7 Ekim 2023 tarihinden bu yana Gazze’de yaşanan soykırım ve yıkımın peşinden sağlanan ateşkesin peşinden bölgesel ve küresel aktörler, diplomatik süreci güçlendirmek için Mısır’da yapılan zirvede bir araya geldi. Zirvede, Gazze’ye yönelik barış ve istikrar hedefi doğrultusunda ortak irade vurgusu dikkat çekti.
Hamas ve İsrail arasında varılan anlaşmanın peşinden yapılan Şarm el-Şeyh Barış Zirvesi, uluslararası kamuoyunun dikkatini bölgeye çevirdi.
LİDERLER AYNI MASADA BİR ARAYA GELDİ
Zirveye, ABD Başkanı Donald Trump’ın yanı sıra Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan katıldı.
Liderler, Gazze’de kalıcı sükûnetin sağlanması, insani koşulların iyileştirilmesi ve siyasi sürecin güçlendirilmesi başlıklarını ele aldı.
ATEŞKESİN ARDINDAN İLK RESMİ BELGEDE TÜRK İMZASI
Zirve kapsamında, Gazze’de sağlanan ateşkesin ardından ABD, Türkiye, Katar ve Mısır liderleri tarafından “Niyet Belgesi” imzalandı.
Belgede, tarafların barış sürecine destek verme, diplomatik kanalları açık tutma ve bölgesel istikrarın korunması yönündeki ortak yaklaşımları yer aldı.
NETANYAHU, TÜRK ASKERİNİ İSTEMİYOR
Gazze Şeridi'ndeki son İsrailli esir Ran Gvili'nin cesedinin teslim edilmesinin ardından basın toplantısı düzenleyen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze'deki sağ ve ölü tüm İsrailli esirlerin geri dönüşünün tamamlandığını hatırlatarak İsrail'in Ürdün sınırından Akdeniz'e kadar olan toprakları kontrol edeceğini söyledi.
Netanyahu, 'bölgeye Türk ve Katarlı askerlerin konuşlandırılmayacağını ve bu aşamada Hamas'ın silahsızlandırılmasına odaklandıklarını' ileri sürdü.
ABD Başkanı Donald Trump'ın planına rağmen Netanyahu, Hamas silahsızlandırılmadan ve Gazze askerden arındırılmadan yeniden inşanın başlamasına müsaade etmeyeceklerini, bunu 'kolay ya da zor yoldan' sağlayacaklarını savundu.
SUÇU BIDEN VE YÖNETİMİNE ATTI
Netanyahu, savaşın bir döneminde mühimmatlarının kalmadığını ve askerlerinin mühimmat sıkıntısından dolayı öldürüldüğünü öne sürerek kısmi ambargo nedeniyle eski ABD Başkanı Joe Biden'ı ve yönetimini suçladı.
Suudi Arabistan'la normalleşme konusuna ilişkin sorulan soruya yanıt veren Netanyahu, Riyad yönetiminin Katar ve Türkiye ile yakınlaşmasını takip ettiklerini, 'Suudi Arabistan'ın güçlü bir İsrail istemesi şartıyla Suudi Arabistan ile bir anlaşmaya varılması' arzusunda olduğunu öne sürdü.
İRAN'A KARŞILIK VERECEKLERİ TEHDİDİ
İran konusunda Trump'ın bir karar vereceğini, İsrail'in ise kendi kararını vereceğini belirten Netanyahu, gelişmeleri takip ettiklerini ve her türlü duruma hazırlıklı olduklarını ileri sürdü.
Netanyahu, İran ekseninin yeniden toparlanmaya çalıştığını ve Tahran'ın İsrail'e herhangi bir saldırı düzenlemesinin 'ciddi bir hata' olacağını öne sürerek böyle bir saldırıyla karşılaşmaları durumunda İran'a daha önce hiç görmedikleri bir güçle karşılık verme tehdidinde bulundu.
Basın mensuplarının Trump'tan İran saldırısını ertelemesini istediği yönündeki haberleri sorması üzerine Netanyahu, "Trump ile yaptığım görüşmeler hakkında yorum yapma niyetinde değilim." ifadesini kullandı.
BIDEN'IN TEMSİLCİSİNDEN YALANLAMA
Konuşmanın hemen ardından Biden'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Amos Hochstein'den, Netanyahu'nun Biden yönetimini suçlamasına ilişkin yalanlama geldi.
İsrail'in Kanal 12 televizyonunun haberine göre Hochstein, "Netanyahu hem doğruyu söylemiyor hem de İsrail'i en savunmasız anında kelimenin tam anlamıyla kurtaran bir başkana karşı nankörlük ediyor." ifadelerini kullandı.




