İran siyasetinin en etkili ancak en gizemli isimlerinden biri olan Mücteba Hamaney, babası Ali Hamaney’in ölümünün ardından koltuğa oturur oturmaz büyük bir krizin merkezinde kaldı.
MÜCTEBA HAMANEY SALDIRIYA MI UĞRADI? (ABD BASINININ İDDİALARI)
ABD merkezli New York Times gazetesi, istihbarat kaynaklarına dayandırdığı haberinde Mücteba Hamaney’in 28 Şubat tarihinde gerçekleştirilen ilk hava saldırılarında hedef alındığını yazdı.
-
Yaralanma İddiası: Habere göre Hamaney saldırı sırasında bacaklarından ciddi şekilde yaralandı ancak bilinci açık.
-
Ölüm Şüphesi: Bazı medya kuruluşları, Hamaney’in göreve seçilmesine rağmen kamuoyu önüne tek bir kare görüntü vermemesini, "hayatını kaybetmiş olabileceği" şeklinde yorumluyor.
-
Sığınak İddiası: Mevcut iddialar, yeni liderin şu anda yüksek güvenlikli bir sığınakta dış dünya ile iletişimi kesilmiş bir şekilde tedavi altında tutulduğu yönünde.

İRAN'DAN RESMİ YALANLAMA: "MÜCTEBA HAMANEY GÜVENDE"
Tahran yönetimi, yeni liderin sağlık durumu hakkındaki sessizliğini bozarak spekülasyonlara yanıt verdi.
-
Güvenlik Gerekçesi: İranlı yetkililer, Mücteba Hamaney’in görünmemesinin tek nedeninin "güvenlik kaygıları" olduğunu belirtti. Herhangi bir iletişim sinyalinin yerini belli etmesinden ve yeni bir saldırıya yol açmasından endişe ediliyor.
-
Pezeşkiyan'ın Danışmanından Mesaj: İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın danışmanı Yusef Pezeşkiyan, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada; "Sayın Mücteba Hamaney çok şükür sağlıklı ve güvende. Yaralanma haberleri gerçeği yansıtmıyor" ifadelerini kullandı.

MÜCTEBA HAMANEY KİMDİR, NEDEN HEDEFTE?
Ayetullah Ali Hamaney’in ikinci oğlu olan Mücteba Hamaney, yıllardır İran rejiminin "gölge lideri" olarak görülüyordu. 1969 Meşhed doğumlu olan Hamaney, Kum medreselerinde eğitim aldı. Resmi bir devlet görevi olmamasına rağmen Devrim Muhafızları üzerindeki etkisiyle biliniyor. 2009 protestolarının bastırılmasında ve babasından sonraki liderlik geçiş sürecinin planlanmasında kilit rol oynadığı düşünülüyor.
Ali Hamaney’in ölümünün ardından 2026 başında yeni dini lider olarak ilan edilmesi, hem ülke içinde hem de uluslararası alanda büyük yankı uyandırmıştı.




