Washington ve Moskova arasında nükleer silahları dizginleyen son bağ olan "Yeni Start" anlaşması, önümüzdeki Perşembe günü sona eriyor. Taraflar bu tarihe kadar bir uzlaşmaya varamazsa, dünya Soğuk Savaş’tan bu yana ilk kez kontrolsüz bir nükleer silahlanma yarışı tehdidiyle karşı karşıya kalacak. Anlaşmanın düşmesiyle birlikte, dünyanın en büyük iki nükleer gücünün stratejik cephanelikleri üzerindeki tüm üst sınırlar kalkmış olacak.

PUTIN’DEN UZATMA TEKLİFİ TRUMP’TAN SESSİZLİK

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, mevcut sınırlamaların bir yıl daha uzatılmasını önerdi. Ancak ABD Başkanı Donald Trump cephesinden henüz resmi bir onay gelmiş değil. Şimdiye kadar anlaşmanın süresi dolarsa sona ereceği mesajını veren Trump, nükleer silahsızlanma masasına Çin’in de oturmasını şart koşuyor. Pekin ise kendi cephaneliğinin ABD ve Rusya’ya kıyasla çok daha küçük olduğunu savunarak bu teklifi geri çeviriyor.

ÇİN FAKTÖRÜ VE YENİ TEKNOLOJİLER SÜRECİ ZORLAŞTIRIYOR

Anlaşmanın yenilenmesini teknik ve siyasi açıdan imkansız kılan unsurlar her geçen gün artıyor. Çin’in nükleer savaş başlığı sayısının 2030’a kadar 1.000’i aşacağı tahmin edilirken, ABD artık aynı anda iki dev nükleer rakibi caydırmak zorunda kalmanın "varoluşsal zorluğuyla" karşı karşıya. Öte yandan Rusya, mevcut anlaşmanın kapsamına girmeyen yeni nükleer sistemler geliştirerek masadaki teknik pazarlık payını zorlaştırıyor.


*ABD başkanı, dünyanın herhangi bir yerinden nükleer saldırı yetkisi vermeyi sağlayan nükleer silahı her seyahatinde yanında taşır.

AVRUPA KENDİ NÜKLEER ŞEMSİYESİNİ TARTIŞIYOR

Trump’ın öngörülemez dış politikası, Avrupa’da nükleer güvenlik tartışmalarını alevlendirdi. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ABD korumasından bağımsız bir "Avrupa nükleer şemsiyesi" oluşturulması yönündeki görüşmeleri doğruladı. Merz, bu görüşmelerin henüz "çok erken aşamalarda" olduğunu belirtse de, Perşembe günkü kritik eşik öncesi Avrupa’nın kendi önlemlerini alma arayışı nükleer krizin ciddiyetini gözler önüne seriyor.