en büyük savunma sanayisi fuarlarından Eurosatory 2026'ya iştirak edecektir. Ayrıca ASELSAN tarafından muhtelif miktarda, SERDAR 100 Sahil Gözetleme Radarı Deniz Kuvvetleri Komutanlığımıza, IDENTA D5000 Birleşik Sorgulayıcı Cevaplayıcı Tanıma Tanıtma Sistemi Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza teslim edilmiştir."
BEDELLİ ASKERLİK ÜCRETLERİNDE GÜNCELLEME UYARISI
Aktürk, bedelli askerlik hizmeti kapsamında geçerli olan bedel ve ek bedel tutarının Askeralma Kanunu gereğince 1 Temmuz 2026 itibarıyla memur aylık katsayısına göre güncelleneceğini kaydetti.
Tuğamiral Aktürk, mevcut bedel tutarı üzerinden bedelli askerlik hizmetine müracaat etmek isteyen yükümlülerin, 30 Haziran'a kadar müracaat ve ödeme işlemlerini tamamlamaları gerektiğini belirtti.
KIBRIS'TA "FRANSA-RUM" İTTİFAKINA SERT TEPKİ
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Türk Silahlı Kuvvetlerinin Kıbrıs Türklerinin güvenliğini tehdit eden hasmane tutumlara karşı en sert cevabı verme güç ve kararlılığında olduğunu bildirdi.

Kıbrıs'ta "garantörlük" sıfatı olmayan Fransa ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasında imzalanan "Kuvvetlerin Statüsü Anlaşması"na ilişkin sorular üzerine Bakanlık, şu yanıtı verdi:
"Doğu Akdeniz'de istikrarı bozmaya ve gerginliği artırmaya yönelik provokasyonu yakından takip ediyoruz. Kıbrıs'ta garantörlük sıfatı olmayan Fransa ile GKRY arasında imzalanan ve Ada'daki hassas dengeleri tek taraflı olarak değiştirmeyi amaçlayan, Kıbrıs Türklerinin iradesini ve egemen eşit haklarını yok sayan söz konusu anlaşma, 1960 Kıbrıs Antlaşmalarına ve uluslararası hukuka aykırıdır. Hiçbir meşruiyete sahip olmayan ve sonuçları üzerine dikkatle düşünülmeyen bu ve benzer adımlar, Ada'nın güneyi için tehlikeli sonuçlar doğurabilecek niteliktedir. Bölgedeki hassas dengeleri göz ardı eden ve Türkiye ile KKTC'nin hak ve menfaatlerini hedef alan herhangi bir askeri ittifakın, Türkiye'ye karşı başarı şansı bulunmadığı gerçeğini bir kez daha hatırlatıyoruz. Garantör ülke olarak, dün olduğu gibi bugün de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin hak ve menfaatlerini korumaya ve güvenliğini sağlamaya devam edeceğiz. Türk Silahlı Kuvvetleri, Kıbrıs Türklerinin güvenliğini tehdit eden hasmane tutumlara karşı en sert cevabı verme güç ve kararlığındadır."
YUNANİSTAN'IN "TACİZ" İDDİALARINA YALANLAMA
Bakanlıkça, Yunan basınında yer alan, "Türk uçaklarının Yunan uçağını taciz edildiği" iddiasına ilişkin soruya ise şu cevap verildi:
"Bazı basın yayın organlarında yer alan ve sosyal medya hesaplarında paylaşılan, 'Türk uçaklarının Yunanistan Savunma Bakanı ve Avrupalı bakanları taşıyan uçakları taciz ettiği' yönündeki organize ve bilinçli provakatif iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Yunanistan ve GKRY'nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin hak ve menfaatlerini göz ardı eden, bölgedeki hassas dengeleri dikkate almayan ve zaman zaman KKTC hava sahasına yönelik ihlal niteliği taşıyan faaliyetlerde bulunduğu görülmektedir. 7 Haziran tarihinde Yunanistan-Güney Kıbrıs Rum Yönetimi rotasında uçuş icra eden 6 hava trafiğinden 4'ü KKTC hava sahasını ihlal etmiş, bu nedenle KKTC'de konuşlu Alarm Reaksiyon nöbeti tutan iki adet F-16 uçağımız derhal tedbir amaçlı kaldırılmıştır. Uçaklarımız, KKTC hava sahası üzerinde görev yapmış olup, GKRY hava sahasını ihlal etmemiş, bahsi geçen trafiklere taciz yapılmamıştır. Bölgede gerginliği artıran ve provokatif nitelik taşıyan mağduriyet algısı oluşturmaya yönelik girişimler ve açıklamaların kabul edilmesi mümkün değildir."
KÜRESEL ÇATIŞMALAR VE DİPLOMASİ ÇAĞRISI
ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşta son durumun ne olduğuna ilişkin sorular üzerine Bakanlık, "İsrail ve ABD tarafından İran'a yapılan saldırılarla başlayan ve İran'ın üçüncü ülkeleri hedef almasından sonra şiddetlenen çatışmalar küresel ve bölgesel istikrara zarar vermiştir. Diğer taraftan çatışmaların tekrar başlaması neticesinde yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Saldırılara bir an önce son verilmesi gerektiğini, çatışmaların hiçbir tarafa fayda sağlamayacağını, sorunun diplomasi yoluyla çözülmesinden yana olduğumuzu yineliyoruz." açıklaması yapıldı.





