DÜNYA

Rusya-Ukrayna savaşının 5. yılı: Bunca acı ve yıkım kime ne kazandırdı?

Cephede bıkkınlık, havada drone savaşları ve karanlığa mahkum edilen şehirler... 5. yılına giren bu kanlı hesaplaşmada tek bir soru yanıt bekliyor: "Gerçekte kim ne kazandı?"

5 yıl önce bir gün Ukraynalıların duyduğu o ilk siren sesiyle tüm hayatları değişti. Rusya'nın "bir haftada alırız" dediği Ukrayna'da, aradan geçen 5 yıla rağmen Kremlin her geçen gün bataklığın biraz daha içine çekiliyor. Peki, bu savaş gerçekte ne zaman başladı? Resmi takvimler 24 Şubat 2022'yi gösterse de, aslında her şey 2010 yılında seçilen dönemin Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç’in kararlarıyla başladı.

MEYDANLARDAN İŞGALE: 2014 KIRILMASI

Savaşın tohumları, halkın Avrupa Birliği ile yakınlaşma arzusuna Viktor Yanukoviç’in Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin lehine sırt çevirmesiyle atıldı.

Protestolar, kanlı çatışmalar ve Yanukoviç’in ülkeden kaçışıyla sonuçlanan süreç, Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesi ve Donbas’ta fitili ateşlemesiyle yeni bir boyuta evrildi. 2021 yılına gelindiğinde Donetsk ve Kırım’da sular hiç durmamıştı; Ukraynalılar için savaş aslında 10 yıldır devam ediyordu.

CEPHEDE BIKKINLIK VE YABANCI PARALI ASKERLER

Savaşın dördüncü yılı geride kalırken, cephedeki atmosfer her iki taraf için de iç açıcı değil. Rus askerleri arasında "neden savaştıklarına dair" derin bir sorgulama ve bıkkınlık hakim. Moral bozukluğunu aşamayan Kremlin, boşalan safları doldurmak için başka ülkelerden gelen paralı askerlere bel bağlamış durumda.

Rus halkı ise bitmek bilmeyen bu operasyondan yorgun düşmüş halde. Moskova, sahada ilerleyemeyince Ukrayna'nın sivil altyapısını ve elektrik hatlarını hedef alarak halkı karanlık ve soğukla yıldırmaya çalışıyor.

DRONE TEKNOLOJİSİ: SAVAŞIN YENİ YÜZÜ

Ukrayna sahası, askeri tarihte eşi benzeri görülmemiş bir teknolojik dönüşüme de sahne oluyor. Geleneksel tank ve piyade savaşlarının yerini, havada vızıldayan dronelar aldı.

Ucuz ve etkili dronelar sayesinde savaşın seyri tamamen değişti; artık tek bir operatör, kilometrelerce ötedeki bir tankı imha edebiliyor. Bu "yeni çeşit savaş", her iki ordunun da stratejilerini sil baştan yazmasına neden olurken, teknolojinin yıkım gücünü de gözler önüne seriyor.

EDİTÖRÜN NOTU: BU SAVAŞTA GERÇEKTE KİM NE KAZANDI?

Savaşın dördüncü yılı biterken bilançoya baktığımızda, kazananı olmayan bir yıkım tablosu görüyoruz. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya’yı ekonomik bir kalkınma modelinden çıkarıp ağır ambargoların ve oligark zenginleşmesinin pençesine itti.

Sahada ise ancak bin kilometrelik bir toprak parçası için yüz binlerce Rus gencinin hayatı feda edildi. Ukrayna tarafında ise yıkılan şehirler, milyonlarca mülteci ve yok olan bir altyapı var. Vladimir Putin'in 2014 öncesi çizdiği "halkın lideri" imajı, yerini kendi halkını bile bir "reklam kampanyasına" ikna etmeye çalışan, muhalefete tahammülü olmayan sert bir profil bıraktı.

Sonuç olarak; ne Rusya küresel bir güç olabildi ne de Ukrayna huzura kavuştu. Masada kazanılmaya çalışılan her toprak, aslında kaybedilen bir geleceğin üzerine inşa ediliyor.

MASADAKİ ÇIKMAZ: TOPRAKLAR NE OLACAK?

İşgal edilen toprakların geleceği ise tam bir muamma. Avrupa Birliği’nin bu bölgeleri tanıması imkansız; çünkü bu, Rusya’yı güçlendirip Avrupa’nın kalbine yeni savaş davetiyeleri çıkarmak olur. Bu topraklar, tıpkı Kuzey Kıbrıs gibi dünya tarafından tanınmayan ve ambargolar altında ezilen bölgeler olarak kalabilir.

Batı dünyası, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in savaş meydanında kazanamadığını masada almasına izin vermeyecektir.