Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi, CHP kurultay davasında, Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına, Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar verdi. Kararın ardından CHP parti yönetimi olağanüstü toplandı. MYK toplantısının ardından Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel, açıklamalarda bulundu.
Özel'den öne çıkan satır başları şöyle;
"İLK İTİRAZIMIZI YARGITAY'A YAPTIK, YSK'YA BAŞVURACAĞIZ"
"1. Asliye Hukuk mahkemesini ayarlayanın istediğini indirme istediğini bindirme yetkisini tanımlanmaya çalışılmaktadır. Bugün ilk itirazımızı, tedbir kararını kaldırılması için Yargıtay'a yaptık. Yarın YSK'nın bize vermiş olduğu mazbataya sahip çıkması için YSK'ya başvuracağız."
YSK'NIN SORUMLULUK ALANINA SAHİP ÇIKMASINI BEKLİYORUZ
"Yargıtay'a tedbirin durdurulmasına yönelik başvurularımızın en acil şekilde ele alarak, YSK'nın kendisine tanınan görev sorumluluk alanına, kendisine sahip çıkmasını bekliyoruz."
KILIÇDAROĞLU'NA GERİ DÖNMEDİM, NE KONUŞACAĞIZ?
"Yoğun bir toplantı, sonra partilerden ziyaretler vardı. Arayanlar arasında Kılıçdaroğlu var. Henüz dönmedim. Dönüp de ne konuşacağız? Bugün zaten yargı kararına saygılıyız diyen bir vekili disipline vermişiz. Sayın Kılıçdaroğlu’nun AK Parti yargısı eliyle koltuğa döneceğini hayal bile etmek istemem. Bu gece bu psikoloji içinde o telefona dönmenin manası olmaz. Bu telefon o kararla uzlaşmaysa öyle bir şey olmaz. Elbette bir şekilde telefonuna dönülecek. Bir butlan kararını meşru görmesini beklemesini beklemem. Ben genel merkezdeyim. Bundan sonra gecesiyle gündüzüyle genel merkezdeyiz."
BİR YOLA ÇIKTIK
"Biz CHP değişmelidir dedik. Bu sözlerimiz tepki görünce, görevi biz üstlendik. Bir yola çıktık. Yola çıktığımızda aday dahi olamayacağımızı söylediler. Biz bütün kampanya boyunca ne yapacağımızı açık açık paylaşarak il il gezdik. Dediler ki delegeleri ikna edemezsiniz. Biz dedik ki o delegeyi biz ikna etmeyeceğiz. O delegeyi kurultaya yollayan oğlu, torunu, eşi, berberi ikna edecek. Ben delegelerimizle konuşurken en güvendiğinizle konuşun öyle gelin dedim. Biz onların vicdanına güvendik."
SUÇUMUZ AK PARTİ'Yİ YENMEK
Biz AK Parti'nin esas çomağını orada soktuk. Ne bizim suçumuz? bizim suçumuz 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmak, kurulduğu günden bu yana AK Parti'yi ilk kez yenmek! Bizim suçumuz, emeklinin, asgari ücretlinin umudu olmak."
SANDIKLA GELENİN SANDIKLA GİTMESİDİR
"Demokrasi sandıkla gelenin sandıkla gitmesidir. Göstermelik kurultay yapanlar, demokrasiyi güya savunanlar, bir kere kaybettiler, milli iradeyi yerle bir ettiler. Birileri bizim kurultayı kazanmamızı da hazmetmedi. Bir diğerleri yerel seçimi kazanmamızı hazmetmediler. Müesses nizamın kazanmasını istediklerinin kazanmasına alışık olanlar; müesses nizama itiraz edenlerin zaferiyle hiçbir zaman barışamadılar, hiçbir zaman bunu hazmedemediler. Milletin kararına savaş açmayı seçtiler. Siyaset üretemeyince yargı kollarını devreye soktular."
KONFORLU MUHALEFET PARTİSİ GENEL BAŞKANLIĞI KOLTUĞUNU REDDEDİYORUM
"Bize sağdan soldan Ekrem'i, mücadeleyi bırak. Ankara'ya dön, Ankara merkezi siyaset yap. Partinin başında otur. Oturmadık o koltukta. Oturmayacağım o koltukta. Oturmayacağım koltuk; mutlu, mesut, güvenli, muhalefet liderliği koltuğu. Ben bu koltuğu reddediyorum. Konforlu muhalefet partisi genel başkanlığı koltuğunu reddediyorum. Saray'ın icazetiyle, yargısının açtığı yolla o koltukta oturmadım, oturmam kimse oturmamalıdır. Bu millet kendisine rağmen kimseyi o koltukta oturtmaz."
DOĞRU BİLDİĞİMİZ YOLDA BUGÜNE GELDİK
"Şahsi çıkarlarımızı reddederek her türlü kirli teklife, işbirliği teklifine hayır diyerek. Doğru bildiğimiz yolda bugüne geldik biz. Bu mesele bizim değil milletin meselesidir. Bu savaş bize değil, millete açılmıştır. Bu darbe bize değil millete yapılmıştır. Sandığa, seçme ve seçilme hakkına yapılmıştır. Bu darbe; 19 Mart'ta cumhurbaşkanı adayına, 21 Mayıs'ta da geleceğin iktidar partisine yapılmıştır. Mesele bu darbeye teslim olup olmama meselesidir. Bu kararın mağduru milletir ve maalesef çok daha ağır bedeller ödeyecektir."
‘BAYRAĞI BIRAKMAYACAĞIZ’
“Öncelikle mücadeleyi yükselteceğiz. Önümüzde mahkeme kararını YSK nasıl yorumlayacak, hangi hükümlerini tenzil edecek göreceğiz. Biz bize verilen bayrağı yere bırakmayız. Millet bayrağı verir, zoru görünce kaçanı, bayrağı birinin istediği gibi sallayanı haz etmez. Her şartı zorlayacağız. Elimizdeki bayrağı bırakmayacağız.”





