<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Kanal 6 Haber</title>
    <link>https://www.kanal6haber.com</link>
    <description>Türkiye ve dünyadaki son dakika gelişmeleri, flaş haberler Kanal 6 Haber'de! Ekonomideki gelişmeler, sporun tüm dallarında futbol, basketbol ve voleybol başta olmak üzere spor branşlarının hepsindeki karşılaşmaların sonuçları ve transfer gelişmeleri Kanal 6 Haber'de!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.kanal6haber.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 18 Apr 2026 12:21:49 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.kanal6haber.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA["Benim çocuğum öyle biri değil" yanılgısı en büyük tehlike!]]></title>
      <link>https://www.kanal6haber.com/benim-cocugum-oyle-biri-degil-yanilgisi-en-buyuk-tehlike</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal6haber.com/benim-cocugum-oyle-biri-degil-yanilgisi-en-buyuk-tehlike" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Okullarda giderek artan zorbalığı ve şiddet vakalarının ardından dijital dünyadaki tehlikeli içerikler yaratan, uzmanlar aileleri en sık düştükleri tuzak konusunda uyarıyor. Psikolog Meryem İlhan, öğretmenlerin gözlemlerini "Benim çocuğum öyle biri değil" diyerek reddeden ebeveynlerin, farkında olmadan çocuklarındaki şiddet eğilimini meşrulaştırdığını ve bu tehlikeli davranışları pekiştirdiğini vurguluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde okullardaki şiddet kavramı artık sadece fiziksel kavgalardan ibaret değil. Psikolojik baskı ve akran zorbalığı, öğrencilerin eğitim hayatını kabusa çeviren temel sorunların başında geliyor. Uzmanlara göre bu durumun en büyük tetikleyicilerinden biri dijital dünyadaki şiddet içerikli oyunlara kontrolsüz erişim. Ancak sorunun çözümündeki en büyük engel, ebeveynlerin çocuklarına toz konduramayan korumacı tavırları.</p>

<h2>"BENİM ÇOCUĞUM YAPMAZ" DİYEREK ŞİDDETİ MEŞRULAŞTIRMAYIN"</h2>

<p>Çocukların evdeki ve okuldaki davranış kalıplarının birbirinden tamamen farklı olabileceğine dikkat çeken Psikolog Meryem İlhan, ailelerin öğretmenlerden gelen şikayetleri savuşturma yönteminin çok tehlikeli sonuçlar doğurduğunu belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ailelerin çocuklarına hiçbir olumsuzluğu yakıştıramamasını insani bir refleks olarak anladıklarını belirten İlhan, asıl sorunun bu noktada başladığını ifade ederek şunları söylüyor:<br />
<i><strong>"Çocuklarımızın bir problemi varsa, önce bunu kabullenip bir farkındalık geliştirmek, ardından da çözüm yolları aramak en sağlıklı adımdır. 'Benim çocuğum öyle biri değil ki' ya da 'Benim çocuğum yapmaz' mantığıyla hareket edip öğretmen gözlemlerini yok saymak, durumu çözmez. Aksine, bu savunma mekanizması çocuğun yaptığı zorbalığı veya hatalı davranışı meşrulaştırır ve bu zararlı davranışların daha da pekişmesine, kemikleşmesine neden olur."</strong></i></p>

<h2><img alt="Benim Çocuğum Öyle Biri Değil Yanılgısı En Büyük Tehlike!" class="detail-photo img-fluid" height="3024" src="https://kanal6habercom.teimg.com/kanal6haber-com/uploads/2026/04/benim-cocugum-oyle-biri-degil-yanilgisi-en-buyuk-tehlike.jpg" width="4032" /></h2>

<h2>DİJİTAL İÇERİKLER ZORBALIĞI NORMALLEŞTİRİYOR</h2>

<p>Şiddetin sadece fiziksel boyutunun değil, psikolojik boyutunun da okullarda normalleşmeye başladığını belirten İlhan, çocukların sürekli şiddet içeriklerine ve oyunlara maruz kalmasının bu algıyı yarattığını vurguluyor. Çocukların bu oyunlar aracılığıyla zarar verme planlarını nasıl yapacaklarını keşfettiklerini söyleyen uzmanlar, dijital erişimin aileler tarafından mutlaka kısıtlanması ve denetlenmesi gerektiğinin altını çiziyor.</p>

<h2>BU BELİRTİLERE DİKKAT!</h2>

<p>Psikolog İlhan, şiddet eğiliminin bir anda ortaya çıkmadığını, öncesinde mutlaka sinyaller verdiğini belirterek ebeveynlerin şu davranış değişikliklerine karşı tetikte olması gerektiğini belirtiyor:</p>

<ul>
 <li>Silah, kesici alet veya saldırı araçlarına duyulan yoğun ve aşırı ilgi</li>
 <li>Defterlere veya kağıtlara çizilen şiddet temalı karanlık resimler ve yazılar</li>
 <li>Sosyal medya hesaplarında saldırganlık içeren paylaşımlar</li>
 <li>Mevcut arkadaş çevresinden aniden kopma ve içe kapanma</li>
 <li>Sıklaşan öfke patlamaları ve ani duygu durum değişiklikleri</li>
 <li>Sürekli intikam, ölüm veya birilerine zarar verme üzerine kurulan cümleler</li>
</ul>

<h2><img alt="Benim Çocuğum Öyle Biri Değil Yanılgısı En Büyük Tehlike! (2)" class="detail-photo img-fluid" height="4000" src="https://kanal6habercom.teimg.com/kanal6haber-com/uploads/2026/04/benim-cocugum-oyle-biri-degil-yanilgisi-en-buyuk-tehlike-2.jpg" width="4980" /></h2>

<h2>YARGILAMADAN DİNLEYİN VE ANLADIĞINIZI HİSSETİRİN</h2>

<p>Peki aileler bu belirtileri fark ettiğinde ne yapmalı? Cezalandırmak ya da görmezden gelmek yerine iletişimin gücüne inanmak gerektiğini belirten İlhan, çözüm yolunu şu sözlerle özetliyor:</p>

<blockquote>
<p>"Ebeveyn olarak atılacak en sağlıklı adım, çocuğumuzu karşımıza alıp, onu yargılamadan dinlemek ve anladığımızı ona hissettirmektir. Çocuklar en çok anlaşılmak isterler ve pek çok hırçın davranışın temelinde 'Beni görün, beni anlayın' çığlığı yatar. Ona güvende olduğunu hissettirmek ilk aşamadır. Eğer gösterilen bu anlayışa rağmen şiddet eğilimli davranışlar devam ediyorsa veya tablonun temeli ebeveyni endişelendiriyorsa, vakit kaybetmeden profesyonel bir psikolojik destek alınmalıdır."<br />
 </p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal6haber.com/benim-cocugum-oyle-biri-degil-yanilgisi-en-buyuk-tehlike</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 13:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal6habercom.teimg.com/crop/1280x720/kanal6haber-com/uploads/2026/04/benim-cocugum-oyle-biri-degil-yanilgisi-en-buyuk-tehlike-3.jpg" type="image/jpeg" length="19685"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dikkat! Türkiye'de HIV vakalarında artış başladı!]]></title>
      <link>https://www.kanal6haber.com/dikkat-turkiyede-hiv-vakalarinda-artis-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal6haber.com/dikkat-turkiyede-hiv-vakalarinda-artis-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de HIV vakalarında artış tespit edildi. Bağışıklık yetmezliğine sebep olan hastalık için Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sıla Akhan uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AIDS olarak bilinen HIV, Türkiye'de artış göstermeye başladı. Kocaeli Üniversitesi'nde görev yapan Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sıla Akhan konuyla ilgili NTV'ye açıklamalarda bulundu.</p>

<p><img height="533" src="https://kanal6habercom.teimg.com/kanal6haber-com/uploads/2026/04/prof-dr-sila-akhan.jpg" width="800" /></p>

<h2>"HAFTADA 2-3 HASTA GELDİĞİ BİLE OLUYOR"</h2>

<p>HIV vakalarının hiç azalmadan artarak devam ettiğini söyleyen Prof. Dr. Akhan, "Haftada 2-3 hasta geldiği bile oluyor" dedi. Eşler arasında bulaşın söz konusu olduğunu belirten Akhan, HIV'in belirtilerinden bahsetti. Özellikle nörolojik semptomlardan olan, iki bacağın birden tutmamasına dikkat çeken Kocaeli Üniversitesi'nde görev yapan Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sıla Akhan, "Bazen gözde görme kaybı ya da solunum problemleri oluyor" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrımcılığa maruz kalma korkusundan ötürü hastalıktan şüphe edenlerin testten uzak durmasına ve tanı almamasına dikkat çeken Akhan, HIV'in normal bir hastalık olarak kabul edilmesine işaret etti: "Bu kronik viral bir enfeksiyon ve tedavisi var."</p>

<h2>KOCAELİ'DE ÜCRETSİZ TEST MERKEZİ</h2>

<p>Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde de bu ay itibarıyla ücretsiz ve anonim bir test merkezi açılarak, erken teşhis ve düzenli tedavi ile hastalara destek sağlanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal6haber.com/dikkat-turkiyede-hiv-vakalarinda-artis-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 17:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal6habercom.teimg.com/crop/1280x720/kanal6haber-com/uploads/2026/04/dikkat-turkiyede-hiv-vakalarinda-artis-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="10996"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[8 saat uyku neden yetmiyor? Uzmanlar açıkladı]]></title>
      <link>https://www.kanal6haber.com/8-saat-uyku-neden-yetmiyor-uzmanlar-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal6haber.com/8-saat-uyku-neden-yetmiyor-uzmanlar-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim dünyası, uyku süresinden ziyade "uyku sağlığına" odaklanıyor. Yeni araştırmalar, dijital simülasyon ve kronik stresin vücudun derin dinlenme evresine geçmesini engellediğini, bu durumun 8 saatlik uykuyu bile verimsiz kıldığını ortaya koyuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Modern dünyada pek çok kişi, yatakta geçirdiği süreye rağmen sabahları geçmeyen bir yorgunlukla uyanıyor. National Geographic’teki yayınlanan uyku laboratuvarlarından gelen son veriler, toplam uyku süresi normal olsa bile, hücresel onarım ve metabolik yenilenme için kritik olan "yavaş dalga uykusunda" ciddi bir azalma olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, yatakta geçirilen 8 saatin artık vücudun tamamen "sıfırlanması" için bir garanti teşkil etmediği konusunda hemfikir.</p>

<p><img height="450" src="https://kanal6habercom.teimg.com/kanal6haber-com/uploads/2026/04/uykusuz.jpg" width="800" /></p>

<h2>BEYİN "GÜVENDE" HİSSETMEDİĞİ İÇİN KAPANMIYOR</h2>

<p>Pennsylvania Eyalet Üniversitesi'nden uyku araştırmacısı Orfeu Buxton, sorunun sadece ekran süresiyle sınırlı olmadığını, daha derin bir biyolojik sinyal kopukluğu yaşandığını belirtiyor. Buxton’a göre, gün bitse bile beyin; kortizolün düşmesi ve parasempatik yolların aktive olması gibi "güvende ve boşta" olduğuna dair gerekli hormonal sinyalleri alamıyor. Bu durum, vücudun fiziksel olarak hareketsiz olsa da sinir sisteminin "tehdit tarama" modunda kalmasına neden oluyor.</p>

<p><img alt="Uykusuz Telefonda" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://kanal6habercom.teimg.com/kanal6haber-com/uploads/2026/04/uykusuz-telefonda.jpg" width="800" /></p>

<h2>DİJİTAL UYARILMA VE "ZİHİNSEL KAYNAK" SONDAJI</h2>

<p>Stanford Üniversitesi'nden psikiyatrist Anna Lembke, dijital uyarılmanın beynin ödül sistemini sürekli bir "arayış" içinde bıraktığını ifade ediyor. Ekranlar kapansa bile beyin; "Sırada ne var?", "Kim mesaj attı?" gibi sorularla meşgul kalmaya devam ediyor.</p>

<p>Uyku araştırmacısı Orfeu Buxton bu durumu, petrol aramalarında kullanılan ve toprağı çatlatarak iliğini kurutan yönteme atıfla "insan fracking'i" (zihinsel kaynak sondajı) olarak tanımlıyor. Dijital ekonomi, dikkatimizi yüksek basınçlı bir etkileşimle adeta bir maden gibi işleyerek sömürüyor. Bunun sonucunda, gün sonunda vücudun dinlenmesi için gereken "zihinsel yakıt" tamamen tükenmiş oluyor.</p>

<p><img height="450" src="https://kanal6habercom.teimg.com/kanal6haber-com/uploads/2026/04/uyku-telefon.jpg" width="800" /></p>

<h2>FİZYOLOJİK ONARIMIN ÖNÜNDEKİ ENGELLER</h2>

<p>Araştırmalar, yetersiz dinlenmenin arkasındaki temel biyolojik engelleri şu şekilde sıralıyor:</p>

<ul>
 <li><strong>Kortizol Seviyesi:</strong> Akşam saatlerinde düşmesi gereken kortizolün yüksek kalması, derin uykunun yoğunluğunu köreltiyor.</li>
 <li><strong>Glimfatik Sistem:</strong> Beyindeki metabolik atıkların temizlenmesi, derin uyku evresinde gerçekleşiyor; bu evre bozulduğunda beyin temizlenemiyor.</li>
 <li><strong>Yapay Işık:</strong> Ekran ışığı sadece uykuyu geciktirmiyor, aynı zamanda beyindeki uyarıcı devreleri aktive ederek uykululuk halini maskeliyor.</li>
</ul>

<h2><img height="450" src="https://kanal6habercom.teimg.com/kanal6haber-com/uploads/2026/04/telefon-uyku-hali.jpg" width="800" /></h2>

<h2>"SOSYAL JETLAG" VE BİYOLOJİK SAAT UYUMSUZLUĞU</h2>

<p>Northwestern Üniversitesi'nden Kristen Knutson, uykunun süresi kadar "ne zaman" uyarlandığının da kritik olduğunu vurguluyor. Hafta içi erken kalkıp hafta sonu geç yatmak, bilimsel olarak "sosyal jetlag" olarak adlandırılıyor. Sürekli zaman dilimi değiştiriyormuş gibi yaşayan vücut, biyolojik olarak hizalanamadığı için kalp ve metabolizma riskiyle karşı karşıya kalıyor.</p>

<p><img height="450" src="https://kanal6habercom.teimg.com/kanal6haber-com/uploads/2026/04/uykudan-once-telefon.jpg" width="800" /></p>

<h2>ÇÖZÜMÜ VAR: SINIRLARI YENİDEN İNŞA ETMEK</h2>

<p>Uzmanlar, uykunun bir "teslimiyet" hali olduğunu ve sinir sisteminin "stand-down" (vazifeyi bırakma) emrini alması gerektiğini savunuyor. Dinlendirici bir uyku için mükemmel alışkanlıklardan ziyade, net sınırlara ihtiyaç duyuluyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong>Tutarlı saatler:</strong> Uyku ve uyanma saatlerinin sabitlenmesi sirkadiyen sistemi dengeliyor.</li>
 <li><strong>Işık kontrolü:</strong> Akşam saatlerinde parlak ışığa maruz kalmanın azaltılması melatoninin yükselmesine izin veriyor.</li>
 <li><strong>Ritüeller:</strong> Dizüstü bilgisayarı kapatmak veya bildirimlerden uzaklaşmak gibi tekrarlanabilir eylemler, beyne "gün bitti" sinyali gönderiyor.</li>
</ul>

<p>Bu sinyaller tutarlı hale geldiğinde, beyin savunma mekanizmalarını gevşeterek gerçek onarım sürecini başlatabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal6haber.com/8-saat-uyku-neden-yetmiyor-uzmanlar-acikladi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal6habercom.teimg.com/crop/1280x720/kanal6haber-com/uploads/2026/04/8-saat-uyku-neden-yetmiyor-uzmanlar-acikladi.jpg" type="image/jpeg" length="96773"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2050 yılında dünya nüfusunun yarısından fazlası miyop olacak]]></title>
      <link>https://www.kanal6haber.com/2050-yilinda-dunya-nufusunun-yarisindan-fazlasi-miyop-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal6haber.com/2050-yilinda-dunya-nufusunun-yarisindan-fazlasi-miyop-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyada uzağı görememe sorununun en yaygın nedeni olan miyopi, yaşam kalitesini ve ekonomik sağlığı tehdit eden küresel bir salgın haline dönüşüyor. Uzmanlar, 2050 yılına kadar dünya nüfusunun yüzde 52'sinin bu sorundan etkileneceğini ve ciddi görme kayıplarıyla karşı karşıya kalacağını öngörüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tahran Üniversitesi’nde yapılan araştırmalara göre, miyopi vakaları dünya çapında daha önce görülmemiş bir hızla artış gösteriyor. 2010 yılında dünya nüfusunun yüzde 27'sini etkileyen miyopi görülme oranı, 2050 yılına gelindiğinde yüzde 52'ye (4 milyar 949 milyon kişi) ulaşacağı tahmin ediliyor.</p>

<p>Özellikle yüksek miyopi vakalarının aynı dönemde dünya nüfusunun yüzde 10'unu (925 milyon kişi) kapsaması bekleniyor. Birleşik Krallık'ta yapılan çalışmalar, 10-16 yaş arası çocuklarda miyopi görülme oranının son 50 yılda iki katından fazla arttığını ortaya koymaktadır.</p>

<p><img height="534" src="https://kanal6habercom.teimg.com/kanal6haber-com/uploads/2026/04/david-travis-a-vv-z-j-c0yn-b-q-unsplash.jpg" width="800" /></p>

<h2>GÖZ SAĞLIĞINI TEHDİT EDEN GİZLİ TEHLİKELER</h2>

<p>Miyopi, sadece uzağı net görememekten ibaret değildir; göz yapısında meydana gelen değişimler ciddi hastalıklara zemin hazırlar:</p>

<ul>
 <li><strong>Merkezi Görme Kaybı (MMD):</strong> Miyop bireylerde, keskin görmeyi sağlayan göz merkezindeki bozulmalar, kalıcı görme kaybının en temel sebebidir.</li>
 <li><strong>Artan Hastalık Riski:</strong> Miyopi seviyesi yükseldikçe; göz tansiyonu (glokom), katarakt ve gözün arka duvarındaki dokuların (retina) hasar görme ihtimali ciddi oranda artar.</li>
 <li><strong>Göz Yapısındaki Deformasyonlar:</strong> Yüksek miyopisi olan kişilerde gözün iç tabakalarında incelme, doku kaybı ve "lak çatlakları" adı verilen yapısal bozulmalar görülebilir; bu durum görüş kalitesini doğrudan etkiler.</li>
</ul>

<p><img height="533" src="https://kanal6habercom.teimg.com/kanal6haber-com/uploads/2026/04/scott-van-daalen-us-a-l-ndok2m4-unsplash.jpg" width="800" /></p>

<p>Bu sağlık sorunları, özellikle miyopinin çok erken yaşlarda başladığı bireylerde zamanla daha büyük bir yük haline gelmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>ERKEN BAŞLANGIÇ, YAŞAM BOYU YÜK GETİRİYOR</h2>

<p>Hastalığın başlama yaşı düştükçe, bireylerin ilerleyen yıllarda karşılaşacağı miyopi derecesinin daha şiddetli olduğu vurgulanmaktadır. Bu durum, sadece bireysel sağlık sorunu değil, aynı zamanda ciddi bir sosyo-ekonomik problem olarak tanımlanmaktadır:</p>

<ul>
 <li><strong>Ekonomik Yük:</strong> Tedavi maliyetleri ve verimlilik kaybı, toplum üzerinde büyük bir finansal baskı oluşturmaktadır.</li>
 <li><strong>Yaşam Kalitesi:</strong> Etkilenen bireylerde bağımsızlık kaybı ve yaşam kalitesinde düşüş beklenmektedir.</li>
 <li><strong>Uzun Süreli Yönetim:</strong> Erken başlayan vakalar, ömür boyu sürecek bir sağlık yönetimini zorunlu kılmaktadır.</li>
</ul>

<h2><img height="450" src="https://kanal6habercom.teimg.com/kanal6haber-com/uploads/2026/04/miyop-kontrol.jpg" width="800" /></h2>

<h2>ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİ GEREKİYOR</h2>

<p>Miyopinin yarattığı kamu sağlığı sonuçları ve maliyetleri, mevcut trendlerde genellikle hafife alınmaktadır. Uzmanlar, bu devasa sağlık yüküyle başa çıkabilmek için hem ulusal hem de uluslararası düzeyde ortak çabaların ve stratejik planlamaların aciliyet arz ettiğini belirtmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal6haber.com/2050-yilinda-dunya-nufusunun-yarisindan-fazlasi-miyop-olacak</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal6habercom.teimg.com/crop/1280x720/kanal6haber-com/uploads/2026/04/2050-yilinda-dunya-nufusunun-yarisindan-fazlasi-miyop-olacak.jpg" type="image/jpeg" length="53576"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bahar geldi polen yoğunluğu arttı! Alerjiden korunmak için neler yapmalıyız?]]></title>
      <link>https://www.kanal6haber.com/bahar-geldi-polen-yogunlugu-artti-alerjiden-korunmak-icin-neler-yapmaliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal6haber.com/bahar-geldi-polen-yogunlugu-artti-alerjiden-korunmak-icin-neler-yapmaliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de yüzde 20'yi bulan alerjik hastalıklar bahar aylarında sağlığı tehdit etmeye devam ediyor. Milyonlarca kişi burun akıntısı, göz kaşıntısı, hapşırık ve nefes darlığı şikayetleri yaşamaya başladı. Uzmanlara göre iklim değişikliği, hava kirliliği ve kent yaşamı nedeniyle alerji mevsimi artık daha uzun sürüyor. Tedavi edilmeyen bahar alerjisinin ise astım, sinüzit ve uyku problemlerine yol açabileceği belirtiliyor. Peki alerjilerden kurtulmak için ne yapmalıyız? Detaylar haberimizde...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nisan, mayıs ve haziran ayları Türkiye’de polen yoğunluğunun en yüksek seviyeye ulaştığı dönem olarak öne çıkıyor. Özellikle ağaç, çimen ve yabani ot polenlerinin havaya karışmasıyla birlikte alerjik bünyeye sahip kişilerde şikayetler belirgin şekilde artıyor.</p>

<p>Uzmanlara göre sıcak, kuru ve rüzgarlı havalar polenlerin daha uzak mesafelere taşınmasına neden oluyor. Bu durum da özellikle sabah saatlerinde ve açık havada geçirilen zamanlarda semptomların daha yoğun hissedilmesine yol açıyor.</p>

<h2>EN SIK GÖRÜLEN BELİRTİLER: HAPŞIRIK, BURUN TIKANIKLIĞI VE GÖZ KAŞINTISI </h2>

<p>Mevsimsel alerjik rinit, halk arasında bilinen adıyla saman nezlesi, bahar döneminin en yaygın sağlık sorunları arasında yer alıyor. Peş peşe hapşırma, su gibi burun akıntısı, burun tıkanıklığı, gözlerde sulanma, kaşıntı, boğaz tahrişi ve öksürük en sık görülen belirtiler arasında bulunuyor.</p>

<p>Bazı kişilerde nefes darlığı, halsizlik, dikkat dağınıklığı ve uyku kalitesinde düşüş de tabloya eşlik edebiliyor. Uzmanlar, birçok kişinin bu belirtileri basit bir soğuk algınlığı sanarak tedaviyi geciktirdiğini belirtiyor.</p>

<p><img alt="Alerji Hapsirik" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://kanal6habercom.teimg.com/kanal6haber-com/uploads/2026/04/alerji-hapsirik.png" width="800" /></p>

<h2>UZMANLARDAN KRİTİK UYARI: ALERJİ ASTIMI TETİKLEYEBİLİR</h2>

<p>Tedavi edilmeyen alerjik rinitin yalnızca burunla sınırlı kalmadığı, zaman içinde alt solunum yollarını da etkileyebildiği ifade ediliyor. Araştırmalara göre alerjik riniti bulunan bireylerde ilerleyen süreçte astım gelişme riski artabiliyor.</p>

<p>Sürekli burun tıkanıklığı yaşayan, geceleri rahat uyuyamayan, egzersiz sırasında nefes darlığı hisseden veya sık öksürük yaşayan kişilerin uzman desteği alması öneriliyor.</p>

<p><img alt="Astim" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://kanal6habercom.teimg.com/kanal6haber-com/uploads/2026/04/astim.jpg" width="800" /></p>

<h2>ŞEHİR YAŞAMI BELİRTİLERİ AĞIRLAŞTIRIYOR</h2>

<p>Uzmanlara göre hava kirliliği, bahar alerjisinin daha sert yaşanmasının başlıca nedenlerinden biri. Egzoz gazları, sanayi kaynaklı partiküller ve kirli hava; polenlerin etkisini artırabiliyor ve solunum yollarında hassasiyete yol açabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle büyük şehirlerde yaşayan kişilerde polen alerjisi ve buna bağlı solunum şikayetlerinin daha sık görüldüğü belirtiliyor.</p>

<h2>PENCERELERİ KAPATIN, EV TEMİZLİĞİNE ÖNEM VERİN VE SİGARADAN UZAK DURUN</h2>

<p>Uzmanlar, polen yoğunluğunun yüksek olduğu saatlerde pencerelerin kapalı tutulmasını, eve gelindiğinde kıyafetlerin değiştirilmesini ve duş alınmasını öneriyor. Saçların yıkanması da gün boyu biriken polenlerin uzaklaştırılmasına yardımcı oluyor. Ayakkabıların kapı girişinde bırakılması veya kapalı bir dolapta tutulması da dış ortam alerjenlerinin eve taşınmasını azaltabiliyor.</p>

<p>Klima kullananların cihaz bakımını aksatmaması da büyük önem taşıyor. Düzenli temizlenmeyen klimalar toz ve partikülleri yayarak belirtileri artırabiliyor. Filtrelerin değiştirilmesi ve uygun hava filtreleri kullanılması kapalı alan hava kalitesine katkı sağlayabiliyor.</p>

<p>Maske kullanımı da özellikle dış ortamda polen maruziyetini azaltmaya yardımcı olabiliyor. Uzmanlar, rüzgarlı günlerde ve yoğun polen saatlerinde dışarı çıkan kişilerin koruyucu önlem almasını tavsiye ediyor.</p>

<p>Beslenme düzeninin de bağışıklık sistemi üzerinde etkili olduğuna dikkat çekiliyor. Günlük öğünlerde taze meyve ve sebzeye yer verilmesi, yeterli su tüketilmesi ve sıcak sıvıların tercih edilmesi burun kuruluğunu azaltıp rahatlama sağlayabiliyor.</p>

<p>Burun temizliğinin doğru yöntemlerle yapılması da semptomların hafiflemesine destek olabiliyor. Tuzlu suyla nazal temizlik veya doktor önerisine uygun yıkama yöntemleri, burun içindeki alerjen yükünü azaltabiliyor.</p>

<p>Ev temizliğinde sert kimyasallar yerine daha hafif ürünlerin tercih edilmesi, HEPA filtreli süpürgelerin kullanılması ve toz birikiminin azaltılması öneriliyor. Oda neminin dengeli tutulması, çok sıcak ve kuru havadan kaçınılması da solunum yollarını rahatlatabiliyor.</p>

<p>Uzmanlar ayrıca sigara dumanının alerji belirtilerini belirgin şekilde kötüleştirdiğini vurguluyor. Bu nedenle hem sigaradan hem de sigara dumanına maruz kalınan ortamlardan uzak durulması tavsiye ediliyor.</p>

<p><img alt="Polen Alerjisi" class="detail-photo img-fluid" height="451" src="https://kanal6habercom.teimg.com/kanal6haber-com/uploads/2026/04/polen-alerjisi.jpg" width="800" /></p>

<h2>ALERJİ TESTİ NASIL YAPILIR?</h2>

<p>Uzmanlar, herkesin alerji testi yaptırması gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Alerji testi, kişinin belirli maddelere karşı alerjik reaksiyon gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla uygulanıyor. Testler genellikle cilt testi veya kan testi şeklinde yapılıyor.</p>

<p>Cilt testleri kendi içinde çizik, intradermal ve yama testi olarak üçe ayrılıyor. Çizik testinde alerjen madde cilde hafif şekilde uygulanıyor ve kısa süre içinde oluşan reaksiyon gözlemleniyor. İntradermal testte alerjen, cildin alt tabakasına enjekte ediliyor. Yama testinde ise alerjen içeren bantlar cilde yapıştırılıyor ve belirli bir süre sonra değerlendirme yapılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kan testlerinde ise belirli alerjenlere karşı gelişen antikorlar laboratuvar ortamında inceleniyor.</p>

<h2>DOĞRU TEDAVİ İLE KONTROL ALTINA ALINABİLİYOR</h2>

<p>Uzmanlar, alerjinin yalnızca bahar aylarında çekilecek geçici bir rahatsızlık olmadığını vurguluyor. Deri testleri, kan testleri ve solunum fonksiyon testleriyle alerjenin belirlenebildiği; yeni nesil antihistaminikler, burun spreyleri ve immünoterapi gibi yöntemlerle kontrol altına alınabildiği belirtiliyor.</p>

<p>Bazı hastalarda uzun vadeli tedaviyle belirgin iyileşme sağlanabildiği ifade ediliyor.</p>

<h2>ALERJİ MEVSİMİ ARTIK DAHA UZUN SÜRÜYOR</h2>

<p>Uzmanlara göre iklim değişikliği ve hava kirliliği nedeniyle alerji sezonu geçmiş yıllara göre daha erken başlıyor ve daha geç sona eriyor. Bu nedenle bahar alerjisini hafife almak yerine erken önlem almak, doğru tanı koydurmak ve tedaviye zamanında başlamak büyük önem taşıyor.</p>

<h4>Batuhan Börcan / Kanal 6 Haber</h4></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Kanal 6 Haber / Özel</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal6haber.com/bahar-geldi-polen-yogunlugu-artti-alerjiden-korunmak-icin-neler-yapmaliyiz</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 15:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal6habercom.teimg.com/crop/1280x720/kanal6haber-com/uploads/2026/04/bahar-alerjisi.png" type="image/jpeg" length="46448"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aile hekimliğinde yeni dönem: Şiddete karşı düzenlemeler getirildi]]></title>
      <link>https://www.kanal6haber.com/aile-hekimliginde-yeni-donem-siddete-karsi-duzenlemeler-getirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal6haber.com/aile-hekimliginde-yeni-donem-siddete-karsi-duzenlemeler-getirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni yönetmelik Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenleme ile aile sağlığı merkezlerinde fiziki şartlar güncellenirken, sözleşme yetkisinin valilik ve il sağlık müdürlüğüne verileceği, esnek ve hızlı yapının oluşacağı, hekimlerin devamsızlığına 180 gün sınırı geleceği öğrenildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığınca hazırlanan "Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme, kamu hizmetinin kesintisiz sürdürülmesini ve vatandaşların daha nitelikli sağlık hizmetine ulaşmasını hedefliyor.</p>

<p>Bakanlıktan yönetmeliğe ilişkin yapılan bilgilendirmeye göre, yönetmelikte yer alan açık hükümlerle, kamu hizmetinin kesintisiz ve etkin şekilde yürütülmesi ile vatandaşların herhangi bir aksama olmadan daha nitelikli hizmete ulaşabilmesinin sağlanması hedeflendi.</p>

<h2>AİLE SAĞLIĞI MERKEZLERİNİN KAMU SAĞLIK KURULUŞU OLDUĞU BELİRTİLDİ</h2>

<p>Yönetmelikle, aile sağlığı merkezlerinin kamu sağlık kuruluşu olduğu belirtilirken, hizmet mekanına ilişkin asgari fiziki şartlar hizmet sunumundaki ihtiyaçlara göre güncellendi. Aile hekimliği birimlerince aile sağlığı merkezindeki ortak kullanılan malzemelerin aile sağlığı merkezine ait olduğu belirlendi.</p>

<p>Hizmet sunumunda ihtiyaçtan dolayı temin edilen ve kullanılan tıbbi cihaz ile sarf malzemeler daha açık şekilde listelenerek asgari tıbbi cihaz ve malzemelerde güncelleme yapıldı.</p>

<h2>AİLE HEKİMLİĞİ UYGULAMASINDA PERSONEL İSTİHDAMI TEŞVİK EDİLDİ</h2>

<p>Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanı istihdamına ilişkin usul ve esaslarda düzenleme yapılarak aile hekimliği uygulamasında personel istihdamı teşvik edildi.</p>

<p>Aile hekimi olarak görev yapmaktayken askerlik veya doğum nedeniyle uygulamadan ayrılmak zorunda kalan hekimlerin uygulamaya dönmek istediklerinde öncelik hakları bulunuyor. Bu öncelik hakkının kullanımı sırasında yönetmelik hükmünün farklı şekilde yorumlanması neticesinde uygulama farklılıkları görüldüğünden bu hakkın kullanımı için şartlar detaylı olarak açıklanarak öncelik hakkının kullanımı için başvuruya yeterli süre tanındı.</p>

<p>Devlet hizmet yükümlülüğü atamaları ile aile hekimliği birimlerine direkt aile hekimliği uzmanı ataması düzenli olarak yapılmakta olup atanan personelin aile hekimliği birimlerinde görev yapmasına ilişkin hususlar açık şekilde belirtilerek ülke genelinde uygulama birliği sağlandı.</p>

<h2>SAĞLIKTA ŞİDDETİN ÖNLENMESİ ADINA DÜZENLEME</h2>

<p>Hem sağlık çalışanını korumak hem de vatandaşın hizmet alımını engellememek amacıyla, şiddet durumunda vatandaşın aile hekimi kayıt değişikliğinin öncelikle farklı bir aile sağlığı merkezine yapılması, ikametgahına yakın farklı aile sağlığı merkezi yok ise aynı aile sağlığı merkezindeki başka bir aile hekimliği biriminin seçileceği hususu yönetmelikte düzenlendi.</p>

<p>Aile hekimliği uygulamasına geçiş sürecinin hızlandırılması için tüm aile hekimliği çalışanlarının bu süreçte aldığı temel eğitimleri uygulamaya geçişten sonra da alabilmesine imkan sağlandı. Birinci aşama uyum eğitimlerini kişinin yerleştiği tarihten itibaren 3 ay içinde tamamlaması zorunluluğu getirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yönetmelikte ayrıca, Sağlık Bakanlığına ait Aile Hekimliği Bilgi' kullanımına ve bu sisteme geçiş sürecine ilişkin düzenlemeye yer verildi.</p>

<h2>AİLE SAĞLIĞI MERKEZİNDE 5 HEKİM İÇİN İLAVE ODA BULUNMASI ŞARTI GETİRİLDİ</h2>

<p>Aile sağlığı merkezlerinde birim sayısına göre oluşturulan "aşılama ve bebek/çocuk izlemleri odası" ile "gebe izlem ve üreme sağlığı odası" kriterlerinde düzenleme yapılarak her dört hekim için değil, her beş hekim için ilave oda bulunması şartı getirildi.</p>

<p>Uygulamada sıklıkla oda sayısının fazla olduğu ve bu odaların kullanılmadığı gözlemlendiğinden bu odaların "aile hekimliği birimi" olarak sisteme katkı sunmasının sağlanması amaçlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal6haber.com/aile-hekimliginde-yeni-donem-siddete-karsi-duzenlemeler-getirildi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal6habercom.teimg.com/crop/1280x720/kanal6haber-com/uploads/2026/04/doktor-5.jpg" type="image/jpeg" length="26300"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sessiz tehlike büyüyor: Gereksiz antibiyotik kullanımı dünyayı tehdit ediyor!]]></title>
      <link>https://www.kanal6haber.com/sessiz-tehlike-buyuyor-gereksiz-antibiyotik-kullanimi-dunyayi-tehdit-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal6haber.com/sessiz-tehlike-buyuyor-gereksiz-antibiyotik-kullanimi-dunyayi-tehdit-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Günlük hayatta çoğu zaman “basit bir ilaç” gibi görülen antibiyotikler, yanlış ve gereksiz kullanım nedeniyle küresel bir sağlık krizinin baş aktörüne dönüşmüş durumda. Uzmanlar, kontrolsüz antibiyotik tüketiminin yalnızca bireysel değil, toplum genelinde geri dönüşü zor sonuçlara yol açtığına dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, antibiyotik direncinin günümüzde insan sağlığını tehdit eden en önemli sorunlardan biri haline geldiğini belirtiyor. Bilinçsiz kullanımın mikroorganizmaların ilaçlara karşı direnç geliştirmesine neden olduğunu vurgulayan Mamçu, “Antibiyotikler hayat kurtarabilir, ancak her antibiyotik kullanımı antibiyotik direncinin gelişmesine katkı da sağlayabiliyor. Antibiyotiğe dirençli enfeksiyonların tedavisi zor ve hatta bazen imkansız olabiliyor.” dedi.</p>

<h2>BİR ÜLKEDE BAŞLAYAN SORUN DÜNYAYA YAYILIYOR </h2>

<p>Antibiyotik direncinin yalnızca belirli bölgelerle sınırlı kalmadığını ifade eden Mamçu, küreselleşmenin bu süreci hızlandırdığına dikkat çekiyor. Artan seyahat ve etkileşimle birlikte yerel bir sağlık sorununun kısa sürede küresel krize dönüşebildiğini belirten Mamçu, “Günümüz teknolojik ve ekonomik koşullarının yardımıyla uluslararası seyahat sıklığının artmasının bir sonucu olarak, dünyanın herhangi bir bölgesinde ortaya çıkan antibiyotik direnci sorunu çok kısa süre içinde tüm dünyayı kapsayan bir boyuta ulaşıyor. Bu nedenle, ulusal düzenlemeler ve çalışmalar, dünya genelinde antibiyotik direncinin kontrol altına alınmasında kilit rol oynamakta, ancak başarıya ulaşmak için tüm ulusal programların aynı başarı seviyesine ulaşmaları gerekiyor. Zira dünyanın herhangi bir bölgesindeki sorun, tüm dünyanın sorunudur.” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>YENİ İLAÇ YOK, MEVCUTLAR RİSK ALTINDA </h2>

<p>Uzmanlara göre en kritik noktalardan biri de yeni antibiyotik geliştirme hızının düşmesi. Bu durum, mevcut ilaçların daha dikkatli kullanılmasını zorunlu hale getiriyor. Dr. Mamçu, “Artık geçmişte olduğu gibi yeni bir antibiyotiğin kullanımı sonunda direnç gelişmesi ve yeni diğer bir antibiyotiğin tedavi alanına girmesi ve tekrar buna da direnç gelişmesi sonucu bir diğer yeni antibiyotiğin devreye girmesi dönemi kapanmıştır. Elimizde kalan antibiyotikleri çok daha dikkatli kullanmamız yani iyi yönetmemiz gereken bir dönemdeyiz.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="2000" src="https://kanal6habercom.teimg.com/kanal6haber-com/uploads/2026/04/dilek-leyla-mamcu.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="3000" /></p>

<h2>YANLIŞ KULLANIM ZİNCİRLEME RİSK YARATIYOR</h2>

<p><strong> </strong>Antibiyotiklerin yalnızca bakteriyel enfeksiyonlarda, doğru tanı ve hekim kontrolüyle kullanılmasının hayati önem taşıdığı vurgulanıyor. Yanlış ilaç seçimi, eksik ya da fazla doz kullanımı ve gereksiz tüketim, hem tedaviyi etkisiz hale getiriyor hem de direncin hızla artmasına neden oluyor.</p>

<p>Dr. Mamçu, mevcut tabloyu şu sözlerle özetledi: “Başta uygunsuz ve gereksiz kullanımları sonucu gelişen direnç nedeniyle etkilerini önemli oranda kaybetmişlerdir. Mikroorganizmalar kullanılan antibiyotiklere karşı er ya da geç direnç kazanmaktadır. Gelişen direnç günümüzde bütün insanlığı tehdit edecek düzeydedir.”</p>

<h2>GRİPTE ANTİBİYOTİK İŞE YARAMAZ </h2>

<p>Toplumda en sık yapılan hatalardan birinin viral hastalıklarda antibiyotik kullanımı olduğuna dikkat çeken Mamçu, “Antibiyotikler soğuk algınlığı, nezle ve grip gibi viral hastalıkları iyileştirmez, başkasına bulaşmasına engel olmaz.” diyerek önemli bir yanlış algıya da işaret etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Kanal 6 Haber</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal6haber.com/sessiz-tehlike-buyuyor-gereksiz-antibiyotik-kullanimi-dunyayi-tehdit-ediyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal6habercom.teimg.com/crop/1280x720/kanal6haber-com/uploads/2026/04/i-l-a-c.jpg" type="image/jpeg" length="95857"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beliniz ağrıyorsa prim ve yaş şartına takılmadan tazminat alabilirsiniz]]></title>
      <link>https://www.kanal6haber.com/beliniz-agriyorsa-prim-ve-yas-sartina-takilmadan-tazminat-alabilirsiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal6haber.com/beliniz-agriyorsa-prim-ve-yas-sartina-takilmadan-tazminat-alabilirsiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışma şartları sebebiyle belinizde fıtık oluşması iş kazası ya da meslek hastalığı olarak geçiyor. Bu durumda da bir takım haklarınız doğuyor. İşte ayrıntılar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Senelerce çalışmanın sonucu olarak bazen mesleki hastalıklar çıkabiliyor. Mesleki hastalıkların ortaya çıkmasının peşinden de bazı haklar da doğabiliyor. SGK Eski Başmüfettişi İsa Karakaş, pek çok insanın yaşadığı ancak önemsemediği bel fıtığı ile ilgili ayrıntıları paylaştı.</p>

<h2>YAŞ VE PRİME BAKILMIYOR</h2>

<p>Belinizdeki fıtık veya ağrı iş nedeni ile ağrıyorsa sadece sağlık sorunu değil aynı zamanda meslek hastalığıdır. Türkiye Gazetesi’ne yazan Karakaş, bel fıtığının iş kazası veya meslek hastalığı olması durumunda doğan hakları şu şekilde anlattı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Yaş şartı aranmaz.</li>
 <li>Prim günü şartı aranmaz.</li>
 <li>Sigortalılık süresi şartı aranmaz.</li>
</ul>

<h2>İŞTEN KAYNAKLI BEL FITIĞI PROBLEMİ YAŞIYORSANIZ YAPMANIZ GEREKENLER</h2>

<p>İşten kaynaklı bel fıtığı problemi yaşıyorsanız izlenmesi gereken yolu Karakaş, şu cümleler ile anlattı:</p>

<h2>DOKTORA HER ŞEYİ ANLATIN</h2>

<p>Hastaneye gittiğinizde sadece<strong> "Belim ağrıyor</strong>" demeyin. <strong>"Ben her gün 20 kilo yük taşıyorum" </strong>veya "<strong>Günde 10 saat titreşimli araç kullanıyorum" </strong>diye işinizi tarif edin.</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2026 04 11 11.13.16" class="detail-photo img-fluid" height="816" src="https://kanal6habercom.teimg.com/kanal6haber-com/uploads/2026/04/ekran-resmi-2026-04-11-111316.png" width="1098" /></p>

<h2>YETKİLİ HASTANEYE GİDİN</h2>

<p>Meslek hastalığı tanısı koymaya yetkili (Meslek Hastalıkları Hastaneleri veya tam teşekküllü devlet hastaneleri) kurumlardan rapor alın.</p>

<h2>SGK’YA BİLDİRİN</h2>

<p>Teşhis konulduğu an durumu Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirin.</p>

<h2>TAZMİNATINIZI İSTEYİN</h2>

<p>Hastalığınız mesleki olarak tescillenirse, işverenden hem maddi hem de manevi tazminat talep edin.</p>

<h2>HANGİ HAKLARA SAHİP OLUNUYOR?</h2>

<p>Son olarak işveren alınabilecek hakları Karakaş, şu cümleler ile açıkladı:</p>

<ul>
 <li>Geçici iş göremezlik ödeneği alabilirsiniz.</li>
 <li>Sürekli iş göremezlik geliri (Maaş) bağlanabilir.</li>
 <li>Patrondan yüklü (MADDİ-MANEVİ) tazminatlar alabilirsiniz.</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal6haber.com/beliniz-agriyorsa-prim-ve-yas-sartina-takilmadan-tazminat-alabilirsiniz</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 11:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal6habercom.teimg.com/crop/1280x720/kanal6haber-com/uploads/2026/04/gemini-generated-image-9wpn5u9wpn5u9wpn-1.png" type="image/jpeg" length="96109"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şanlıurfa’da ücretsiz kanser tarama desteğiyle 843 kişiye ulaşıldı]]></title>
      <link>https://www.kanal6haber.com/sanliurfada-ucretsiz-kanser-tarama-destegiyle-843-kisiye-ulasildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal6haber.com/sanliurfada-ucretsiz-kanser-tarama-destegiyle-843-kisiye-ulasildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle yürüttüğü kanser tarama programı kapsamında 2026 yılının başından bu yana 843 vatandaşa ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık işleri daire başkanlığı koordinasyonunda ve ulaşım daire başkanlığının desteğiyle hayata geçirilen proje kapsamında, aile sağlığı merkezlerinden alınan vatandaşlar Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezlerine (KETEM) ulaştırılıyor. Erken teşhisin önemine dikkat çekilen programlar ve uygulamalar sayesinde vatandaşlar herhangi bir şikayet yaşamadan düzenli tarama imkânına kavuşuyor. Ulaşım desteğiyle sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaştırıldığı programın, sosyal belediyecilik anlayışının önemli örneklerinden biri oldu. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların düzenli kanser taramalarına katılarak koruyucu sağlık hizmetlerini yaygınlaştırılmasını hedefliyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal6haber.com/sanliurfada-ucretsiz-kanser-tarama-destegiyle-843-kisiye-ulasildi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 00:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal6habercom.teimg.com/crop/1280x720/kanal6haber-com/uploads/2026/04/a-w681084-02.jpg" type="image/jpeg" length="29163"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zayıflama iğneleri boşanmaları tetikliyor mu?]]></title>
      <link>https://www.kanal6haber.com/zayiflama-igneleri-bosanmalari-tetikliyor-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal6haber.com/zayiflama-igneleri-bosanmalari-tetikliyor-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere ve İsveç’te yapılan araştırmalar, Ozempic, Wegovy ve Mounjaro gibi zayıflama iğneleri ve cerrahi müdahale ile hızla kilo veren kişilerin boşanma oranlarının, genel nüfusa oranla iki kat daha fazla olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, "yeni bir benlik" kazanan bireylerin sağlıksız ilişkileri sonlandırma konusunda daha cesur davrandığına dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde kullanımı hızla artan Ozempic, Wegovy ve Mounjaro gibi zayıflama iğneleri, sadece fiziksel görünümü ve sağlığı değil, toplumsal yapı taşlarından biri olan evlilik kurumunu da dönüştürmeye hazırlanıyor. Sağlık uzmanları ve akademisyenler, bu ilaçların yarattığı dramatik fiziksel değişimin, yakın gelecekte bir "boşanma patlamasına" yol açabileceği konusunda uyarıyor.</p>

<h2>HIZLI KİLO KAYBI BOŞANMA RİSKİNİ İKİYE KATLIYOR</h2>

<p><strong>The Telegraph'ın haberine göre; </strong>İsveç’teki Gothenburg Üniversitesi'nde görev yapan Profesör Per-Arne Svensson tarafından yürütülen kapsamlı bir çalışma, hızlı kilo kaybı ile medeni durum arasındaki çarpıcı ilişkiyi gözler önüne serdi. 12 bin 531 evli hasta üzerinde yapılan araştırmada, mide kelepçesi gibi cerrahi yöntemlerle zayıflayanların yüzde 14,4'ünün altı yıl içinde boşandığı görüldü. Bu oran, genel popülasyondaki yüzde 8,2'lik boşanma oranının neredeyse iki katı.</p>

<p><img height="450" src="https://kanal6habercom.teimg.com/kanal6haber-com/uploads/2026/04/zayiflama-igneleri-bosanmalari-tetikliyor-mu-grafik.jpg" width="800" /></p>

<p>Profesör Svensson, her ne kadar çalışma cerrahi müdahale odaklı olsa da, benzer mekanizmaların zayıflama iğneleri için de geçerli olduğunu belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>"Mounjaro gibi yeni nesil ilaçlar, cerrahi kadar olmasa da oldukça belirgin kilo kayıpları sağlıyor. İlişkiler üzerindeki etkilerin tedaviden birkaç yıl sonra belirginleştiğini görüyoruz."</p>
</blockquote>

<h2>İŞTE BOŞANMANIN ARDINDAKİ TEMEL NEDENLER</h2>

<p>Haberdeki verilere göre, hızlı kilo verme süreci sadece bir fiziksel değişim değil, aynı zamanda radikal bir yaşam tarzı değişikliğini de beraberinde getiriyor. Kilo veren bireylerin daha sosyal bir yaşam sürmeye başlaması ve daha sağlıklı bir rutine geçmesi, partnerler arasında gerilime neden olabiliyor.</p>

<p>Svensson, boşanmaların arkasındaki temel nedenleri şöyle özetliyor:</p>

<ul>
 <li><strong>Yaşam Tarzı Çatışması: </strong>Kilo veren kişi sağlıklı yaşama geçerken, eşi bu değişime ayak uyduramazsa ilişkide ciddi tansiyon oluşuyor.</li>
 <li><strong>Özgüven Artışı: </strong>Kilolu olduğu dönemde "Beni bu halimle kim sever?" düşüncesiyle kötü bir ilişkiye katlanan bireyler, zayıfladıktan sonra kazandıkları özgüvenle bu ilişkiden çıkma cesareti buluyor.</li>
</ul>

<h2><img height="450" src="https://kanal6habercom.teimg.com/kanal6haber-com/uploads/2026/04/zayiflama-ignesi.jpg" width="800" /></h2>

<h2>HIZLI KİLO KAYBI TOKSİK İLİŞKİLERDE SONU GETİRİYOR</h2>

<p>Philadelphia Obezite Araştırma Merkezi Direktörü David Sarwer, bu durumun sanıldığı kadar karamsar bir tablo olmayabileceğini savunuyor. Sarwer'a göre, kilo kaybı sağlıklı evlilikleri bitirmiyor; aksine, kişinin kendisini daha iyi hissetmesi, "toksik" veya "sağlıksız" bir ilişkiden ayrılması için bir motivasyon kaynağı haline geliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sarwer,<strong> "Hızlı kilo kaybı, bireyin mutsuz olduğu bir ilişkiden uzaklaşması için katalizör görevi görüyor,"</strong> diyerek sürecin bireysel güçlenme boyutuna vurgu yapıyor.</p>

<p><img height="450" src="https://kanal6habercom.teimg.com/kanal6haber-com/uploads/2026/04/kadin-erkek-cift.jpg" width="800" /></p>

<h2>ZAYIFLAMA İĞNELERİ GIDA ZİNCİRLERİNİ DE ETKİLİYOR</h2>

<p>Zayıflama ilaçlarının etkisi sadece evliliklerle sınırlı değil. İngiltere'de yaklaşık 1,6 milyon kişinin kullandığı bu ilaçlar, perakende sektörünü de dönüştürüyor. Süpermarketler ilaç kullanıcıları için özel hazır yemekler piyasaya sürerken, dev gıda zincirleri porsiyonlarını küçültme kararı alıyor.</p>

<p>Resmi verilere göre İngiltere ve Galler'de 2022 yılında son 50 yılın en düşük seviyesine gerileyen boşanma oranlarının, "zayıflama iğnesi çağı" ile birlikte yeniden yükselişe geçip geçmeyeceğini zaman gösterecek. Kesin sonuçlar için bilim insanlarının birkaç yıl daha sürecek uzun vadeli takipleri bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal6haber.com/zayiflama-igneleri-bosanmalari-tetikliyor-mu</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 12:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal6habercom.teimg.com/crop/1280x720/kanal6haber-com/uploads/2026/04/zayiflama-igneleri-bosanmalari-tetikliyor-mu.jpg" type="image/jpeg" length="68897"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlıkta yapay zeka desteği! İstanbul'da hastanelerde QR kod devrimi]]></title>
      <link>https://www.kanal6haber.com/saglikta-yapay-zeka-destegi-istanbulda-hastanelerde-qr-kod-devrimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal6haber.com/saglikta-yapay-zeka-destegi-istanbulda-hastanelerde-qr-kod-devrimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’daki kamu hastanelerinde artık temizlikten teknik arızaya kadar her türlü aksaklık yapay zekanın gözetiminde. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından geliştirilen "Hastanem Temiz" projesiyle, vatandaşlar gördükleri eksiklikleri QR kod üzerinden saniyeler içinde yetkililere iletebiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İl Sağlık Müdürlüğünce kentteki sağlık hizmetlerinde kaliteyi artırmaya yönelik dijital dönüşüm çalışmaları kapsamında "Hastanem Temiz" uygulaması hayata geçirildi.</p>

<p>Uygulamayla vatandaşlar, hastanelerin çeşitli noktalarına yerleştirilen QR kodları okutarak, bulundukları alanı seçmeye gerek kalmadan sisteme doğrudan giriş yapabiliyor.</p>

<p>Temizlik, teknik sorun ya da memnuniyet bildirimleri kısa sürede iletilirken, lokasyon bilgisi otomatik olarak sisteme aktarılıyor ve talepler ilgili birimlere anında ulaştırılıyor.</p>

<p>Yapay zeka destekli analiz mekanizması bildirimleri, türü, yoğunluğu ve öncelik durumuna göre değerlendirerek müdahale süreçlerini optimize ediyor. Bu sayede yalnızca gerekli durumlarda ilgili personele uyarı gönderilerek gereksiz bildirim trafiğinin önüne geçiliyor.</p>

<p>Hiyerarşik takip sistemiyle çalışan uygulamada, ilgili personele iletilen taleplerin belirlenen sürede çözümlenmemesi halinde üst sorumlulara ve yönetime otomatik bildirim yapılıyor. Böylece hiçbir talep sahipsiz kalmazken, müdahale süreci kesintisiz sürdürülüyor.</p>

<p>Sistemden elde edilen veriler analiz edilerek müdahale süreleri, çözüm performansı ve tekrar eden sorunlar raporlanıyor. Bu analizler doğrultusunda hizmet kalitesinin artırılması hedefleniyor.</p>

<p>Uygulamada, her lokasyon için özel üretilen QR kodlar sayesinde yetkisiz erişimler engellenirken, tüm süreçler kayıt altına alınarak izlenebilir hale getiriliyor.</p>

<p>Sağlık hizmetlerinde dijitalleşme ve kalite odaklı yönetim anlayışının bir örneği olarak değerlendirilen uygulamayla, İstanbul genelinde daha hızlı, etkin ve sürdürülebilir hizmet modelinin yaygınlaştırılması amaçlanıyor.</p>

<h2>"HIZLI ÇÖZÜM SAĞLANIYOR VE BİR SONRAKİ VATANDAŞIMIZ AYNI SORUNLA KARŞILAŞMIYOR"</h2>

<p>İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde başlatılan Sağlıkta Dönüşüm Projesi sayesinde hem fiziki altyapı hem de yönetim süreçlerinde büyük ilerleme kaydedildiğini söyledi.</p>

<p>Türkiye'nin deprem ve salgında sağlık sisteminin başarısını ispat ettiğini belirten Güner, bunu bakım hizmetleri, temizlik ile diğer fiziki ve lojistik ihtiyaçlara yönelik de sürdürdüklerini dile getirdi.</p>

<p>Güner, bu kapsamda geliştirilen "Hastanem Temiz" projesiyle anlık geri bildirim toplandığını anlatarak, vatandaşların hizmet alırken, hastanede dört bir köşeye yerleştirilen QR kodlar aracılığıyla temizlik, yemek ve diğer hizmetlerle ilgili görüşlerini iletebildiklerini aktardı.</p>

<p>Projede elde edilen geri bildirimlerin kurumun geliştirdiği yapay zeka yazılımıyla işlendiğini ve yöneticilere karar destek modülü aracılığıyla iletildiğini belirten Güner, <strong>"Hedefimiz, tedavi hizmetlerinde elde ettiğimiz başarıyı, bakım, temizlik ve fiziki şartlarda da gösterebilmek. Vatandaş bir sıkıntı gördüğünde, temizlik veya yemekle ilgili bir problem olsun, anında sisteme iletebiliyor. Ortalama 7-8 dakika içinde soruna geri dönüş sağlıyor ve çözümünü yapıyoruz"</strong> ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doç. Dr. Güner, vatandaşların uygulamadan memnun kaldığını anlatarak, <strong>"Geri bildirimlerde yüzde 89 oranında teşekkür ve memnuniyet mesajı alıyoruz. Bu, doğru bir yolda ilerlediğimizin en güzel göstergesi. Ayrıca projeyle sadece fiziksel hizmetlerin değil, vatandaşın manevi ihtiyaçları da karşılanıyor"</strong> dedi.</p>

<h2>SANİYELER İÇERİSİNDE ÇÖZÜM</h2>

<p>QR kod üzerinden yapılan geri bildirimlerin kısa sürede yöneticilere iletildiğini dile getiren Güner, şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>"Bugüne kadar 1300'den fazla bildirime hızlı cevap verdik. Vatandaş QR kodla bildirim yaptığında yapay zeka yazılımımız hangi kategoriye ait olduğunu belirliyor ve hem çözümü yapacak hem de takip edecek yöneticilere saniyeler içinde iletiliyor. Projeyi takip eden merkez yöneticileri, başhekimlikler ve müdürlükler, sorunların ne kadarının çözüldüğünü, memnuniyet oranlarını ve çözüm süreçlerindeki aksaklıkları birebir izleyebiliyor. Hastaneyi yöneten aslında vatandaşlarımızdır. QR kodlar ve cep telefonu üzerinden yapılacak bildirimlerle bize yardımcı olmalarını bekliyoruz. Sorunları ilettiklerinde hızlı çözüm sağlanıyor ve bir sonraki vatandaşımız aynı sorunla karşılaşmıyor."</p>
</blockquote>

<p>Güner, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun başlattığı Koruyan, Üreten, Geliştiren Sağlık Modeli ile İstanbul'da sağlık sistemini daha üst seviyelere taşımayı hedeflediklerini sözlerini ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal6haber.com/saglikta-yapay-zeka-destegi-istanbulda-hastanelerde-qr-kod-devrimi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 15:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal6habercom.teimg.com/crop/1280x720/kanal6haber-com/uploads/2026/04/doktor-6.jpg" type="image/jpeg" length="94079"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanı Memişoğlu'ndan kritik açıklama: Kolin PET ve kritik ilaçlar geri ödeme kapsamına alındı]]></title>
      <link>https://www.kanal6haber.com/saglik-bakani-memisoglundan-kritik-aciklama-kolin-pet-ve-kritik-ilaclar-geri-odeme-kapsamina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal6haber.com/saglik-bakani-memisoglundan-kritik-aciklama-kolin-pet-ve-kritik-ilaclar-geri-odeme-kapsamina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, bazı ilaç ve işlemleri ödeme kapsamına dahil ederek kamu hastanelerinde hizmete sundu. Bakan Kemal Memişoğlu, "Kanser tanısında kritik önemi olan Kolin PET işlemini ödeme kapsamına alarak kamu hastanelerimizde hizmete sunuyoruz" sözleriyle duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'e ilişkin <strong>"Bu kapsamda, ülkemizde üretilen ve kanser tanısında kritik önemi olan Kolin PET işlemini ödeme kapsamına alarak kamu hastanelerimizde hizmete sunuyoruz." </strong>dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"KOLİN PET İŞLEMİNİ ÖDEME KAPSAMINA ALARAK KAMU HASTANLERİMİZDE HİZMETE SUNUYORUZ"</h2>

<p>Bakan Memişoğlu, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Resmi Gazete'de yayımlanan tebliğle Sağlıklı Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda, şifaya vesile olacak adımları atmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirtti.</p>

<p><strong>"Bu kapsamda, Türkiye'de üretilen ve kanser tanısında kritik önemi olan Kolin PET işlemini ödeme kapsamına alarak kamu hastanelerimizde hizmete sunuyoruz."</strong> bilgisini veren Memişoğlu, akondroplazi, epilepsi ve sistinüri gibi hastalıkların tedavisinde ihtiyaç duyulan ilaçları yurt dışından temin ederek hastaların kullanımına sunduklarını bildirdi.</p>

<h2>"3 İLAÇ DAHA GERİ ÖDEME LİSTESİNE ALINDI"</h2>

<p>Kalp, böbrek ve anjioödem tedavisinde kullanılan 3 ilacın daha geri ödeme listesine alındığını aktaran Bakan Memişoğlu, <strong>"Çölyak ve metabolik hastalıklar için gıda desteği yüzde 30 artırıldı. Kamu kurumlarının evde bakım merkezlerince yazılan reçete bedelleri karşılanacaktır. Bu şifa vesilelerinin milletimize ulaşmasında Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." </strong>açıklamasını yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal6haber.com/saglik-bakani-memisoglundan-kritik-aciklama-kolin-pet-ve-kritik-ilaclar-geri-odeme-kapsamina-alindi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 17:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal6habercom.teimg.com/crop/1280x720/kanal6haber-com/uploads/2026/04/memisoglu7888.jpg" type="image/jpeg" length="89824"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Her Gebeye Ebe! Sağlık Bakanlığı'ndan ilk hamileliğe özel uygulama]]></title>
      <link>https://www.kanal6haber.com/her-gebeye-ebe-saglik-bakanligindan-ilk-hamilelige-ozel-uygulama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal6haber.com/her-gebeye-ebe-saglik-bakanligindan-ilk-hamilelige-ozel-uygulama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, ilk hamileliğini yaşayan annelere özel bir uygulama başlattıklarını açıkladı. 'Her Gebeye Ebe' uygulaması başlattıklarını ifade eden Memişoğlu, ilk gebeliğini yaşayan annelere hamileliklerinin son üç ayında birebir ebe tahsis edileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Selçuklu Kongre Merkezi'nde düzenlenen İlk Adım Ebe Gebe Okulu Aile Buluşması'nda, gebelik ve doğumun mucizevi bir yolculuk olduğunu, insanın bu büyük ve hassas bir süreçte zaman zaman endişe duyabileceğini dile getirdi.</p>

<p>Her gebeliğin kendine has bir durum olduğunu vurgulayan Memişoğlu, <strong>"Bugün açılışı gerçekleştirilen İlk Adım Ebe Gebe Okulumuz, bu süreçte yaşanan endişeleri şefkate, bilgiye ve güvene dönüştüren bir merkezdir. Biz istiyoruz ki anne adaylarımız gebeliğin başlangıcından bebeğini kucağına aldığı zamana kadar olan tüm süreçte asla yalnız kalmasın, ne ile karşılaşacağını bilsin ve bu güzel duyguyu huzurla yaşasın."</strong> diye konuştu.</p>

<p><img alt="Kemal Memisoglu Konusma" class="detail-photo img-fluid" height="547" src="https://kanal6habercom.teimg.com/kanal6haber-com/uploads/2026/03/kemal-memisoglu-konusma.jpg" width="800" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sezaryenin, normal doğumun tıbben mümkün olmadığı ya da anne ve bebek sağlığının risk altında olduğu durumlarda hekim kararıyla başvurulması gereken ciddi bir ameliyat olduğunu ifade eden Memişoğlu, Türkiye'de tıbbi açıdan gerekli olmayan sezaryen oranlarının dünya ortalamasının üzerinde olduğunu söyledi.</p>

<p>Memişoğlu, normal doğumun, annenin hızlı iyileşmesi, doğum sonrası sürecin sağlıklı ilerlemesi, emzirmenin erken başlaması ve anne-bebek bağının daha güçlü kurulması açısından önemli avantajlar sunduğunu anlatarak, şunları kaydetti: <strong>Normal doğum bebekler açısından da dış dünyaya uyum, bağışıklık sisteminin gelişimi ve hayata daha sağlıklı bir başlangıç bakımından çok kıymetli katkılar sağlamaktadır. Biz Sağlık Bakanlığı olarak vatandaşlarımızın sağlığı için neyin daha yararlı olduğunu açıkça belirtmekle mükellefiz. Bizim görevimiz; anne adaylarımızı ve aileleri bilimsel gerçekler ışığında bilinçlendirmek, onlara bu özel anlarının her adımda şefkatle destek olmak ve tıbbi açıdan faydalı olanı net bir şekilde ortaya koymaktır. Elbette nihai karar anne adaylarımıza aittir. Ancak kararı verirken 'Bunun artısı budur, eksisi de bu' gerçeğini bilmelerini sağlamak bizim en asli sorumluluğumuzdur. Biz diyoruz ki, tıbbi bir zorunluluk olmadıkça hiçbir anne adayımız cerrahi müdahaleye, enfeksiyon risklerine ve uzun iyileşme süreçlerine maruz kalmasın. Bebeklerimiz de dünyaya ilk adımlarını atarken fizyolojik olanın onlara sunduğu güçlü bağışıklık sisteminden mahrum kalmasınlar.</strong></p>

<h2>"YAPTIĞIMIZ DÜZENLEMELERLE, EBELERİMİZE VAZİFELERİNİN O KADİM KUTSİYETİNİ YENİDEN KAZANDIRIYORUZ"</h2>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde <strong>"Normal Doğum Eylem Planı"</strong>nın hayata geçirildiğini hatırlatan Memişoğlu, bu plan ile anne adayları ve aileleri doğru bilgiyle güçlendirmeyi ve "kaygılardan uzak bir doğum" tecrübesinin önünü açmayı amaçladıklarını bildirdi.</p>

<p>Memişoğlu, gebelere yönelik eğitim ve destek faaliyetlerinin merkezinde ebelerin yer aldığını vurgulayarak, şöyle devam etti: <strong>Bir anne adayı hekimine ve ebesine güvenirse ve o güven bağıyla yola çıkarsa süreç çok daha sağlıklı ilerlemektedir. Biliyorsunuz, bizim medeniyetimizde ebelik neslin devamını sağlayan mübarek bir vazifedir. Osmanlı dönemine baktığımızda ebelerimizin toplum içinde ne kadar büyük bir hürmet gördüğünü anlarız. O dönemde ebelerimiz ellerinde bir 'asa' taşırlardı. Bu asa bir mesleki kimlik, bilgelik, otorite ve şifa sembolüydü. Ebelerimiz sadece doğum anında değil, gebelikte, lohusalıkta, anne ve bebek bakımında o engin bilgelikleriyle ailelerimizin hep en yakınında olurlardı. İşte bugün, Sağlık Bakanlığı olarak yaptığımız düzenlemelerle, ebelerimize vazifelerinin o kadim kutsiyetini yeniden kazandırıyoruz.</strong></p>

<p><img alt="Thumbs B C 3Ecb06C8835242Dfe76017Bb8Ea1Aed1" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://kanal6habercom.teimg.com/kanal6haber-com/uploads/2026/04/thumbs-b-c-3ecb06c8835242dfe76017bb8ea1aed1.jpg" width="800" /></p>

<h2>"SON 3 AYINDA GEBEMİZİN HEM ARKADAŞI OLACAK HEM DANIŞMANI OLACAK"</h2>

<p>Bakan Memişoğlu, Türkiye genelinde görev yapan 61 bin 414 ebe ile çok güçlü bir hizmet ağı oluşturduklarına dikkati çekti.</p>

<p>Mesleki mevzuatları güncelleyerek ebeleri hem sahada hem de doğumhanede çok daha etkin hale getirdiklerini anlatan Memişoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: <strong>Özellikle 'Her Gebeye Ebe' uygulamamızla ilk gebeliğini yaşayan bütün anne adaylarımıza, takibi nerede yapılırsa yapılsın hamileliklerinin son üç ayında birebir ebe tahsis ediyoruz. İster özel muayenesinde olsun, ister üniversitede olsun, son 3 ayında ilk hamileliğini yaşayan anne adayımıza ebe tahsis ediliyor. Bu ebe, anne ile beraber 3 ay geçirecek. Son 3 ayında gebemizin hem arkadaşı olacak hem danışmanı olacak. İlk anneliğini bekleyen her anne adayımız, ister özel hastanede olsun, ister doğum hastanesinde olsun, doğum yapsın, ebemizin ilk anne adayımızın her an yanında olacağını özellikle belirtmek istiyorum. İstiyoruz ki ilk gebeliğinde tecrübeli bir ebemiz devamlı yanında olsun, güven versin, rehberlik etsin.</strong></p>

<p><img alt="Thumbs B C Fac306790B1E63871448D36De77Aea4F" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://kanal6habercom.teimg.com/kanal6haber-com/uploads/2026/04/thumbs-b-c-fac306790b1e63871448d36de77aea4f.jpg" width="800" /></p>

<p>Ev ziyaretleri ve sayıları 546'ya ulaşan yeni ebe poliklinikleriyle de tüm süreçte anne adaylarının yanında olduklarını belirten Memişoğlu, ülke genelinde hizmet veren 1774 gebe okulunda son bir yılda yaklaşık 1 milyon anne adayının ve ailenin bu en özel zamanlarında destekçisi olduklarını ifade etti.</p>

<p>Memişoğlu, İlk Adım Ebe Gebe Okulu Projesi'nin, sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimlerle bütüncül bir anlayışla gerçekleştirilen gebe eğitimlerinin sahadaki olumlu örneklerinden biri olduğunu dile getirerek, <strong>"Bugün Konya'mızda yürüttüğümüz eğitim süreçlerine dahil olan anne adaylarımızda sezaryen oranı yüzde 30'a gerilemiş durumda. Bu oran, tüm Türkiye'ye örnek olması gereken bir tablodur."</strong> ifadesini kullandı.</p>

<p>AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta da Türkiye'de sezaryen ile doğumun yüzde 60 seviyesinde olduğunu hatırlatarak, İlk Adım Ebe Gebe Okullarıyla annelerin doğum korkularını yenerek normal doğumun teşvik edilmesi, sezaryen oranlarının düşürülmesi ve en önemlisi de doğum hızının artırılmasını amaçladıklarını söyledi.</p>

<p>Usta, Türkiye'de doğum hızının 1.41 olduğunu dile getirerek,<strong> "İlk adım ebe gebe okullarını iki ana başlıkta toplayabiliriz. Bir, doğuma hazırlık eğitimlerimiz. Bunlar yetişkinlerimizin eğitim almaları için farklı başlıklarda topladığımız fizyoterapi danışmanlarımız var. Beslenme danışmanlarımız, emzirme danışmanlarımız ve anne babalık okulumuz var. Diğeri ise özellikle hizmet içi eğitimlerle sağlık çalışanlarımızın, ebeveynlerimizin, aile hekimlerimizin, uzmanlarımızın da eğitim aldığı ikinci ayağımızdır."</strong> dedi.</p>

<p><img alt="Thumbs B C A6E945D629Ec148B668B16Dfa68303Bc" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://kanal6habercom.teimg.com/kanal6haber-com/uploads/2026/04/thumbs-b-c-a6e945d629ec148b668b16dfa68303bc.jpg" width="800" /></p>

<p>Programda, Konya Valisi İbrahim Akın, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı da birer konuşma yaptı.</p>

<p>Memişoğlu, daha sonra merkez Selçuklu ilçesi Işıklar Mahallesi'nde bulunan ve Selçuklu Belediyesi ile İl Sağlık Müdürlüğü işbirliğiyle şehre kazandırılan Mahperi Hatun İlk Adım Ebe Gebe Okulu'nun açılışına katıldı.</p>

<p>Yapılan duanın ardından kurdeleyi kesen Memişoğlu, burada çocuklarla sohbet etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal6haber.com/her-gebeye-ebe-saglik-bakanligindan-ilk-hamilelige-ozel-uygulama</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal6habercom.teimg.com/crop/1280x720/kanal6haber-com/uploads/2026/04/hamilelik-saglikbakanligi.png" type="image/jpeg" length="13789"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sessiz tehlike: Fazla tuz mideyi zayıflatıyor]]></title>
      <link>https://www.kanal6haber.com/sessiz-tehlike-fazla-tuz-mideyi-zayiflatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal6haber.com/sessiz-tehlike-fazla-tuz-mideyi-zayiflatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Günlük beslenmede fark edilmeden artan tuz tüketimi, yalnızca tansiyonu değil mide sağlığını da tehdit ediyor. Uzmanlara göre aşırı tuz, doğrudan kansere neden olmasa da mideyi zayıflatarak kanser gelişimi için uygun bir zemin hazırlayabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günlük hayatta fark etmeden tüketilen tuz, sağlığımız üzerinde düşündüğümüzden çok daha büyük bir etkiye sahip. Özellikle hazır gıdalarla birlikte artan “gizli tuz” tüketimi, mideyi koruyan yapıyı zayıflatarak ciddi hastalıkların önünü açabiliyor. Uzmanlara göre bu sessiz risk, uzun vadede mide kanseri dahil birçok sağlık sorununa zemin hazırlayabiliyor.</p>

<p>Günlük beslenmede fark edilmeden artan tuz tüketimi, yalnızca tansiyonu değil mide sağlığını da tehdit ediyor. Uzmanlara göre aşırı tuz, doğrudan kansere neden olmasa da mideyi zayıflatarak kanser gelişimi için uygun bir zemin hazırlayabiliyor.</p>

<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Gastroenteroloji ve Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, yüksek tuz tüketiminin mide üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, <strong>“Yüksek tuz alımı, mideyi koruyan mukozal tabakayı tahriş eder ve zamanla zayıflatır. Bu durum, mideyi zararlı maddelere ve enfeksiyonlara karşı daha savunmasız hale getirir.”</strong> dedi.</p>

<h2>MİDEYİ ADETA "ZIMPARALIYOR"</h2>

<p>Aşırı tuzun mide yüzeyinde sürekli bir tahrişe neden olduğunu belirten Prof. Dr. Atamer, bu durumun zamanla iltihaplanma süreçlerini tetiklediğini ifade etti. Sürekli zarar gören mide yüzeyinin hassaslaştığını vurgulayan Atamer, bilimsel çalışmaların da yüksek tuz tüketimi ile mide kanseri arasında ilişki olduğunu ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>Özellikle turşu, konserve ve yüksek tuz içeren fermente gıdaların sık tüketildiği toplumlarda mide kanseri oranlarının daha yüksek olduğuna dikkat çeken Atamer, bu durumun önemli nedenlerinden birinin Helikobakter pylori bakterisi olduğunu belirtti.</p>

<h2>BAKTERİ RİSKİ</h2>

<p>Mide kanseriyle ilişkili olan Helikobakter pylori bakterisinin yüksek tuzlu ortamda daha kolay çoğaldığını belirten Atamer, tuzun bu bakterinin mide duvarına verdiği zararı artırdığını ve kanser gelişimi için uygun bir zemin oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Tuz tüketiminin sigara ve alkolle birleştiğinde riskin daha da büyüdüğünü vurgulayan Prof. Dr. Aytaç Atamer, <strong>“Sigara ve alkol kullanımı, mide zarını zayıflatarak tuzun olumsuz etkilerini artırır ve birlikte değerlendirildiğinde kanser riskini daha da yükseltebilir.”</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<h2>GİZLİ TUZA DİKKAT!</h2>

<p>Modern beslenmede en büyük tehlikelerden birinin “gizli tuz” olduğuna dikkat çeken Atamer, hazır gıdaların sanılandan çok daha fazla sodyum içerdiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cipsler, hazır çorbalar, şarküteri ürünleri ve dondurulmuş gıdaların yüksek tuz içerdiğini vurgulayan Atamer, tek bir porsiyon konserve çorbanın bile günlük sodyum ihtiyacının önemli bir kısmını karşılayabildiğini söyledi.Sağlıklı bir yaşam için günlük sodyum tüketiminin sınırlandırılması gerektiğini belirten Atamer, <strong>“Genel olarak günlük sodyum alımının 2.300 miligramı aşmaması önerilir. Ancak çocuklar, hipertansiyon hastaları ve böbrek hastalığı bulunan bireyler için bu miktarın daha da düşük olması gerekir.”</strong> dedi.</p>

<h2>TUZ AZALTILIRSA LEZZET KAYBOLMAZ</h2>

<p>Tuz tüketimini azaltmanın lezzetten vazgeçmek anlamına gelmediğini ifade eden Atamer, yemeklerde baharat ve doğal aromaların kullanılmasının daha dengeli bir tat sağlayabileceğini belirtti.</p>

<p>Ürün etiketlerinin dikkatle incelenmesi ve “az tuzlu” seçeneklerin tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Atamer, özellikle kronik hastalığı olan bireyler için kontrollü tuz tüketiminin hayati önem taşıdığını söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Kanal 6 Haber</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal6haber.com/sessiz-tehlike-fazla-tuz-mideyi-zayiflatiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal6habercom.teimg.com/crop/1280x720/kanal6haber-com/uploads/2026/04/t-u-z.png" type="image/jpeg" length="89603"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakanlık o markaları tek tek ifşa etti: Ünlü peynir markası da hile listesinde!]]></title>
      <link>https://www.kanal6haber.com/bakanlik-o-markalari-tek-tek-ifsa-etti-unlu-peynir-markasi-da-hile-listesinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal6haber.com/bakanlik-o-markalari-tek-tek-ifsa-etti-unlu-peynir-markasi-da-hile-listesinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı, "Taklit veya Tağşiş Yapılan Gıdalar" listesini güncelledi. Yapılan denetimlerde 27 üründe usulsüzlük tespit edilirken, listede yer alan ünlü bir markanın “tam yağlı beyaz peynir” ürününün yağ oranının beklenen seviyenin altında olduğu görüldü. İşte detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı’nın “Taklit veya Tağşiş Yapılan Gıdalar" listesine 27 yeni ürün eklendi. Denetimlerde en fazla ihlalin et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri ile zeytinyağı kategorilerinde yoğunlaştığı görüldü. Özellikle et ürünlerinde kanatlı eti karıştırılması ve sakatat kullanımı öne çıkarken, zeytinyağında tohum yağı karışımı; süt ürünlerinde ise düşük yağ oranı ve farklı yağ kullanımı tespit edildi.</p>

<h2>"EKER" LİSTEDE YER ALDI</h2>

<p>Listede dikkat çeken başlıklardan biri de Eker Süt Ürünleri Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin yer alması oldu. Bakanlığın verilerine göre, firmanın Mustafakemalpaşa’daki tesisinde üretilen “1000 gram tam yağlı beyaz peynir” ürününde yağ oranının düşük olduğu belirlendi. Bu nedenle ürünün “tam yağlı” ibaresini karşılamadığı değerlendirilerek firma da tağşiş listesine dahil edildi.</p>

<p><img alt="Taklit-6" class="detail-photo img-fluid" height="604" src="https://kanal6habercom.teimg.com/kanal6haber-com/uploads/2026/04/taklit-6.png" width="1057" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>ET ÜRÜNLERİNDE ŞAŞIRTAN TABLO</h2>

<p>Denetim sonuçlarına göre en ciddi ihlaller et ve et ürünlerinde görüldü. Dana kıyma, lahmacun harcı, kebap ve köfte gibi ürünlerde kanatlı eti karıştırılması; taşlık, kalp ve karaciğer gibi sakatatların kullanılması sıkça tespit edildi. Bazı ürünlerde ise deri dokusuna rastlanması dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Taklit1-4" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://kanal6habercom.teimg.com/kanal6haber-com/uploads/2026/04/taklit1-4.png" width="1062" /></p>

<p><img alt="Taklit2-4" class="detail-photo img-fluid" height="661" src="https://kanal6habercom.teimg.com/kanal6haber-com/uploads/2026/04/taklit2-4.png" width="1057" /></p>

<p><img alt="Taklit3-3" class="detail-photo img-fluid" height="182" src="https://kanal6habercom.teimg.com/kanal6haber-com/uploads/2026/04/taklit3-3.png" width="1062" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Kanal 6 Haber</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal6haber.com/bakanlik-o-markalari-tek-tek-ifsa-etti-unlu-peynir-markasi-da-hile-listesinde</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal6habercom.teimg.com/crop/1280x720/kanal6haber-com/uploads/2025/12/taklit1.jpg" type="image/jpeg" length="52390"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Işıkhan açıkladı: 72 ilaç geri ödeme listesine alındı!]]></title>
      <link>https://www.kanal6haber.com/bakan-isikhan-acikladi-72-ilac-geri-odeme-listesine-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal6haber.com/bakan-isikhan-acikladi-72-ilac-geri-odeme-listesine-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan, 72 ilacın geri ödeme listesine alındığını açıkladı. Açıklamada ilaçlardan 69'unun yerli üretim olduğu belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, sosyal hesabından yaptığı paylaşımda, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası dolayısıyla önemli bir adım attıklarını belirterek açıklamada bulundu.</p>

<p>Bu kapsamda Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) aracılığıyla geri ödeme listesine 69’u yerli üretim olmak üzere toplam 72 ilacın dahil edildiği bildirildi. Yapılan düzenlemenin özellikle kanser hastalarının tedavi süreçlerinde ilaçlara erişimini kolaylaştırması beklenirken, yerli üretim ilaçların listeye eklenmesiyle sağlık harcamalarında da dengelenme sağlanması öngörülüyor.</p>

<h2>KANSER HAFTASI'NDA ÖNEMLİ ADIM</h2>

<p>Işıkhan, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası vesilesiyle önemli bir adım attık.</p>

<p>Kanser başta olmak üzere birçok hastalıkla mücadelede kullanılan ilaçlara ve tedavi yöntemlerine erişimi kolaylaştırıyoruz.</p>

<p>Sosyal Güvenlik Kurumumuz aracılığıyla geri ödeme listemizin kapsamını genişlettik.</p>

<p>69’u yerli üretim olmak üzere 72 ilacı daha listemize dahil ettik.</p>

<p>Hastalarımıza şifa olmasını diliyorum.</p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">📣1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası vesilesiyle önemli bir adım attık.<br />
<br />
Kanser başta olmak üzere birçok hastalıkla mücadelede kullanılan ilaçlara ve tedavi yöntemlerine erişimi kolaylaştırıyoruz.💊<br />
<br />
Sosyal Güvenlik Kurumumuz aracılığıyla geri ödeme listemizin kapsamını genişlettik.… <a href="https://t.co/1xsiTRqFdU" rel="nofollow">pic.twitter.com/1xsiTRqFdU</a></p>
— Prof. Dr. Vedat Işıkhan (@isikhanvedat) <a href="https://twitter.com/isikhanvedat/status/2039225424404771053?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">April 1, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal6haber.com/bakan-isikhan-acikladi-72-ilac-geri-odeme-listesine-alindi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 10:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal6habercom.teimg.com/crop/1280x720/kanal6haber-com/uploads/2026/04/ilac-isikhan.jpg" type="image/jpeg" length="68714"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İngiltere'den sağlık hamlesi! 1.2 milyon kişiye zayıflama iğnesi verecek]]></title>
      <link>https://www.kanal6haber.com/ingiltereden-saglik-hamlesi-12-milyon-kisiye-zayiflama-ignesi-verecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal6haber.com/ingiltereden-saglik-hamlesi-12-milyon-kisiye-zayiflama-ignesi-verecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere Ulusal Sağlık Sistemi (NHS), kalp damar hastalıklarıyla mücadelede yeni bir adım atmaya hazırlanıyor. Normalde "zayıflama iğnesi" olarak bilinen semaglutid (Wegovy), artık sadece obezite tedavisi için değil, kalp krizi ve felç riskini önlemek amacıyla 1,2 milyon kişiye daha reçete edilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NHS'in ilaç denetleme kurumu olan NICE (Ulusal Sağlık ve Bakım Mükemmelliği Enstitüsü), semaglutidin kullanım alanını genişleten yeni bir kılavuz yayımladı.</p>

<p><strong>The Guardian'ın haberine göre; </strong>vücut kitle indeksi (BMI) 27 ve üzeri olan, daha önce kalp krizi, felç veya bacaklarında ciddi dolaşım sorunu yaşamış kişiler bu haftalık iğnelerden yararlanabilecek. Daha önce bu ilaçlar genellikle BMI değeri 30 ve üzeri olan (obez) hastalarla sınırlıydı. Yeni kararla birlikte "fazla kilolu" kategorisindeki riskli hastalar da kapsama alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="450" src="https://kanal6habercom.teimg.com/kanal6haber-com/uploads/2026/04/wegovy-1.jpg" width="800" /></p>

<h2>BİR YANDAN ZAYIFLAYIP BİR YANDAN KALBİ KORUMAK MÜMKÜN</h2>

<p>Bu kararın arkasındaki en çarpıcı veri, University College London (UCL) tarafından yürütülen geniş kapsamlı bir araştırma. Klinik deneyler, ilacın sadece kilo verdirerek değil, doğrudan kalp ve kan damarları üzerinde iyileştirici etki göstererek riski azalttığını kanıtladı.</p>

<p>Yapılan araştırmalarda semaglutid kullanımı, kişinin ne kadar kilo verdiğinden bağımsız olarak kalp krizi ve felç riskini yüzde 20 oranında azaltıyor. Uzmanlar, ilacın koruyucu etkisinin kilo kaybı henüz gerçekleşmeden başladığını vurguluyor.</p>

<p>[related-posts id="73376" color="bg-primary"][/related-posts]</p>

<h2>UZMANLAR NE DİYOR?</h2>

<p>Karar, tıp dünyasında "ezber bozan" bir gelişme olarak karşılandı:</p>

<ul>
 <li><strong>Helen Knight (NICE):</strong> "Kalp krizi veya felç geçirmiş kişiler, bunun tekrarlaması korkusuyla yaşıyor. Bu karar, onlara mevcut ilaçlarının yanında ekstra bir koruma katmanı sağlayacak."</li>
 <li><strong>Helen Williams (NHS England):</strong> "Bu tedavi hayat değiştirici olabilir. Sağlıklı beslenme ve egzersizle birlikte kullanıldığında binlerce vakanın önüne geçebiliriz."</li>
 <li><strong>Prof. Naveed Sattar (Glasgow Üniversitesi):</strong> "Bu tam bir kazan-kazan durumu. Hem kalp sağlığını koruyoruz hem de kilo yönetimiyle yaşam kalitesini artırıyoruz."</li>
</ul>

<p>Sağlık Bakanı Sharon Hodgson, kilo verme ilaçlarının “oyunun kurallarını değiştiren” bir unsur olduğunu ve kalp krizi ve felç riski taşıyan kişilere bu ilaçların verilmesinin “hayat kurtarıcı” olacağını söyledi.</p>

<p><img height="450" src="https://kanal6habercom.teimg.com/kanal6haber-com/uploads/2026/04/sharon-hodgson.jpg" width="800" /></p>

<h2>SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?</h2>

<p>NHS yetkilileri, uygun görülen hastaların bu ilaca <strong>"birkaç ay içinde"</strong> erişebileceğini belirtiyor. Haftalık enjeksiyonlar; statinler gibi mevcut kalp ilaçlarına ek bir tedavi olarak, kalori kısıtlı diyet ve artırılmış fiziksel aktivite programı eşliğinde sunulacak.</p>

<p><img height="449" src="https://kanal6habercom.teimg.com/kanal6haber-com/uploads/2026/04/wegovy-24mg.jpg" width="800" /></p>

<p>Buna karşın, UCL'den Prof. Riyaz Patel gibi bazı uzmanlar, 1,2 milyonluk bu devasa kitleye ilacın ulaştırılması konusunda NHS'in lojistik ve bütçe kapasitesinin zorlanabileceği uyarısında bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal6haber.com/ingiltereden-saglik-hamlesi-12-milyon-kisiye-zayiflama-ignesi-verecek</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 10:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal6habercom.teimg.com/crop/1280x720/kanal6haber-com/uploads/2026/04/ingiltereden-saglik-hamlesi-12-milyon-kisiye-zayiflama-ignesi-verecek.jpg" type="image/jpeg" length="50084"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doja Cat’ten sağlık itirafı: "Selülit sandığım şey lipödem çıktı"]]></title>
      <link>https://www.kanal6haber.com/doja-catten-saglik-itirafi-selulit-sandigim-sey-lipodem-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal6haber.com/doja-catten-saglik-itirafi-selulit-sandigim-sey-lipodem-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyaca ünlü Grammy ödüllü şarkıcı Doja Cat, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalarla hayranlarını şaşırtan bir sağlık gerçeğini paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>30 yaşındaki sanatçı, yıllardır bacaklarında, kalçasında ve ayak bileklerinde biriken fazla yağ dokusunun basit bir selülit değil, lipödem (ağrılı yağlanma sendromu) olduğunu düşündüğünü açıkladı.</p>

<p>Henüz resmi bir tıbbi teşhis almadığını belirten Doja Cat, semptomlarını TikTok takipçileriyle paylaşırken şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Her zaman selülit olduğunu düşünmüştüm. Aşırı kilolu değildim ama kalça, bilek, baldır ve diz bölgemde sürekli bir birikim oluyordu. Lipödemden kimse bahsetmemişti, ne olduğu hakkında hiçbir fikrim yoktu."</p>
</blockquote>

<h2><img height="1067" src="https://kanal6habercom.teimg.com/kanal6haber-com/uploads/2026/04/587858526-18554801623063751-932621460757574586-n.jpg" width="800" /></h2>

<h2>LİPÖDEM NEDİR?</h2>

<p>Uzmanlara göre lipödem; kollarda ve bacaklarda anormal yağ birikimine neden olan kronik bir durumdur. Genellikle kadınlarda görülen bu hastalık, sadece estetik bir sorun değil; aynı zamanda hareket kısıtlılığı, kronik ağrı ve kolay morarma gibi ciddi fiziksel etkiler yaratır.</p>

<p><strong>Hastalığın temel belirtileri şunlardır:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong>Simetrik Dağılım:</strong> Yağ birikimi genellikle her iki bacakta veya kolda eşit şekilde görülür.</li>
 <li><strong>Hassasiyet:</strong> Etkilenen bölgeler dokunmaya karşı ağrılı ve hassastır.</li>
 <li><strong>Doku Farklılığı:</strong> Yağ dokusu, normal dokuya göre daha "pütürlü" veya "çakıl taşı" benzeri bir yapıya sahiptir.</li>
 <li><strong>Direnç:</strong> Bu bölgelerdeki yağlar diyet veya egzersize karşı dirençlidir; el ve ayaklar genellikle bu durumdan etkilenmez.</li>
</ul>

<p><img height="800" src="https://kanal6habercom.teimg.com/kanal6haber-com/uploads/2026/04/539524977-18535289368063751-6527511626971117192-n.jpg" width="800" /></p>

<h2>DOJA CAT'TEN BBL AÇIKLAMASI</h2>

<p>Annesinde de benzer bir durum olduğunu belirten ünlü şarkıcı, genetik faktörlerin altını çizdi. 2023 yılında liposuction operasyonu geçiren Doja Cat, bu süreci şu sözlerle anlattı:</p>

<p>"Kalça üstü, alt sırt ve uyluk bölgelerimden yağ aldırdım. Başta kalçama dokunmadım ancak uyluklarım incelince kalçam orantısız şekilde büyük kaldı. BBL (Brezilya Poposu Estetiği) yaptırmışım gibi görünüyordu ama aslında durum tam tersiydi. Sonrasında tekrar operasyon geçirerek dengeyi sağlamak zorunda kaldım."</p>

<p><img height="1200" src="https://kanal6habercom.teimg.com/kanal6haber-com/uploads/2026/04/doja-cat-vogue-world-2025-hollywood.jpg" width="800" /></p>

<h2>LİPÖDEM TEDAVİ EDİLEBİLİR Mİ?</h2>

<p>Uzmanlar, lipödemin kesin bir tedavisi olmadığını ancak semptomları hafifletmek için şu yöntemlerin kullanılabileceğini belirtiyor:</p>

<ol>
 <li><strong>Kompresyon Giysileri:</strong> Şişliği kontrol altında tutmak ve dokuyu desteklemek için.</li>
 <li><strong>Lenfatik Drenaj Masajı:</strong> Sıvı birikimini azaltmak için.</li>
 <li><strong>Cerrahi Müdahale:</strong> Lipödem için özel tekniklerle yapılan liposuction, kök soruna yönelik en etkili yöntem olarak kabul ediliyor.</li>
</ol>

<p>Doja Cat, operasyon sonrası sarkan deriyi toparlamak için sıkı taytlar giydiğini ve bu sürecin "kaygan bir zemin" olduğunu belirterek takipçilerini dikkatli olmaları konusunda uyardı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>MAGAZİN, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal6haber.com/doja-catten-saglik-itirafi-selulit-sandigim-sey-lipodem-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 09:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal6habercom.teimg.com/crop/1280x720/kanal6haber-com/uploads/2026/04/doja-catten-saglik-itirafi-selulit-sandigim-sey-lipodem-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="54447"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı: Türkiye genelinde 513 ton kilo verildi!]]></title>
      <link>https://www.kanal6haber.com/saglik-bakanligi-turkiye-genelinde-513-ton-kilo-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal6haber.com/saglik-bakanligi-turkiye-genelinde-513-ton-kilo-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı'nca yürütülen "İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa" kampanyası kapsamında en çok kilo veren şehirler açıklandı. Bakanlık açıklamasına göre, 10 Mayıs-10 Temmuz 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen kampanya kapsamında 10 milyon vatandaşa ulaşıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı tarafından "İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa" kampanyası sonuçları açıklandı. Verilere göre, Sağlıklı Hayat Merkezlerinde (SHM) takiplerini yaptıran yaklaşık 211 bin kişi, yaklaşık 513 bin kilo (513 ton) verdi.</p>

<p>SHM'lere yaptıkları başvuru sonrası kişiye özel hazırlanan programa uyarak düzenli kontrollerine devam eden<strong> en fazla danışan sayısı</strong>, 13 bin 75 ile İstanbul'da kaydedildi. İstanbul'u, 10 bin 901 danışanla Antalya, 8 bin 738 danışanla Van izledi.</p>

<p>SHM'lerde kişiye özel hazırlanan beslenme programları ve rutin kontroller sonucunda <strong>en çok kilo verilen iller</strong>, toplam 51 bin 81 kilogramla İstanbul, 35 bin 113 kilogramla Denizli, 27 bin 634 kilogramla Van oldu.</p>

<p>Verilen ortalama kiloya göre ise Bartın, Edirne, Adıyaman, Şanlıurfa ve Kayseri, ilk 5 şehir arasında yer aldı.</p>

<p><img height="450" src="https://kanal6habercom.teimg.com/kanal6haber-com/uploads/2026/03/ideal-kilonu-ogren-saglikli-yasa.jpg" width="800" /></p>

<h2>KATILIMCILARIN YÜZDE 45'İ FAZLA KİLOLU, YÜZDE 25'İ OBEZİTE SINIRLARINDA</h2>

<p>"İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa" ölçüm sonuçları doğrultusunda belirlenen vücut kitle indekslerine göre, katılımcıların yaklaşık yüzde 45'inin fazla kilolu, yüzde 25'inin obezite sınırları içerisinde olduğu tespit edildi. 5,5 milyondan fazla kişi, tercihleri doğrultusunda birinci basamak sağlık kuruluşlarına yönlendirildi.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı'na bağlı SHM'lerin yanı sıra Toplum Sağlığı Merkezleri ve Obezite Merkezlerinde fazla kilo sorununun çözümüne yönelik ücretsiz beslenme danışmanlığı ile fiziksel aktivite ve psikolojik danışmanlık desteği veriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="547" src="https://kanal6habercom.teimg.com/kanal6haber-com/uploads/2026/03/kemal-memisoglu-konusma.jpg" width="800" /></p>

<p>Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, ülkede bu kampanyayla 10 milyon kişinin kilosunu ölçtüklerini belirtti. Memişoğlu, kampanyaya katılarak Sağlıklı Hayat Merkezlerinde takip edilen 211 bin kişinin ideal kilosuna ulaştığını kaydederek, "Şimdiye kadar Türkiye'de bu kampanyayla 513 bin kilo verildi." ifadesini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal6haber.com/saglik-bakanligi-turkiye-genelinde-513-ton-kilo-verildi</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal6habercom.teimg.com/crop/1280x720/kanal6haber-com/uploads/2026/03/saglik-bakanligi-acikladi-turkiye-genelinde-513-ton-kilo-verildi.jpg" type="image/jpeg" length="16122"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erol Köse'nin ölümü ALS gerçeğini tekrar gündeme taşıdı: Hastalık durmuyor, kesin tedavi yok]]></title>
      <link>https://www.kanal6haber.com/erol-kosenin-olumu-als-gercegini-tekrar-gundeme-tasidi-hastalik-durmuyor-kesin-tedavi-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanal6haber.com/erol-kosenin-olumu-als-gercegini-tekrar-gundeme-tasidi-hastalik-durmuyor-kesin-tedavi-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ünlü yapımcı Erol Köse’nin yaşamını yitirmesinin peşinden ardında bıraktığı “ALS hastalığımdan dolayı…” notu, hastalığı tekrar gündeme taşıdı. Motor nöron hastalığı olarak da bilinen Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS), beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini etkileyerek kas güçsüzlüğüne sebep olan ilerleyici bir nörodejeneratif hastalık olarak dikkat çekiyor. Medipol Sağlık Grubu’ndan Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Fikret Aysal hastalığı ile ilgili kritik bilgiler paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ünlü yapımcı Erol Köse’nin ölümünün ardından çıkan ALS notu, ağır ilerleyen bu hastalığı tekrar gündeme getirdi. Sessiz başlayan fakat zamanla kasları etkileyerek hayatı zorlaştıran ALS, ciddi sonuçlar doğurabilen nörolojik hastalıklar arasında bulunuyor. Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nden Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Fikret Aysal hastalığa dair kritik uyarılarda bulundu.</p>

<p>[related-posts id="74755" color="bg-primary"][/related-posts]</p>

<h2>ALS GENETİK BİR RAHATSIZLIK MI?</h2>

<p>ALS’nin nörodejeneratif bir hastalık olduğunu belirten Doç. Dr. Aysal, hastalığın temelinde beyin, beyin sapı ve omurilikteki motor nöronların kaybının yattığını söyledi. Hastalığın büyük çoğunluğunun nedeni bilinmeyen, sporadik vakalardan oluştuğunu ifade eden Doç. Dr. Aysal,<strong> “Vakaların yaklaşık yüzde 5-10’u genetik özellik gösterir. Ancak çoğunlukta belirgin bir neden saptanamaz. Hastalık bazen sadece üst motor nöronları, bazen alt motor nöronları tutabilir ancak en sık her ikisinin birlikte etkilendiği tablo görülür”</strong> dedi.</p>

<p>[related-posts id="74960" color="bg-danger"][/related-posts]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>ALS'NİN TEDAVİSİ VAR MI?</h2>

<p>ALS’nin günümüzde kökten bir tedavisinin bulunmadığını vurgulayan Doç. Dr. Aysal<strong>, “Mevcut tedaviler hastalığın seyrini yavaşlatmaya yönelik. Hastalığın ilerleyici bir yapısı var. Ortalama yaşam süresi 2 ila 5 yıl arasında değişse de bu süre hastadan hastaya farklılık gösterebilir. Çok hızlı ilerleyen vakalar olduğu gibi, uzun yıllar yaşayan hastalar da vardır. Stephen Hawking hastalığa bir örnek. Bazı özel vakalarda hastalık çok daha uzun süreli seyredebiliyor. ALS tanısı alan hastalarda psikolojik süreç de büyük önem taşıyor. Hastalar tanı sonrası ciddi bir duygusal yük yaşayabiliyor. Bu hastalarda depresyon gelişme riski oldukça yüksektir. Bu nedenle yalnızca fiziksel değil, psikiyatrik destek de tedavinin önemli bir parçasıdır”</strong> diyen Aysal, multidisipliner yaklaşımın önemine vurgu yaptı.</p>

<p>[related-posts id="75083" color="bg-dark"][/related-posts]</p>

<h2>BİRDEN FAZLA BRANŞIN DESTEĞİ GEREKİYOR</h2>

<p>ALS hastalarının yalnızca nöroloji değil, birçok farklı branş tarafından birlikte takip edilmesi gerektiğini belirten Doç. Aysal,<strong> “Bu süreçte nörologlar koordinasyonu sağlar ancak fizik tedavi, göğüs hastalıkları, gastroenteroloji, genel cerrahi ve psikiyatri gibi birçok branşın desteği gerekir.</strong></p>

<p><strong>Tedavide temel amacımız hastanın ağrı ve sıkıntılarını azaltmak, konforunu sağlamak ve süreci mümkün olduğunca uzatmaktır. Bugün için kesin bir tedavi yok ancak bilimsel çalışmalar hızla devam ediyor. Önümüzdeki yıllarda bu hastalık için daha etkili tedavilerin bulunacağına inanıyoruz”</strong> şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Kanal 6 Haber / Gizemnur Gül</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kanal6haber.com/erol-kosenin-olumu-als-gercegini-tekrar-gundeme-tasidi-hastalik-durmuyor-kesin-tedavi-yok</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanal6habercom.teimg.com/crop/1280x720/kanal6haber-com/uploads/2026/03/e-r-o-l-k-o-s-e-n-i-n-h-a-s-t-a-l-i-g-i56.jpg" type="image/jpeg" length="66557"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
