Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sürdürülen soruşturmada alınan ifadeler, kazanın ardından enkazın yerinin kısa sürede tespit edildiği ancak arama kurtarma çalışmalarının bilinçli şekilde farklı bölgelere yönlendirildiği yönündeki şüpheleri yeniden gündeme taşıdı.

Soruşturma kapsamında 27 şüpheli hakkında işlem yapılırken, bunlardan 19'u tutuklandı. Dosyaya giren yeni ifadeler, Muhsin Yazıcıoğlu'nun kurtarılma ihtimalinin kasıtlı olarak ortadan kaldırıldığı iddialarını güçlendirdi.

ENKAZIN YERİ TESPİT EDİLDİ AMA EKİPLER YÖNLENDİRİLMEDİ

Dönemin Kahramanmaraş İstihbarat Şube Müdürlüğü personeli İsmail Kaya'nın savcılık ifadesine göre, kaza günü baz istasyonu sinyal kayıtları üzerinden yapılan teknik analiz sonucunda helikopterin düştüğü bölge yaklaşık 1,5 kilometrelik dar bir alan içerisinde doğru şekilde belirlendi.

İfadeye göre bu çalışmayı yapan istihbarat personeli İlyas Uçar, arama ekiplerinin belirlenen koordinatlara gitmediğini görünce tepki göstererek, "Israrla benim bulduğum adrese gitmiyorlar." sözlerini kullandı.

Bu iddia, Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki isimlere ulaşılmasının neden günler sürdüğü sorusunu yeniden tartışmaya açtı.

SAHTE BİLGİ İLE ARAMA ÇALIŞMALARI BAŞKA YÖNE ÇEVRİLDİ

Soruşturma dosyasına giren en dikkat çekici ayrıntılardan biri ise olay günü kamuoyuna servis edilen yanlış bilgi oldu.

İsmail Kaya, Muhsin Yazıcıoğlu'nun ayağının kırıldığı ve Göksun Devlet Hastanesi'ne kaldırıldığı yönündeki bilgi notunu kendisinin hazırlayıp dağıttığını kabul etti. Kaya, bu işlemi dönemin İstihbarat Amiri Dursun Özmen'in talimatıyla yaptığını öne sürdü.

Söz konusu bilginin hem kamuoyunda hem de resmi kurumlarda yanlış bir algı oluşturduğu, arama kurtarma ekiplerinin gerçek hedef bölgeden uzaklaştırılmasına neden olduğu iddia edildi.

SORUŞTURMADA FETÖ BAĞLANTILARI DA MERCEK ALTINDA

Dosyada yalnızca arama kurtarma sürecine ilişkin iddialar değil, bazı şüphelilerin FETÖ ile bağlantıları da yer aldı.

Görevli olmamasına rağmen enkaz alanına giderek helikopterden kritik parçaları söktüğü öne sürülen sivil Kenan Köksal'ın, 15 Temmuz darbe girişiminde sıkıyönetim görevlendirmesinde adı geçen Tuğgeneral İsmail Güneser ile iki kez görüştüğü, ayrıca örgütün mahrem imamlarıyla çok sayıda iletişim kaydı bulunduğu tespit edildi.

Soruşturmada ayrıca olay günü bölgede uçuş yaptığı belirlenen F-4 savaş uçağının FETÖ hükümlüsü pilotu Ali Armağan'ın, örgütün firari yöneticilerinden Adil Öksüz ile 2012-2014 yılları arasında 152 kez irtibat kurduğu bilgisi de dosyaya girdi. Adil Öksüz'ün evinde ele geçirilen Fetullah Gülen'e ait bir kitabın üzerinde ise Armağan'ın eşine ait parmak izinin bulunduğu belirtildi.

SONİK PATLAMA İDDİASINA KARŞI TEKNİK DEĞERLENDİRME

Yıllardır kamuoyunda tartışılan "helikopter sonik patlamayla düşürüldü" iddiası da soruşturmada yeniden ele alındı.

İfadeleri alınan pilotlar Ahmet Turan, Nihat Biçer, Tezcan Kaymaz ve Sedat Kılıçarslan, savaş uçaklarının oluşturduğu sonik patlamanın bir helikopteri düşürmesinin teknik olarak mümkün olmadığını savundu.

Kaza Kırım Heyeti'nde görev yapan emekli Astsubay Bekir Çerikçi de kazanın hava şartlarından kaynaklandığını öne sürerek, "O günkü meteorolojik koşullarda benzer bir kazanın yaşanma ihtimali son derece yüksekti." değerlendirmesinde bulundu.

Ancak soruşturmaya giren yeni ifadeler, Muhsin Yazıcıoğlu'nun yaşamını yitirdiği kazaya ilişkin en büyük tartışmanın, kazanın nedeni kadar enkazın bulunmasının neden geciktirildiği sorusu etrafında yoğunlaşmaya devam ettiğini ortaya koydu.

Kaynak: Kanal 6 Haber