YEREL HABERLER

Nefesiyle ateşe şekil veren adam: Hamit Usta'nın 25 yıllık cam aşkı

Antalya’nın Alanya ilçesinde, 1200 derecelik ateşin karşısında bir sanat nöbeti tutuluyor. 62 yaşındaki Hamit Paşaoğlu, tam 25 yıldır nefesini cama üflüyor, ateşi zarafete dönüştürüyor. Brunei Kralı’na kolye yapacak kadar maharetli, çocuklara karne hediyesi verecek kadar yufka yürekli bir ustanın hikayesi bu...

Alanya’nın turistik kalabalığı içinde, zamanın biraz daha yavaş aktığı, sanatın ve sabrın konuştuğu bir atölye var. Burada Hamit Paşaoğlu, elindeki cam çubuğu alevin kalbine sokuyor ve bir büyücü gibi ona şekil veriyor. Kimi zaman narin bir kuğuya, kimi zaman rengarenk bir kolyeye dönüşen cam, aslında Hamit Usta'nın "vazgeçemediğim aşkım" dediği hayatının ta kendisi.

ELEKTRİK KABLOLARINDAN CAMIN BÜYÜSÜNE DÖNÜŞ

Aslında hayat onu başka yollara sürüklemişti. Yıllarca elektrik teknisyeni olarak çalıştı, hayat gailesiyle farklı işler yaptı. Ancak içindeki o "üretme" ateşi hiç sönmedi. Sonunda ait olduğu yere, tezgahının başına döndü.

O dönüşü şöyle anlatıyor Hamit Usta, gözleri parlayarak:

"Benim asıl mesleğim elektrikti ama aklım hep camdaydı. Yapamadım, koptum geldim. 25 senedir bu ateşin başındayım. Ömrümün sonuna kadar da bu tezgahın başından ayrılmak istemiyorum. Çünkü ben işimi değil, aşkımı yapıyorum."

ALANYA'DAN BRUNEİ SARAYI'NA UZANAN ZARAFET

Hamit Usta'nın o küçük atölyesinde üflediği camlar, dünyanın en uzak köşelerine, Norveç'e, Finlandiya'ya, Almanya'ya kadar ulaşıyor. Ama onu en çok gururlandıran anısı, sanatının bir kralın boynuna ulaşmış olması. Kendi elleriyle, katman katman işlediği özel bir cam kolyeyi Brunei Kralı için hazırlamış. "Bir Türk ustasının el emeğinin, konsolosluk aracılığıyla bir krala gitmesi... İşte bu benim en büyük gururum" diyor.

"NEDEN BİR MURANO OLMASIN?"

Onun derdi sadece para kazanmak değil, yaşadığı topraklara bir değer katmak. Alanya'nın sadece "deniz-kum-güneş" üçlemesiyle anılmasına gönlü razı değil. İtalya'nın cam sanatıyla ünlü Murano adasını örnek gösteriyor: "İtalya bu işin dünyadaki merkeziyse, Alanya neden ikinci İtalya olmasın? Ben Alanya'nın cam kültürüyle de anılmasını, bu sanatın burada kök salmasını istiyorum."

KARNESİNİ KAPIP GELEN MİNİKLERE "CAMDAN" HATIRA

Hamit Paşaoğlu, sadece camı değil, geleceği de şekillendirmek istiyor. Ustası olmayan sanatın öleceğini bildiği için kapısı gençlere sonuna kadar açık.

Ve en güzeli... Yarıyıl tatilinde çocukları unutmuyor. O sert görünen ateşin başındaki ustanın içinden, pamuk gibi bir dede çıkıyor:

"Karnesini alan bütün çocuklarımı bekliyorum. Onlar benim en kıymetli misafirlerim. Gelsinler, ateşi nasıl sanata dönüştürdüğümü izlesinler. Her birine kendi ellerimle yaptığım bir cam hediye edeceğim. Onların yüzündeki o şaşkınlık ve mutluluk bana yeter."

Alanya'da bir Hamit Usta var; nefesiyle cama, sevgisiyle çocukların kalbine dokunan...