CNN International tarafından ulaşılan Avrupa istihbarat raporu, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in artan darbe ve suikast korkusu nedeniyle aldığı radikal kararları gün yüzüne çıkardı. Rapora göre, Kremlin içerisinde güven çemberi tamamen daralırken en yakın personelin iletişimine dahi kısıtlama getirildi.
Avrupa istihbarat birimleri tarafından hazırlanan ve Mart 2026’dan bu yana yaşanan gelişmeleri içeren kapsamlı rapor, Moskova yönetiminin merkezindeki güvenlik kaygılarını ortaya koydu. Rusya’da artan iç gerilim ve Ukrayna’daki savaşın yarattığı diplomatik-askeri baskı, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in en yakın çevresine karşı dahi "maksimum denetim" mekanizmalarını işletmesine neden oldu.
YAKIN ÇEVREYE DİJİTAL VE FİZİKSEL ABLUKA
Sızdırılan raporun en dikkat çekici maddelerinden biri, Putin’e doğrudan hizmet veren personelin yaşam standartlarına getirilen ağır kısıtlamalar oldu. Liderin güvenliğinden sorumlu korumalar, aşçılar ve özel fotoğrafçılar için toplu taşıma kullanımı tamamen yasaklandı. Güvenlik protokolleri kapsamında bu kişilere, dış dünya ile bağlantılarını asgari düzeye indirecek internet erişimi bulunmayan telefonlar tahsis edildi. Ayrıca Putin ile doğrudan temas kuracak her görevlinin, görüşme öncesi iki aşamalı bir güvenlik taramasından geçmesi zorunlu kılındı.
KONUTLAR TERK EDİLDİ, SIĞINAKLAR DEVREYE ALINDI
İstihbarat verileri, Putin’in fiziksel hareketliliğinin de ciddi şekilde kısıtlandığını doğruluyor. Moskova dışındaki resmi konutların ve Valday’daki yazlık evin kullanımının durdurulduğu, liderin vaktinin büyük bölümünü Karadeniz kıyısındaki Krasnodar’da bulunan ve son teknolojiyle modernize edilen yeraltı sığınaklarında geçirdiği ifade ediliyor. Kremlin yönetiminin, Putin’in kamuoyu önündeki varlığını sürdürmek ve bu sığınak hayatını gizlemek adına, daha önceden kaydedilmiş görüntüleri periyodik olarak servis ettiği belirtiliyor.
SUİKAST VE DRON SALDIRISI ENDİŞESİ
Mart 2026 itibarıyla tırmanışa geçen güvenlik alarmının temelinde, özellikle "hassas bilgi sızıntısı" ve siyasi elitler içerisinden gelebilecek organize bir komplo ihtimali yatıyor. Raporda, Putin’in özellikle insansız hava araçları (İHA) kullanılarak yapılabilecek sofistike bir suikast girişimine karşı büyük bir endişe taşıdığı vurgulanıyor. Bu durumun, Kremlin’in hava savunma ve sinyal bozucu kapasitesinin saray çevresinde en üst seviyeye çıkarılmasına yol açtığı aktarılıyor.
ŞOYGU VE DARBE RİSKİ İLİŞKİSİ
Raporun siyasi analiz bölümünde ise eski Savunma Bakanı Sergey Şoygu’ya dair çarpıcı bir iddia yer alıyor. Görevden alınarak Güvenlik Konseyi Sekreterliği’ne atanan Şoygu’nun, askeri komuta kademesi üzerindeki nüfuzu nedeniyle yönetim tarafından potansiyel bir "darbe riski" olarak değerlendirildiği öne sürülüyor. Üst düzey askeri yetkililere yönelik başlatılan denetim ve görevden almaların, bu darbe endişesinin bir parçası olduğu ifade ediliyor.