DÜNYA

Pearl Harbor saldırısı nedir? Pearl Harbor'da neler yaşandı?

Donald Trump’ın Japonya Başbakanı’na yaptığı o çok konuşulan Pearl Harbor şakası, tarihin en büyük baskınını yıllar sonra yeniden dünya gündemine taşıdı. 7 Aralık 1941 sabahı Hawaii’de patlayan bombalar, sadece bir donanmayı değil, "uyuyan dev" Amerika’yı da İkinci Dünya Savaşı’nın tam merkezine uyandırdı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Japonya Başbakanı’na yönelik o meşhur "soğuk" şakasının ardından yeniden tozlu raflardan inen Pearl Harbor baskını, sadece askeri bir operasyon değil; modern tarihin en büyük kırılma noktasıdır.

7 Aralık 1941 sabahı Hawaii semalarında yankılanan patlamalar, "uyuyan bir devi" uyandırırken, dünya siyasetini de bir daha asla eskisi gibi olmayacak şekilde değiştirdi.

PASİFİK’TE BEKLENMEDİK BİR SABAH

1941 yılının o pazar sabahı, Pearl Harbor askeri üssündeki Amerikan askerleri sıradan bir güne uyandıklarını sanıyordu. Ancak saatler 07.55’i gösterdiğinde gökyüzü Japon savaş uçaklarıyla kaplandı. Japonya, Pasifik’teki Amerikan gücünü tek bir hamlede yok etmek amacıyla "Tora! Tora! Tora!" parolasıyla harekete geçmişti.

Radarlar yaklaşan uçakları tespit etse de, görevliler bunları "kendi uçaklarımız" sanarak tarihin en büyük istihbarat hatalarından birine imza attı.

İKİ SAATTE GELEN BÜYÜK YIKIM

Sadece iki saat süren yoğun bombardıman, tam bir cehennem tablosu yarattı. Japon uçakları limandaki dev savaş gemilerini ve hava alanlarını hedef aldı. USS Arizona zırhlısı, cephaneliğine isabet eden bombayla saniyeler içinde binlerce mürettebatıyla sulara gömüldü.

Saldırı bittiğinde 2 bin 400’den fazla Amerikalı hayatını kaybetmiş, 188 uçak imha edilmiş ve Amerikan donanmasının gururu olan gemiler hurda yığınına dönmüştü. Japonya taktiksel olarak büyük bir zafer kazanmış görünüyordu.

STRATEJİK HATA: KAÇIRILAN FIRSATLAR

Japonya limanı yerle bir etse de çok kritik bir detayı atladı. O sabah, Amerikan donanmasının asıl gücü olan uçak gemileri eğitimde oldukları için limanda değildi. Ayrıca Japon uçakları, limandaki dev yakıt depolarını ve tamirhaneleri vurmayı ihmal etti. Bu "küçük" ihmal, ABD’nin sadece aylar içinde toparlanıp karşı saldırıya geçmesine olanak sağladı.

Japonya o sabah savaşı kazanmış gibi görünse de, aslında kendi sonunu hazırlayan devasa bir sanayi gücünü ayağa kaldırmıştı.

"UTANÇ GÜNÜ" VE DEĞİŞEN DÜNYA

Saldırının ertesi günü ABD Başkanı Roosevelt, bu tarihi "asla unutulmayacak bir utanç günü" ilan ederek Japonya’ya savaş açtı. O güne kadar Avrupa’daki savaşa mesafeli duran Amerikan halkı, bir gecede kenetlendi.

Pearl Harbor, ABD’yi İkinci Dünya Savaşı’nın tam merkezine itti ve bu hamle, yıllar sonra Hiroşima ve Nagazaki’ye atılacak atom bombalarına kadar uzanan kanlı bir sürecin fitilini ateşledi. Bugün Pearl Harbor, diplomasinin sustuğu yerde başlayan trajedinin en net sembolü olmaya devam ediyor.