Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2026 yılının ilk beş ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla hissedilir bir durgunluk yaşadı. Ocak-Mayıs dönemini kapsayan veriler, pazarın bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7,4 oranında daralarak 453 bin 138 adet seviyesinde gerçekleştiğini ortaya koydu.
Bu dönemde segmentler arasında tam bir tezat yaşandı. Otomobil satışları yüzde 9,65 gibi ciddi bir oranla gerileyerek 356 bin 256 adede düşerken, hafif ticari araç pazarı ise genel trendin aksine yüzde 1,94’lük hafif bir büyüme kaydederek 96 bin 882 adet olarak kayıtlara geçti.
MAYIS AYINDA DÜŞÜŞ DAHA DA DERİNLEŞTİ
Yılın ilk beş ayındaki genel daralma trendi, özellikle mayıs ayında çok daha keskin bir hal aldı. ODMD verilerine göre, mayıs ayında otomobil ve hafif ticari araç pazarı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 22,55 gibi yüksek bir oranda daralarak 83 bin 442 adede kadar geriledi.
Mayıs ayında otomobil satışları yüzde 23,19 azalışla 65 bin 386 adet olurken, hafif ticari araç pazarı da yüzde 20,13 düşüşle 18 bin 56 adet seviyesinde kaldı. Bu sonuçlarla birlikte pazar, son 5 yılın mayıs ayı ortalamasına göre yüzde 5,1 oranında bir kayıp yaşasa da, son 10 yılın mayıs ayı ortalama satış rakamlarına kıyasla yüzde 10,3’lük bir artışı korumayı başardı.
TÜKETİCİNİN GÖZDESİ YİNE C SEGMENTİ VE SUV MODELLER OLDU
Ocak-Mayıs döneminde Türk tüketicisinin otomobil tercihinde ekonomik ve kompakt sınıflar öne çıkmaya devam etti. Toplam otomobil pazarının yüzde 85 gibi ezici bir çoğunluğunu A, B ve C segmentindeki araçlar oluşturdu. Bu süreçte C segmenti otomobiller 193 bin 210 adetlik satışla pazardan yüzde 54,2 oranında aslan payını alırken, onu 108 bin 660 adetle yüzde 30,5 pay sahibi olan B segmenti takip etti.
Gövde tipine bakıldığında ise SUV çılgınlığının hız kesmediği görüldü. En çok tercih edilen gövde tipi olan SUV otomobiller, 230 bin 921 adetlik satış rakamına ulaşarak pazar payını yüzde 64,8’e kadar çıkardı. Bir dönemin lideri olan sedan otomobiller 70 bin 396 adetle yüzde 19,8 pay alarak ikinci sırada kalırken, hatchback modeller ise 53 bin 855 adetle yüzde 15,1’lik bir payda kaldı.
ELEKTRİKLİ VE HİBRİT YÜKSELİRKEN MOTOR HACİMLERİ KÜÇÜLDÜ
Motor tiplerine göre yapılan analizde benzinli araçlar liderliğini korusa da alternatif enerjili araçların payı dikkat çekici seviyelere ulaştı. Benzinli otomobil satışları 148 bin 75 adetle yüzde 41,6 pay alırken, hibrit otomobiller 119 bin 22 adetle yüzde 33,4’lük önemli bir paya ulaştı. Geleceğin teknolojisi olarak görülen elektrikli otomobiller ise 66 bin 353 adetlik satışla yüzde 18,6 pazar payı elde etti.
Buna karşılık dizel otomobil satışları 20 bin 683 adetle yüzde 5,8’e, otogazlı otomobiller ise 2 bin 123 adetle yüzde 0,6’ya kadar geriledi. Elektrikli araç pazarının kendi içindeki detaylarında ise 160 kW altındaki daha erişilebilir araçların satışı yüzde 18,8 artarak yüzde 16,7 paya ulaşırken, lüks sınıftaki 160 kW üstü araçların satışı yüzde 31,8 azalarak yüzde 1,9 payda kaldı. Motor hacmi tarafında ise yüksek vergiler ve ekonomik tercihler nedeniyle 1400cc altındaki otomobil satışları yüzde 28,1, 1400-1600cc aralığındaki satışlar ise yüzde 13,9 gerileme gösterdi.
EMİSYON DÜŞTÜ OTOMATİK VİTES STANDART HALİNE GELDİ
Çevre hassasiyeti ve emisyon kurallarının etkisi satış rakamlarına da yansıdı. Emisyon seviyelerine göre yapılan değerlendirmede, görece düşük salınıma sahip 120-140 gr/km arasındaki otomobiller 106 bin 730 adetle pazarın yüzde 30’unu oluşturdu. Bunu 75 bin 520 adetlik satış ve yüzde 21,2’lik pay ile 140-160 gr/km arasındaki otomobiller takip etti.
Diğer taraftan, Türk sürücüsünün vites tercihi neredeyse tamamen otomatiğe döndü. Otomatik şanzımanlı otomobiller 347 bin 345 adetlik satışla pazarın yüzde 97,5 gibi mutlak bir çoğunluğuna hükmederken, manuel şanzımanlı otomobiller yalnızca 8 bin 911 adet satılarak yüzde 2,5’lik sembolik bir payda kaldı.
HAFİF TİCARİDE "VAN" TARZI LİDERLİĞİNİ SÜRDÜRÜYOR
Ticaretin kalbinin attığı hafif ticari araç pazarında ise gövde tiplerine göre belirgin bir ayrışma yaşandı. Yılın ilk 5 ayında iş dünyasının ve esnafın en çok tercih ettiği gövde tipi, 74 bin 355 adetlik satış ve yüzde 76,7’lik devasa payıyla van modeller oldu. Yük taşıma kapasitesiyle öne çıkan kamyonet modelleri ise 8 bin 505 adetlik satış ve yüzde 8,8’lik pazar payıyla listenin ikinci sırasına yerleşti.
MARKA SAVAŞLARINDA LİDERLER VE YERLİ ÜRETİM DETAYI
Yılın ilk beş ayında markalar arasındaki rekabet de tüm hızıyla devam etti. Sadece otomobil perakende satışları baz alındığında Fransız üretici Renault, 54 bin 813 adetlik satışla rakiplerine fark atarak liderlik koltuğuna oturdu. Otomobil satışlarında Renault’u 30 bin 429 adetle Volkswagen ve 25 bin 868 adetle Hyundai izledi.
Hafif ticari araçların da dahil edildiği toplam pazar rakamlarına bakıldığında ise sıralama değişti. Toplam pazarda Renault 58 bin 717 adetle yine ilk sırada yer alırken, ticari araçlardaki gücüyle bilinen Fiat 37 bin 459 adetle ikinci, Volkswagen ise 37 bin 452 adetle kıl payı farkla üçüncü sırada yer aldı.
İTHAL ARAÇLAR TOPLAM PAZARIN HAKİMİ OLMAYA DEVAM EDİYOR
Türkiye'de üretim yapan yerli markaların perakende satış performansları da göz doldurdu. Yerli üretim araçlar cephesinde Toyota 26 bin 938 adetlik satışla zirveye yerleşirken, Hyundai 16 bin 862 adetle ikinci oldu. Türkiye'nin yerli ve milli elektrikli otomobil markası Togg ise Ocak-Mayıs döneminde 16 bin 745 adetlik perakende satış rakamına ulaşarak önemli bir başarıya imza attı.
Ancak genel toplama bakıldığında ithal araçların pazardaki ağırlığı net bir şekilde görüldü. Yılın ilk 5 ayında Türkiye otomotiv pazarında satılan araçların 146 bin 650 adedi Türkiye'de üretilen yerli araçlardan oluşurken, geri kalan 306 bin 488 adetlik büyük çoğunluk ise yurt dışından getirilen ithal araçlardan oluştu.