DÜNYA

Rakka'da dehşet: Çocuklara 'turuncu tulum' işkencesi

Suriye’de terör örgütü YPG’nin elinden kurtarılan çocuklar, örgütün karanlık yüzünü ifşa etti. Militanların, kaçırdıkları çocuklara zorla turuncu tulum giydirip "DEAŞ'lı" gibi video çektikleri ve günlerce sistematik işkence uyguladıkları ortaya çıktı.

Suriye ordusunun Rakka kırsalındaki ilerleyişi, terör örgütü YPG’nin sivillere yönelik vahşetini bir kez daha gözler önüne serdi. Bölgedeki Aktan Hapishanesi’ne düzenlenen operasyonla özgürlüğüne kavuşan 17 yaşındaki Musa Muhammed Hasan ve 16 yaşındaki kardeşi Leys, yaşadıkları kabusu AA'ya anlattı. Çocukların ifadeleri, örgütün uluslararası kamuoyunu manipüle etmek için kurguladığı "medya oyununu" deşifre etti.

KAMERA KARŞISINDA ZORLA İTİRAF

Örgütün sadece sosyal medyada bayrak paylaştıkları için kaçırdığı çocuklardan Musa Muhammed Hasan, YPG'nin kendilerini propaganda malzemesi olarak kullanmak istediğini söyledi. Hasan, o anları şöyle anlattı:

"Bize DEAŞ mahkumlarına giydirilen turuncu tulumlardan zorla giydirdiler. Yüzüme projektör tutup kameraya aldılar. 'Kendi hikayeni değil, bizim istediğimizi anlatacaksın' dediler. Dediklerini yapmazsan seni korkunç bir işkence bekliyor."

"HÜCREDE NAMAZ KILMAK BİLE YASAKTI"

Sözde sorgu odalarında insanlık dışı muameleye maruz kaldıklarını belirten Musa, 10 gün süren hücre hapsini şu sözlerle tarif etti:

"Bizi kollarımızdan tavana astılar, sürekli küfür ve hakaret ettiler. Dua etmek, namaz kılmak kesinlikle yasaktı. Hücrede sadece bir battaniye ve yanındaki tuvalet vardı. Namazlarımızı bile mecburen tuvalete doğru kılmak zorunda bırakıldık. Öyle ağır dövüyorlardı ki, yapmadığımız şeyleri bile itiraf etmek zorunda kalıyorduk."

ÖLÜM KORKUSUNDAN ÖZGÜRLÜĞE

Hapishanede günlerce aç ve susuz bırakılan çocuklar, dışarıdan gelen patlama sesleriyle ölümü beklerken özgürlüğe kavuştu. Suriye askerlerinin kapıyı açıp "Sizi kurtardık" dediği anı anlatan Leys Muhammed Hasan, duygularını şöyle dile getirdi:

"Serbest kaldığım günü asla unutamam. Öyle sevindik ki sanki gökyüzüne kavuşmuş kuşlar gibiydik. Aileme tekrar sarıldığımda dünyalar benim oldu. Oradayken akıbetimiz belirsizdi; yıllarca mı kalacağız yoksa ölecek miyiz bilmiyorduk."