EKONOMİ

Reel sektörün döviz açığında tarihsel zirve: 188 milyar dolar!

Reel sektörün net döviz pozisyonu açığı Aralık 2025'te 188,5 milyar dolara yükselirken, kısa vadeli pozisyondaki fazla 11,7 milyar dolara ulaşarak likidite tamponunu güçlendirdi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıkladığı Aralık 2025 verileri, finansal kesim dışındaki firmaların döviz yükümlülüklerinde belirgin bir artışa işaret ediyor. Paylaşılan tarihsel verilere göre, 2005 yılında oldukça düşük seviyelerde olan net döviz pozisyonu açığı, aradan geçen 20 yılda varlık ve yükümlülükler arasındaki makasın açılmasıyla 188 milyar 551 milyon dolara ulaştı. Özellikle 2024 ve 2025 yıllarında yükümlülüklerin 400 milyar dolar sınırına doğru ivmelenmesi, reel sektör üzerindeki kur riskinin tarihsel olarak yüksek seviyelerde seyrettiğini gösteriyor.

VARLIKLARDA MEVDUAT VE İHRACAT ALACAKLARI LOKOMOTİF OLDU

Firmaların döviz varlıkları 2014 yılından bu yana kademeli bir büyüme sergileyerek 2025 sonu itibarıyla kritik eşikleri zorlamaya başladı. Varlık dağılımına bakıldığında, mevduat kaleminin en büyük payı oluşturduğu ve istikrarlı yapısını koruduğu görülüyor. 2025 yılı Aralık ayı itibarıyla yurt içi bankalardaki mevduatlar 2,4 milyar dolar artış gösterirken, onu 2,4 milyar dolarlık artışla ihracat alacakları takip etti. Türev varlıklar ve yurt dışına doğrudan sermaye yatırımları da varlık stokunun çeşitlenmesine katkı sağlayan diğer önemli unsurlar olarak öne çıktı.

YÜKÜMLÜLÜKLERDE DIŞ BORÇLANMANIN PAYI ARTIYOR

Reel sektörün toplam yükümlülükleri Aralık ayında 11 milyar doların üzerinde bir artışla dikkat çekici bir yükseliş kaydetti. Yükümlülük kompozisyonunu gösteren Yurt içinden sağlanan krediler ağırlığını korusa da, son yıllarda yurt dışından sağlanan kredilerde ve ithalat borçlarında daha hacimli bir genişleme yaşandığı izleniyor. Sadece Aralık ayında yurt dışından sağlanan nakdi kredilerin 4,2 milyar dolar artması, firmaların dış finansman kanallarını aktif kullanmaya devam ettiğini kanıtlıyor.

VADE YAPISINDA UZUN VADE HAKİMİYETİ KORUNUYOR

Borçların sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıyan vade dağılımı, reel sektörün stratejik bir tercihini ortaya koyuyor. 2014 yılından bu yana kısa vadeli yükümlülükler belirli bir bantta yatay seyrederken, uzun vadeli borçlanma hacmi katlanarak arttı. 2025 sonu itibarıyla toplam yükümlülükler içinde kısa vadeli borçların payı yüzde 37 seviyesinde kalarak risk primini sınırladı. Aralık ayında hem yurt içi hem de yurt dışı kaynaklı uzun vadeli kredilerdeki toplam 7,7 milyar dolarlık artış, firmaların borç yükünü zamana yayma eğilimini destekledi.

KISA VADELİ GÖRÜNÜMDE LİKİDİTE FAZLASI DEVAM EDİYOR

Toplam pozisyondaki yüksek açığa rağmen, kısa vadeli (bir yıl içinde vadesi gelecek) kalemlerde tablo daha iyimser bir seyir izliyor. Aralık 2025 verilerine göre kısa vadeli varlıklar 149 milyar doları aşarken, yükümlülükler 137,3 milyar dolarda kaldı. Bu durum, reel sektörün kısa vadeli net döviz pozisyonunda 11,7 milyar dolarlık bir fazlaya sahip olduğunu gösteriyor. Bir önceki aya göre 2,5 milyar dolar artan bu fazla, olası kur şoklarına karşı kısa vadeli likidite tamponunun güçlendiğine işaret ediyor.