Fatih'teki Neslişah Sultan Kültür Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısında, Özgürlük ve Sumud Filosu Türkiye Yönetimi adına basın açıklamasını Dilek Tekocak okudu.

Gazze'de yaşanan insani felaketin artık kriz değil, sistematik bir yok ediş ve soykırım olduğunu vurgulayan Tekocak, aylar boyunca süren abluka, kapalı sınırlar, engellenen yardımlar, hedef alınan sağlık altyapısı ve sivillere yönelik ağır ihlallerin Filistin halkının yaşam hakkını bilinçli ve planlı biçimde ortadan kaldırdığını anlattı.

Tekocak, açıklamanın yalnızca bugünün acil gündemine dair olmadığını ifade ederek, "Gazze'de Filistin halkına karşı sürmekte olan İsrail soykırımı, 78 yıldır devam eden Nakba'dan, 78 yıldır adım adım inşa edilen yok etme siyasetinden, apartheid, mülksüzleştirme ve temel hakların inkarı üzerine kurulu sömürgeci düzenden bağımsız ele alınamaz. Filistin'den bakıldığında uluslararası sistem, 1948'den bu yana başarısız olmuştur ve bugün de bu başarısızlık sürmektedir. Bu durum, yalnızca normların uygulanmamasıyla açıklanamaz. Filistinlilerin maruz kaldığı yerleşimci sömürge tahakkümü, süreklilik arz eden yapısal bir şiddet rejimidir. Gazze, bu rejimin ve ondan türeyen mekanizmaların artık tasfiye edilmesi gerektiğini tüm insanlığa açık biçimde göstermektedir." diye konuştu.

7 EKİM'DEN BERİ 76 BİN 230 SİVİL ÖLDÜ

Ateşkes ilanının üzerinden 132 gün geçtiğini ancak sahada sükunet olarak sunulan tablonun, gerçekte ablukanın devamı yoluyla işletilen sistematik bir boğma rejimi olduğunu ifade eden Tekocak, şunları kaydetti:

"İlk 100 günde ateşkes binden fazla kez ihlal edilmiş, 477 Filistinli hayatını kaybetmiştir. 7 Ekim'den bu yana 76 bin 230 sivil, çocuk ve kadın öldürülmüş, 174 bin kişi yaralanmış, nüfusun neredeyse tamamı en az bir kez zorla yerinden edilmiştir. Suya erişim yüzde 98 biçimde azalmış, uluslararası insani yardım misyonlarının neredeyse tamamı engellenmiştir. Bu koşullarda ateşkes, Filistinliler için bir koruma değil, ölüm ve yıkımın idaresini zamana yayan bir örtüye dönüşmektedir. Çünkü abluka yalnızca bir güvenlik uygulaması değildir. Abluka, insan yapımı kıtlık, kalori kontrolü ve stratejik aç bırakmadır. Sömürgeci tahakküm rejiminin ve soykırım amaçlı yıkımın temel araçlarından biridir."

Tekocak, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararıyla (ABD Başkanı Donald) Trump planının BM mührü alıp hukuki nitelik kazandığını, Gazze'ye tamı tamına yabancı, sömürgeci vesayeti mahiyetinde bir yönetimin layık görüldüğünü söyledi.

Tekocak, bu filonun bir merhamet gösterisi değil, Filistin halkının haysiyetini, özgürlüğünü ve eşitliğini savunan barışçıl bir sivil hareket olduğunu da sözlerine ekledi.

Kaynak: AA