Karadeniz Teknik Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Osman Bektaş, Doğu Karadeniz kıyı şeridi için yaygın olan "deprem üretmez" algısının doğru olmadığını belirtti. Bektaş, Kandilli Rasathanesi verilerine göre kıyı kesiminde M>3 depremlerin yaygın görüldüğünü söyleyerek, bunun bölgenin tektonik olarak tamamen pasif olmadığını ve kabuğun gerilim altında bulunduğunu gösterdiğini ifade etti.
"KABUK GERİLİM ALTINDA"
Sosyal medya hesabından değerlendirmelerde bulunan Bektaş, "Doğu Karadeniz sahili ‘deprem üretmez’ algısı doğru değil" dedi. Bektaş, Kandilli Rasathanesi verilerine göre kıyı kesiminde 3’ün üzerindeki depremlerin yaygın olduğunu belirterek, "Bu, bölgenin tektonik olarak tamamen pasif olmadığını ve kabuğun gerilim altında olduğunu gösterir" ifadelerini kullandı.
KRİTİK NOT
— Prof. Dr. Osman Bektaş (@profobektas) February 23, 2026
Aşağıdaki kütle kayma hızları 2024-2026 yılları arasındadır.
2026 M3,8 depreminden sonra bu hareket hızlandı (7 mm/ ay ).
Bu durum, bölgedeki yıllık hız projeksiyonunu 50 mm'nin üzerine çıkarma riskini taşımaktadır. https://t.co/a3HZLZEiR7
ZEMİN YAPISI RİSKİ KATLIYOR
Bektaş’ın uyarıları sadece depremin büyüklüğü ile sınırlı kalmadı. Bölgenin topografik ve jeolojik özelliklerinin, sarsıntıların yıkıcı etkisini artırabileceğine dikkat çeken profesör, özellikle şu alanlara vurgu yaptı:
Dolgu Alanları: Kıyı boyunca oluşturulan yapay dolgu zeminlerin sarsıntı anında sıvılaşma riski taşıması.
Alüvyon Zeminler: Gevşek yapıdaki alüvyon tabakaların, küçük depremleri bile yüzeye büyüterek yansıtma potansiyeli.
Yamaç Hareketleri: Bölgenin dik yamaç yapısı nedeniyle oluşabilecek heyelan ve kütle hareketlerinin sarsıntılarla tetiklenebilmesi.





