ABD Başkanı Donald Trump’ın son dönemde yaptığı Grönland çıkışı, uluslararası diplomaside gözleri dünyanın öteki ucuna çevirdi. Adanın stratejik önemini açıkça dile getiren Trump, şu çarpıcı ifadeleriyle niyetini ortaya koymuştu:

"ABD'nin ulusal güvenlik amacıyla Grönland'a ihtiyacı var. İnşa etmekte olduğumuz Altın Kubbe için hayati önemde. Grönland'ın ABD'nin elinde olmasıyla NATO çok daha güçlü ve etkili hale gelir. Eğer biz almazsak, Rusya ya da Çin alacaktır ve bu olmayacak."

Bu sözler, Grönland'ın sadece buzlarla kaplı bir adadan ibaret olmadığını, aslında Arktik bölgesinin kontrolünü sağlayan stratejik bir bölge olduğunu kanıtlıyor. Trump’a göre adanın kontrolü, Rusya ve Çin gibi süper güçler karşısında ABD’ye mutlak bir üstünlük sağlayacak.

BUZLARIN ALTINDAKİ HAZİNE: NEDEN ŞİMDİ?

Kuzey Amerika ile Avrupa arasında bir köprü olan Grönland, iklim değişikliğiyle buzları eridikçe paha biçilemez bir maden yatağına dönüşüyor. Akıllı telefonlardan elektrikli araçlara kadar her yerde kullanılan nadir toprak elementleri, uranyum, petrol ve doğalgaz rezervleri, Washington’ın iştahını kabartıyor. Trump için bu ada, sadece bir toprak parçası değil, ABD’nin teknolojik bağımsızlığını garantileyecek devasa bir kaynak deposu.

GÜNLÜK HAYAT VE KADİM KÜLTÜR

Peki, devletlerin paylaşamadığı bu adada günlük hayat nasıl? Yaklaşık 56 bin nüfuslu adada şehirleri birbirine bağlayan tek bir kara yolu bile bulunmuyor; ulaşım tamamen helikopterler, küçük uçaklar ve kışın deniz donduğunda devreye giren köpek kızaklarıyla sağlanıyor. Halkın büyük çoğunluğu, rengarenk İskandinav tipi evlerin süslediği kıyı kasabalarında yaşıyor.

Günün ritmini hala avcılık ve balıkçılık belirliyor; bir Grönlandlı için sabah işe gitmek, dondurucu fiyortlarda devasa balinaların veya fokların izini sürmek anlamına gelebiliyor. Sosyal hayat ise kışın aylar süren zifiri karanlık (kutup gecesi) ve yazın hiç batmayan güneşin (gece yarısı güneşi) uç noktaları arasında şekilleniyor.

Halkın büyük çoğunluğu İnuit kökenli ve resmi dil Danca ve Grönlandca. İnuit geleneklerine sıkı sıkıya bağlı olan bu toplulukta, buzun üzerinde hayatta kalmak bir sanata dönüşmüş durumda; öyle ki okul müfredatlarından sosyal etkinliklere kadar her şey, doğanın bu sert ama büyüleyici temposuna göre akıyor. Modern yapılar ile avcı kulübelerinin yan yana olduğu adada, kışın aylarca süren karanlığa rağmen yüksek bir eğitim ve sağlık standardı hakim.

EKONOMİK DURUM: BALIKÇILIKTAN TEKNOLOJİYE

Danimarka Krallığı’na bağlı özerk bir bölge olan Grönland, yıllık yaklaşık 600 milyon dolarlık bir blok yardımla ayakta duruyor. Kişi başı milli gelir 33.000$ - 37.000$ seviyelerinde olsa da dondurucu iklim ve ithal ürünlerin pahalılığı hayatı zorlaştırıyor.

Grönland, başta ABD olmak üzere pek çok büyük devletin üzerinde hakimiyet kurmak istediği dünyanın en büyük adası. Ancak Grönland halkı ABD'ye katılma ihtimaline sıcak bakmıyor. Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen şu anda bir seçim yapması istenirse, halkının ABD yerine Danimarka'yı seçeceğini belirtmişti. Ada, devasa yeraltı kaynakları ve jeopolitik kritikliğiyle Washington'ın radarında kalmaya devam etse de, halkın Danimarka'ya olan bağlılığı bu dev adanın sadece bir "satın alma" meselesi değil, derin bir siyasi irade konu olduğunu kanıtlıyor.

Kaynak: Kanal 6 Haber Merkezi