İran merkezli bazı Kürt silahlı örgütlerinin, Güney Azerbaycan bölgesine yönelik hazırlık yaptığı ve bu süreçte ABD ile İsrail’den destek arayışına girdiği öne sürüldü. Söz konusu iddialar bölgedeki gerilimi daha da artırdı.
SAVAŞIN ETKİSİ BÖLGEYE YAYILIYOR
İran’a yönelik 28 Şubat’ta başlayan saldırıların ardından bölgedeki güvenlik dengelerinde hızlı bir değişim yaşandığı değerlendiriliyor. Uzmanlara göre savaşın yalnızca İran ile sınırlı kalmadığı, Ortadoğu’nun genel güvenlik mimarisini etkileyen daha geniş bir boyuta ulaştığı belirtiliyor. Bu gelişmelerin Türk dünyası açısından da yakından takip edildiği ifade ediliyor.
İddialara göre İsrail’in özellikle Güney Azerbaycan çevresinde gerçekleştirdiği saldırıların ardından bazı silahlı Kürt grupları, oluşan ortamı fırsata çevirmek için harekete geçti. Saha kaynakları, Irak üzerinden silah, militan ve lojistik hareketliliğinin arttığını ileri sürüyor.
BİRDEN FAZLA ÖRGÜT KOALİSYON KURDU İDDİASI
Bölgeden gelen bilgilere göre Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK), İran Kürdistan Demokrat Partisi (KDP-İ), Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK), Kürdistan Emekçiler Topluluğu (KOMALA) ve İran Kürdistanı Mücadele Örgütü (Sazman-ı Xebat) gibi grupların bir araya gelerek “İran Kürdistan Koalisyonu” adı altında yeni bir yapı oluşturduğu iddia ediliyor.
Söz konusu yapılanmanın, Güney Azerbaycan bölgesinde oluşabilecek güvenlik boşluğunu değerlendirmeyi hedeflediği öne sürülüyor. Güvenlik kaynakları, bu grupların uluslararası destek arayışına girdiğini de ileri sürüyor.
UÇUŞA YASAK BÖLGE TALEBİ
İddialara göre koalisyon içinde yer alan bazı isimler, Batılı ülkelerden İran hava sahasında “uçuşa yasak bölge” ilan edilmesini talep ediyor.
KOMALA Genel Sekreteri Rıza Kaabi’nin yaptığı açıklamalarda, İran içinde yürütülecek olası askeri faaliyetlerin uluslararası destekle kurulacak bir uçuşa yasak bölge sayesinde mümkün olabileceğini dile getirdiği belirtiliyor.
Kaabi’nin açıklamalarında, 1991 Körfez Savaşı sonrasında Irak’ın kuzeyinde ABD, İngiltere ve Fransa tarafından oluşturulan uçuşa yasak bölgenin örnek gösterildiği ve benzer bir modelin İran’da da uygulanabileceğinin savunulduğu ifade edildi.
UYGUN ZAMANI BEKLİYORUZ
Koalisyon içinde yer aldığı belirtilen isimlerden Halit Azizi ise yaptığı değerlendirmede askeri ve siyasi hazırlıkların sürdüğünü belirterek uygun şartların oluşmasını beklediklerini söyledi.
PAK sözcülerinden Hüseyin Nadiri de İran içinde çok sayıda silahlı unsur bulunduğunu ileri sürerken, örgütlerin aktif olarak sahaya inebilmesi için uluslararası koruma mekanizmasının gerekli olduğunu ifade etti.
TÜRKİYE VE AZERBAYCAN YAKINDAN İZLİYOR
Bölgedeki gelişmelerin Türkiye ve Azerbaycan açısından da stratejik öneme sahip olduğu belirtiliyor. Uzmanlar, Güney Azerbaycan’ın hem İran’ın iç dengeleri hem de Türk dünyası açısından kritik bir jeopolitik konumda bulunduğunu vurguluyor.
Analistlere göre özellikle Türkiye’nin geliştirdiği insansız hava araçları teknolojisinin bölgedeki caydırıcılığı artırdığı ve silahlı grupların hareket alanını sınırlayan önemli unsurlardan biri olduğu değerlendiriliyor.
BÖLGESEL GERİLİM TIRMANABİLİR
Uzmanlar, Ortadoğu’da devam eden savaşın uzaması halinde İran içindeki etnik ve siyasi fay hatlarının daha da hareketlenebileceği görüşünde. Bu durumun yalnızca İran’ın iç güvenliğini değil, bölgesel dengeleri de etkileyebileceği ifade ediliyor.
Yaşanan gelişmelerin Türkiye, Azerbaycan ve İran arasındaki güvenlik politikalarını doğrudan etkileyebilecek potansiyele sahip olduğu değerlendiriliyor.