ABD ekonomisinde uzun süredir beklenen rahatlama haziran ayında kendini hissettirdi. Ülkede tüketici fiyatları, özellikle enerji maliyetlerindeki keskin gerilemenin rüzgarıyla aylık bazda yüzde 0,4 oranında azalış kaydetti. Piyasa uzmanlarının genel beklentisi fiyatların yüzde 0,2 düşeceği yönündeyken, gelen bu veri tahminleri ikiye katlayarak yüzleri güldürdü.
ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu tarafından açıklanan veriler, bir önceki ay olan mayısta yüzde 0,5 artış gösteren enflasyonun yönünü tamamen aşağı çevirdiğini ortaya koydu. Haziran ayında yaşanan bu geri çekilme, küresel salgının ilk şoklarının yaşandığı ve endeksin yüzde 0,8 gerilediği Nisan 2020 döneminden bu yana kaydedilen en sert aylık düşüş olarak kayıtlara geçti. Bu düşüşle birlikte yıllık tüketici enflasyonu da mayıs ayındaki yüzde 4,2 seviyesinden haziranda yüzde 3,5'e kadar geriledi.
ENERJİ FİYATLARI TEPETAKLAK OLDU
Enflasyondaki bu tarihi düşüşün arkasındaki en büyük itici güç enerji maliyetlerindeki sert düşüş oldu. Enerji endeksi haziran ayında yüzde 5,7 gerileyerek tıpkı genel endekste olduğu gibi Nisan 2020'den bu yana en büyük aylık kaybını yaşadı. Detaylara bakıldığında, benzin fiyatlarının yüzde 9,7, akaryakıt fiyatlarının yüzde 9,2 ve elektrik fiyatlarının yüzde 1 azaldığı görülüyor. Doğal gaz hizmetleri ise bu grupta yüzde 0,5'lik hafif bir artışla ayrıştı.
Yıllık bazda bakıldığında ise enerji fiyatlarındaki genel yükseliş yüzde 15,7 seviyesinde kalmaya devam ediyor. Bu kapsamda benzindeki yıllık artış yüzde 26,7, akaryakıtta yüzde 42,9, elektrikte yüzde 4 ve doğal gazda yüzde 3 olarak hesaplandı.
ÇEKİRDEK ENFLASYON VE BARINMA MALİYETLERİ SAKİNLEŞTİ
Gıda ve enerji gibi oynak kalemleri dışarıda bırakan çekirdek tüketici fiyatları, haziran ayında aylık bazda hiçbir değişim göstermeyerek sabit kaldı. Ekonomistler bu kalemde yüzde 0,2'lik bir artış öngörüyordu. Çekirdek enflasyon yıllık bazda ise mayıs ayındaki yüzde 2,9 seviyesinden yüzde 2,6'ya gerileyerek dezenflasyon sürecinin kalıcı olabileceğine dair güçlü bir sinyal verdi.
Enflasyonun en yapışkan kalemlerinden biri olarak kabul edilen barınma maliyetleri, aylık bazda sadece yüzde 0,1 artarak Ocak 2021'den bu yana en düşük aylık yükselişini gerçekleştirdi. Bu dönemde konut sahiplerinin eşdeğer kira endeksi yüzde 0,2, normal kira endeksi yüzde 0,1 yükselirken, otel ve benzeri konaklama fiyatlarında yüzde 2,3'lük göze çarpan bir düşüş yaşandı.
GIDA VE DİĞER SEKTÖRLERDE SON DURUM
Gıda fiyatları haziran ayında aylık yüzde 0,2 ve yıllık yüzde 3 oranında sınırlı bir artış gösterdi. Evde tüketilen gıdalarda aylık yüzde 0,2 ve yıllık yüzde 2,7 artış görülürken, yumurta fiyatları yüzde 4,3, süt ürünleri yüzde 1,2 ve et, kümes hayvanları, balık grubu yüzde 0,6 yükseldi. Buna karşın alkolsüz içeceklerde yüzde 1,5, kahvede yüzde 2 ve meyve-sebzede yüzde 0,2 düşüş yaşandı. Dışarıda yemek yemenin maliyeti ise aylık yüzde 0,2 ve yıllık yüzde 3,4 artış kaydetti.
Diğer harcama kalemlerinde de dikkat çekici düşüşler yaşandı. Motorlu taşıt sigortası fiyatları yüzde 2, iletişim hizmetleri yüzde 1,5, giyim fiyatları yüzde 0,6 ve ikinci el araç fiyatları yüzde 0,2 geriledi. Sağlık hizmetleri yüzde 0,1 düşerken, eğlence harcamaları yüzde 0,5, ev eşyası ile kişisel bakım fiyatları yüzde 0,2 arttı. Yeni araç fiyatlarında ise herhangi bir değişim gözlenmedi.
TAHVİL FAİZLERİ ÇAKILDI, ALTINDA COŞKU VAR
Beklentilerden çok daha iyi gelen enflasyon verisi, piyasalarda Fed'in faiz indirimlerine yakın zamanda başlayabileceği beklentisini kuvvetlendirerek tahvil faizlerinde sert düşüşlere yol açtı. ABD'nin 2 yıllık devlet tahvili getirisi verinin ardından 10,53 baz puan düşerek yüzde 4,158 seviyesine indi. Benzer şekilde, 10 yıllık devlet tahvili getirisi de 8,07 baz puanlık kayıpla yüzde 4,529 seviyesine geriledi. Tahvil faizlerindeki bu geri çekilme ve zayıflayan dolar algısı altına yaradı; ons altın fiyatı verinin ardından yüzde 2'nin üzerinde değer kazanarak hızlı bir ralli yaptı.
FED BAŞKANI WARSH: YÜKSEK ENFLASYONA HİÇBİR TOLERANSIMIZ YOK
Verilerin ardından kameraların karşısına geçen Fed Başkanı Warsh, ekonomiye ve para politikasına dair son derece kritik mesajlar verdi. Yüksek enflasyonun Amerikan hanehalkı ve işletmeleri üzerinde çok uzun süredir gereksiz ve ağır bir yük oluşturduğunun altını çizen Warsh, Fed'in kalıcı şekilde yüksek seyreden bir enflasyona hiçbir toleransı olmadığını net bir dille ifade etti. Politikayı doğru uygulamakta kararlı olduklarını belirten Warsh, son beş yılda yaşanan enflasyon dalgasının yakın zamanda tamamen geçmişte kalacağını vurguladı.
Ekonomik faaliyetlerin son dönemde yaşanan küresel gelişmelere karşı büyük bir dayanıklılık gösterdiğini ve güçlü bir hızla büyümeye devam ettiğini söyleyen Warsh, hanehalkı tüketimindeki büyümenin ılımlı seyrettiğini, imalat üretiminin ise bu yıl istikrarlı bir şekilde arttığını belirtti. Bilanço görev gücünün kurulduğunu açıklayan Fed Başkanı, bu gücün bol rezerv rejiminin avantaj ve dezavantajlarını detaylıca inceleyeceğini ve alternatif çözümleri masaya yatıracağını paylaştı.
İSTİHDAM PİYASASI VE YAPAY ZEKA DEVRİMİ
İş gücü piyasasına yönelik değerlendirmelerde de bulunan Warsh, istihdam piyasasının genel olarak oldukça istikrarlı göründüğünü belirtti. İstihdam artışının iş gücündeki büyümeyle paralel bir hızda ilerlediğini söyleyen Warsh, işsizlik oranının düşük olduğunu ve geçen yıl boyunca neredeyse hiç değişmediğini ifade etti. İşten çıkarmaların nispeten düşük seviyelerde kalmaya devam ettiğini ve nominal ücretlerde güçlü bir büyüme yaşandığını ekleyen Fed Başkanı, enflasyon ve iş gücü piyasası üzerindeki tüm etkileri yakından izlemeyi sürdürdüklerini kaydetti.
Konuşmasında teknoloji ve verimlilik ilişkisine de değinen Warsh, son dönemde yaşanan verimlilik artışlarının yapay zeka adaptasyonundan kaynaklanan kazançlardan çok daha önce de güçlü bir yapıda olduğunu hatırlattı. Ancak yapay zekanın geleceğine dair iddialı bir tahminde bulunarak, şu anda piyasalarda "yapay zeka yatırımı" olarak adlandırılan ve özel bir parantez açılan bu sürecin, çok yakın bir gelecekte sadece sıradan bir "yatırım" olarak anılmasının kaçınılmaz olduğunu dile getirdi.