Tokat'ın Erbaa ilçesinde yaşayan Şulen ailesi, 15 yıl önce doktor tavsiyesiyle başladıkları kuzu besleme serüvenine, oğullarının talebi üzerine yeniden döndü. Henüz bir haftalıkken eve getirilen ve şu an iki aylık olan "Üzüm", ev ortamında bebek gibi bakılıyor.
Altı bezlenen ve biberonla beslenen kuzu, Ali Eren’in dış dünya ile kurduğu bağın en önemli halkası oldu. Anne Reyhan Şulen, bu yöntemin yıllar önce Ali Eren’deki his kaybı ve göz teması kuramama gibi sorunları aşmada kilit rol oynadığını belirtiyor.
"HAYVAN SEVGİSİ İLE OĞLUMU TEKRAR KAZANDIM",
Anne Reyhan Şulen, geçmişte besledikleri "Fındık" ve "Fıstık" isimli kuzuların Ali Eren üzerindeki etkilerini şu sözlerle aktarıyor:
Kuzuyu beslemekteki amacımız otizmli olan oğlum Ali için. Yıllar önce biz evde kuzu beslemiştik, Ali'de his kaybı vardı. Ali sıcağı soğuğu hissetmiyordu, bize dönüp bakmıyordu. Dikkatini çekebilmesi için bir doktorun tavsiyesi ile biz eve kuzu getirdik. Sonra kuzuya süt vermem, Ali'nin bir yerlere gittikçe kuzunun peşinden dolaşması, Ali'nin eline süt sürüyordum süt kokusuna gidip Ali'nin elini yalaması falan Ali'nin göz teması kurmasını daha da artırdı, Ali'ye iyi geldi."
KONUŞAMAYAN ÇOCUKTAN İSTEKLERİNİ ANLATAN GENCE
Otizmin tamamen bitmediğini ancak hayvan sevgisinin mucizeler yarattığını ifade eden Şulen, oğlundaki değişimi şu çarpıcı cümlelerle dile getirdi:
"Ali normalde hiç konuşamayan bir çocuktu, istediğini hiç anlatamıyordu. Hayvan sevgisi ile birlikte ben oğlumu tekrar kazandım. Şu an çok şükür istediği her şeyi söyleyebiliyor. İstediği yemeği, gitmek istediği yeri, yapmak istediği her şeyi söyleyebiliyor. Otizm bitti mi? Bitmedi ama farklı bir çocuk, özel bir çocuk."
Şulen, kuzuyu da çocuğu gibi sevdiğini ifade ederek "Artık benden bir parça oldu. Çok tatlı, çok sevimli." dedi.