Arıkan; deprem yönetimi, enflasyon verileri, sosyal adalet ve büyük depremler sonrası gündeme gelen “kaybolan çocuklar” iddialarına dikkat çekti.
Depremin kaçınılmaz bir doğa olayı olduğunu vurgulayan Arıkan, yaşanan yıkım ve can kayıplarının kader değil siyasi tercihlerin sonucu olduğunu belirterek, “Deprem gerçektir ama sonrasında yaşanan felaket tercihtir. Fay hatları gerçektir, yıkımlar siyasidir” ifadelerini kullandı.
YIKILAN ŞEHİRLER İKTİDARIN TERCİHİDİR
6 Şubat depremlerinin on binlerce can kaybına yol açmasının nedeninin iktidarın uzun yıllara yayılan uygulamaları olduğunu savunan Arıkan, imar afları, yetersiz yapı denetimi ve rant odaklı kentsel dönüşüm politikalarının bu tabloyu ortaya çıkardığını söyledi. “İmar afları yasal olabilir ama asla meşru değildir” diyen Arıkan, kitlesel ölümlerin doğal olmadığını, ihmal ve liyakatsizlikten kaynaklandığını ifade etti.
TOPLUMSAL FAY HATLARI KIRILDI
Arıkan, 6 Şubat’ta yalnızca binaların değil, adaletin, liyakatin ve devlete olan güvenin de enkaz altında kaldığını belirterek, “Devlet binaları yeniden yapabilir ama yıkılan umutları ve kırılan güveni onarmak zordur” dedi.
KAYBOLAN ÇOCUKLAR AÇIKLIĞA KAVUŞTURULMALI
Konuşmasında deprem sonrası kaybolduğu iddia edilen çocuklara da değinen Arıkan, ABD’de gündeme gelen Jeffrey Epstein dosyalarına atıf yaparak, bu iddiaların araştırılması çağrısında bulundu. Epstein’in özel uçağının depremler sonrası Türkiye’ye geldiği yönündeki iddiaların açıklığa kavuşturulmasını isteyen Arıkan, ilgili bakanlıkların kamuoyunu bilgilendirmesi gerektiğini söyledi.
TÜİK ENFLASYON ELEŞTİRİSİ
Enflasyon rakamlarına da sert tepki gösteren Arıkan, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinin vatandaşın yaşadığı gerçeklerle örtüşmediğini savundu. “TÜİK’in rakamlarındaki ahlak sorunu, Türkiye’nin enflasyon sorunundan daha büyüktür” diyen Arıkan, rakamlarla oynanarak yoksulluğun gizlenemeyeceğini ifade etti.
KÜRSÜ DEPREMZEDEYE BIRAKILDI
Arıkan, konuşmasının ardından kürsü hakkını Adıyaman’dan gelen depremzede Cengiz Alper Karadağ’a bıraktı. Karadağ, Meclis kürsüsünden deprem sonrası yaşanan ihmalleri, iletişim kesintilerini, güvenlik ve yardım organizasyonundaki aksaklıkları anlattı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD)’ın sahada yetersiz kaldığını söyleyen Karadağ, yardımların dağıtımında ciddi organizasyon sorunları yaşandığını dile getirdi.
Karadağ ayrıca, imar aflarının Adıyaman’daki yıkımı büyüttüğünü belirterek, Cumhurbaşkanı’nın Adıyamanlılardan özür dileyip helallik istediğini hatırlattı. Enkaz kaldırma sürecinin de ikinci bir yıkıma dönüştüğünü ifade eden Karadağ, oluşan toz bulutlarının uzun vadede sağlık sorunlarına yol açacağını söyledi.
Grup toplantısını canlı yayınlayan TBMM TV’nin depremzedelerin kürsü konuşmalarını canlı vermemesi ise dikkat çekti.
Saadet Partisi kanadı, depremzedelerin yaraları tamamen sarılana, adalet ve sorumluluk mekanizmaları işletilene kadar konunun takipçisi olacaklarını vurguladı.