Geçtiğimiz günlerde Londra'da bir müzayedede açık artırmaya çıkan "Cami Kapısında (At the Mosque Door)" adlı tablo, 3 milyon 678 bin 400 sterline (218 milyon lira) alıcı buldu.
1895 yılında doğrudan satıcıdan alınan tablo, Bonhams'ta düzenlenen "19. Yüzyıl Resimleri ve İngiliz Empresyonist Sanatı" müzayedesinde görücüye çıktı.
Osman Hamdi Bey'in en önemli eserlerinden biri olan "Cami Kapısında (At the Mosque Door)" tam 131 yıl sonra koleksiyonlere sunuldu ve beklenen değerin üzerinde bir fiyata satıldı.
![]()
KENDİSİNİ 3 FARKLI FİGÜR OLARAK RESMETTİ
Osman Hamdi Bey'in en dikkat çekici çalışmalarından biri olan tablo, hem ölçeği hem de ayrıntılarıyla sanatçının üslubunu güçlü şekilde anlatıyor.
"Cami Kapısında" eseri, çağdaş bir sokak sahnesini 15. yüzyıl Osmanlı cami mimarisine ait unsurlarla bir araya getiriyor. Tablo, Osmanlı'da bir sanatçının ortaya koyduğu oryantalist sanat anlayışını anlamak adına önemli bir örnek.

Osman Hamdi Bey'in kendisini 3 farklı figür olarak resmettiği tablodaki mekanın Bursa'daki Muradiye Camisi'nin ana giriş kapısı olduğu ifade ediliyor.
Osman Hamdi Bey'in tabloda kendisini; kör dilenci, sarı elbiseli adam ve kollarını sıyıran kişi olmak üzere 3 farklı karekterde resmetti.
1891'DE TAMAMLANDI, 1895'DE SATILDI
Cami Kapısı'nda adlı eser 1891 yılında tamamlandı ve ilk kez Belin'de sergilendi. 4 yıl sonra Pensilvanya Üniversitesi'ne doğrudan Osman Hamdi Bey tarafından satıldı.
Tablo tam 131 yıl sonra ilk defa satışa çıkarıldı ve 218 milyon liraya alıcı buldu.

EN PAHALI TABLOSU "KUR'AN OKUYAN KIZ"
Osman Hamdi Bey'in "Kur'an Okuyan Kız" eseri Londra'da yapılan müzayede 6 milyon 315 bin sterline (yaklaşık 44 milyon 12 bin lira) alıcı buldu. Bu satış, sanatçının müzayedelerde ulaştığı en yüksek satış olarak kayıtlara geçti.
![]()
Paris'te Gustave Boulanger ve ünlü oryantalist ressam Jean-Leon Gerome'un etkisi altında eğitim alan Osman Hamdi Bey, Osmanlı ile Avrupa sanat dünyası arasında köprü kuran sanatçılar arasında gösteriliyor.
Osman Hamdi Bey, 1881'de müdürlüğüne getirildiği İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde (Müze-i Hümayun) Türk müzeciliğinin temelini attı ve 1884'te yürürlüğe giren "Asar-ı Atika Nizamnamesi" ile de tarihi eserlerin yurt dışına çıkarılmasını yasaklayarak kültürel mirasın korunmasında tarihi bir rol oynamıştı.
OSMAN HAMDİ BEY KİMDİR?
1842–1910 yılları arasında yaşayan Osman Hamdi Bey, Osmanlı'nın en önemli sanatçılarından ve arkeologlarından biridir. Osman Hamdi Bey; resim, müzecilik ve arkeoloji alanlarında öncü isimlerden biri olarak kabul edilir.
İstanbul'da doğan Osman Hamdi Bey'in babası ise Osmanlı'nın önemli devlet adamlarından İbrahim Edhem Paşa'dır. Genç yaşta Paris'e gönderilen Hamdi Bey, burada hukuk eğitimi alması beklenirken resme yöneldi. Paris'te dönemin ünlü ressamları Jean-Léon Gérôme ve Gustave Boulanger'in öğrencisi oldu. Türkiye'ye döndükten sonra ise devlet görevlerinde bulundu.

EN ÜNLÜ TABLOLARINDAN BİRİ: KAPLUMBAĞA TERBİYECİSİ
Osmanlı'da Batılı anlamda resim yapan ilk sanatçılardan biri olan Osman Hamdi Bey, eserlerinde genellikle Doğu yaşamını, mimariyi ve insan figürlerini detaylı ve gerçekçi biçimde işlemiştir. En ünlü tablolarından biri ise 1906 yılında yaptığı "Kaplumbağa Terbiyecisi"dir. Bu eser; sabır, değişim ve toplumsal eleştiri gibi anlamlarla değerlendirilir.
![]()
ARKEOLOJİ VE MÜZECİLİK ÇALIŞMALARI
*1881'de Müze-i Hümayun (bugünkü İstanbul Arkeoloji Müzeleri) müdürü oldu.
*Osmanlı'da ilk modern müzeciliğin kurucusu sayılır.
*Nemrut Dağı, Sayda (Sidon) gibi önemli kazılara öncülük etti.
*İskender Lahdi gibi çok önemli eserlerin bulunmasını sağladı.
*Osmanlı'da ilk Eski Eserler Yasasının hazırlanmasında büyük rol oynadı; böylece tarihi eserlerin yurtdışına kaçırılması engellenmeye çalışıldı.
KAYNAK: KANAL 6 HABER / HÜSEYİN EKİCİ (ÖZEL)





