Cenevre’de gerçekleştirilmesi planlanan kritik nükleer müzakereler öncesinde Orta Doğu, son yılların en büyük askeri yığınağına ve stratejik hamlelerine sahne oluyor. ABD’nin bölgedeki askeri varlığını "maksimum baskı" seviyesine çıkarmasının ardından Tahran yönetimi, olası bir saldırıya karşı çok aşamalı savunma doktrinini devreye soktu.

ABD'NİN BÖLGEDEKİ DEV YIĞINAĞI VE "CASUS CANAVAR"

ABD, bölgedeki askeri gücünü pekiştirmek amacıyla Akdeniz’den Basra Körfezi’ne uzanan geniş bir hatta yığınak yapmaya devam ediyor. Halihazırda 40 bin asker ve çok sayıda uçak gemisi görev grubunu bölgede tutan Washington'ın, stratejik hamlelerinde "casus canavar" olarak nitelendirilen KC-135 tipi uçakları kilit rol oynuyor. Dev radarlarla donatılmış bu hava araçlarının, elektronik harp ve karıştırma yöntemleriyle rakip savunma sistemlerini felç ederek Amerikan savaş uçaklarına güvenli koridor açma kapasitesine sahip olduğu belirtiliyor.

TAHAN'IN 4 AŞAMALI SAVUNMA DOKTRİNİ

Askeri uzmanlar, Tahran’ın ABD’den gelebilecek bir taarruza karşı hazırladığı dört aşamalı planı şu şekilde özetliyor:

  1. İlk Dalgayı Göğüslemek: Saldırının ilk aşamasını minimum hasarla atlatarak ana savunma hatlarını korumak.

  2. Hava Savunma Sistemlerini Kilitlemek: Yoğun füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarıyla ABD’nin savunma mekanizmalarını devre dışı bırakmak.

  3. Cepheyi Genişletmek: Bölgedeki müttefik unsurlar üzerinden çatışmayı farklı noktalara yaymak.

  4. Petrol Akışını Kesmek: Hürmüz ve Babülmendep Boğazlarını kapatarak küresel enerji trafiğini durdurmak.

RUSYA VE ÇİN'DEN ELEKTRONİK HARP DESTEĞİ

İran’ın teknolojik baskıya karşı hazırlıksız olmadığı, son dönemde Rusya ve Çin’den gelen kargo uçaklarıyla gelişmiş elektronik harp sistemlerine kavuştuğu öne sürülüyor. Bu desteğin, ABD’nin hava sahasındaki teknolojik üstünlüğünü dengeleyebileceği değerlendiriliyor. Öte yandan uçuş takip verileri, ABD’nin Ürdün, Bahreyn ve Suudi Arabistan gibi ülkelere ekipman sevkiyatını aralıksız sürdürdüğünü gösteriyor.

OLASI HEDEFLER VE İSRAİL'İN SERT ŞARTLARI

Olası bir operasyonda İran Devrim Muhafızları karargahı ve nükleer tesisler dışındaki stratejik askeri altyapının hedef alınabileceği konuşuluyor. İsrail Başbakanı Netanyahu ise müzakereler için İran’ın nükleer kapasitesinin tamamen tasfiyesi ve füze menzilinin 300 kilometreye düşürülmesi gibi ağır şartlar öne sürüyor. Tahran tarafı ise bu taleplerin müzakereleri tıkama ve bir savaş zemini hazırlama amacı taşıdığını savunuyor.