Veri şirketi MusixMatch’in The Economist için gerçekleştirdiği kapsamlı analiz, popüler müziğin duygusal haritasının 25 yılda nasıl değiştiğini gözler önüne serdi. Billboard İlk 100 listesine giren şarkıların yapay zeka ile incelendiği çalışmada; neşe, öfke, kaygı, kalp kırıklığı ve umutsuzluk temaları ölçüldü. Sonuç: Müzik artık daha kasvetli.

AŞK VAR AMA ACISI DAHA ÇOK
Araştırmaya göre "Aşk" hala şarkıların vazgeçilmez teması. Ancak son yıllarda aşkın işleniş biçimi tamamen değişti. Mutlu sonlar ve coşkulu ilan-ı aşklar yerini ayrılığa, kırgınlığa ve içsel çatışmalara bıraktı. Romantizm, yerini "kalp kırıklığına" devretti.
KAYGI PUANI 13 BASAMAK ARTTI
Veriler, modern insanın ruh halini de yansıtıyor. Son 20 yılda şarkı sözlerindeki "kaygı" vurgusunda 13 puanlık bir artış saptandı. Özellikle son 5 yılda kalp kırıklığı ve kaygı, popüler müziğin en baskın iki duygusu haline geldi.

2020 SONRASI UMUTSUZLUK ARTIŞI
Çalışmanın en dikkat çekici bulgusu ise yakın tarihe ait. 2020 yılından sonra şarkı sözlerinde "umutsuzluk" temasında ani ve hızlı bir yükseliş yaşandı. Uzmanlar bu durumu, küresel salgınlar, ekonomik belirsizlikler ve toplumsal krizlerin sanatçıların üretimine doğrudan yansıması olarak yorumluyor.
70'LERDEN BERİ GERİLİYORUZ
The Economist'in verileri, Scientific Reports dergisinde yayımlanan bilimsel bir çalışmayla da örtüşüyor. 1970'lerden bu yana yapılan incelemeler, şarkılardaki "pozitif" duyguların yarım asırdır istikrarlı bir şekilde azaldığını, buna karşılık stres ve gerginlik temasının sürekli tırmandığını kanıtlıyor.





