Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Başkanı Cengiz Eroldu, düzenlediği basın toplantısında otomotiv sektörünün 2025 yılı performansını değerlendirdi. Eroldu, sektörün ihracat, üretim ve katma değer göstergelerinde tarihi seviyelere ulaştığını belirterek, 2026’ya ilişkin beklentilerini ve karşı karşıya olunan riskleri paylaştı. Hafif ticari araç ihracatında da 435 bin adetle tarihi bir seviyeye ulaşıldığını vurgulayan Eroldu, Türkiye’nin Avrupa’nın en önemli hafif ticari araç üretici ülkelerinden biri konumunda olduğunu ifade etti.

OTOBÜS VE MİNİBÜSTE AVRUPA’NIN ÜRETİM ÜSSÜ

Türkiye’nin Avrupa ve diğer dış pazarlar için otobüs ve minibüs üretiminde kritik bir merkez olma özelliğini sürdürdüğünü belirten Eroldu, 2025’te 12 bin 655 adetlik üretimle bu alanda da bugüne kadarki en yüksek ihracat rakamına ulaşıldığını kaydetti.

“Bu üç temel gösterge, 2025’in otomotiv sanayi açısından son derece önemli bir kilometre taşı olduğunu açıkça ortaya koyuyor. 2025 yılı, yapılan yatırımların somut sonuçlarının alındığı bir yıl oldu,” diyen Eroldu, sektörün Türkiye’de yatırım yapmaya devam ettiğinin altını çizdi.

İHRACATTA LİDERLİK GÜÇLENDİ

Sektörler bazında ihracat verilerine değinen Eroldu, otomotivin liderlik konumunu daha da pekiştirdiğini belirterek, sektörün Türkiye’nin toplam ihracatından aldığı payın yüzde 16,5’ten yüzde 17,6’ya yükseldiğini aktardı.

Kilogram başına ihracat değerinde de güçlü bir artış yaşandığını ifade eden Eroldu, otomotiv ana sanayinde bu rakamın 12,19 dolardan 13,10 dolara çıktığını, toplam otomotiv sanayinde ise 8,3 dolardan 9,1 dolara yükseldiğini söyledi. Bu gelişmenin sanayi açısından son derece olumlu bir tablo çizdiğini vurguladı.

OTOMOBİLDE DENGESİZLİK UYARISI

Eroldu, sektörün en önemli sorunlarından birinin otomobildeki dış ticaret dengesizliği olduğuna dikkat çekti. Türkiye’nin hâlâ otomobil ihracatından daha fazla ithalat yaptığını belirten Eroldu, bu alanda 7,7 milyar dolarlık açığın Türkiye ekonomisi açısından ciddi bir sorun olduğunun altını çizdi.

Türkiye’de otomotiv yatırımlarının artırılması ve iç pazara daha fazla yerli üretim otomobil sunulmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Eroldu, bu başlığın önümüzdeki dönemde öncelikli çalışma alanlarından biri olduğunu söyledi.

REKABETÇİLİK VE VERİMLİLİK VURGUSU

Yatırım kararlarının uzun vadeli alındığını hatırlatan Eroldu, 2023-2024 döneminde alınan kararların sonuçlarının 2025’te görülmeye başlandığını belirtti. Rekabetçilik kaybının orta vadede risk oluşturabileceğine işaret eden Eroldu, sektörün hem ana sanayi hem de tedarik sanayinde verimlilik odaklı çalışmalara ağırlık vermesi gerektiğini ifade etti.

“Her şeyi devletten beklemek yerine, sanayinin kendi verimlilik hamlelerini yapması gerekiyor,” diyen Eroldu, kur gelişmelerinin yarattığı baskının da bu çalışmalarla dengelenmeye çalışıldığını söyledi.

KAPASİTE ARTIŞI VAR, KULLANIM ORANI KRİTİK

2025’te yapılan yatırımlarla otomotiv sanayinde kapasite artışı sağlandığını dile getiren Eroldu, toplam üretim kapasitesinin 2 milyondan 2 milyon 200 bine yükseldiğini aktardı. Buna karşın kapasite kullanım oranının yüzde 67 seviyesinde kaldığını belirten Eroldu, bu oranın rekabetçilik açısından yeterli olmadığını vurguladı.

Amaçlarının kapasite kullanım oranını daha yukarı taşımak olduğunu ifade eden Eroldu, bunun rekabet gücüne doğrudan katkı sağlayacağını söyledi.

ÜRETİMDE YÜZDE 4 ARTIŞ

Eroldu, 2025’te toplam üretimin bir önceki yıla göre yüzde 4 artarak 1 milyon 419 bin adede ulaştığını belirtti. Türkiye pazarı ve ihracat büyürken üretimde de paralel bir artış yakalandığını söyleyen Eroldu, bu sonuçların yıl başında paylaşılan öngörülerle uyumlu olduğunu dile getirdi.

“MADE İN EU” UYARISI

AB’nin gündemindeki “Made in EU” taslağına da değinen Eroldu, bunun bir risk barındırdığını ancak yönetilebilir bir konu olduğunu söyledi. Türkiye ile AB arasındaki otomotiv ilişkilerinin karşılıklı ve tamamlayıcı bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan Eroldu, Türkiye’nin toplam otomotiv ihracatının yüzde 70’inin AB’ye yapıldığını hatırlattı. “Türkiye’siz bir Avrupa otomotiv sanayinin ayakta kalması zor,” diyen Eroldu, sürecin yakından takip edileceğini belirtti.

2026 BEKLENTİSİ: DENGELİ SEYİR

2026 öngörülerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Eroldu, üretim ve ihracatın 2025’e paralel bir seyir izlemesini beklediklerini söyledi. AB pazarında hafif ticari araç segmentinde gözlenen daralma sinyallerine rağmen, yeni yatırımlar, markalar ve ürünlerle bu risklerin dengelenebileceğini ifade etti.

HURDA TEŞVİKİ AÇIKLAMASI

Hurda teşviki beklentilerine ilişkin soruyu da yanıtlayan Eroldu, şu an için somut bir teşvik çalışması bulunmadığını söyledi. Ancak eski araç parkının çevresel etkilerine dikkat çeken Eroldu, uzun vadeli ve çevre odaklı bir planlamanın hem ülke ekonomisi hem de otomotiv sanayisi açısından olumlu sonuçlar doğuracağını vurguladı.

Kaynak: Kanal 6 Haber