Türkiye'nin köklü şirketlerinden Sabancı Holding, yeni yüzyıla "üçlü formül" ile giriyor. Holding CEO'su Kıvanç Zaimler, holdingin yeni stratejik istikametini "sürdürülebilirlik", "dijital" ve "ölçeklenebilir büyüme" olarak belirlediklerini duyurdu.
Zaimler, dünyadaki siyasi ve ekonomik belirsizliklere rağmen Sabancı'nın güven limanı olmaya devam edeceğini vurgulayarak, "İlk yüzyılımızı 'değer yaratma' dönemi olarak nitelerken, ikinci yüzyılımızda bu başarıyı dijital bir vizyonla pekiştirmeyi hedefliyoruz" dedi.
YATIRIM İŞTAHININ DÜŞTÜĞÜ DÖNEMDE 3 KAT BÜYÜME
CEO Zaimler, özellikle dünyada ve Türkiye'de yatırım iştahının düştüğü 2021-2024 döneminde gaza bastıklarını rakamlarla ortaya koydu. Zaimler, "2021 yılında 607 milyon dolar olan yatırımlarımızı, 2024'te 1,8 milyar dolara yükselttik. Toplam yatırımları bu zorlu dönemde 3 katına çıkardık. 2025'in ilk 9 ayında ise yaklaşık 1,3 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirdik" diye konuştu.
“KAZANDIĞIMIZI BU TOPRAKLARLA PAYLAŞIYORUZ”
Sabancı'nın 18 ülkede faaliyet göstermesine rağmen ana odağının Türkiye olduğunun altını çizen Zaimler, şu çarpıcı veriyi paylaştı:
"Son 5 yılda hayata geçirdiğimiz 5,9 milyar dolarlık dev yatırımın neredeyse 5,1 milyar dolarını Türkiye'de yaptık. Diğer bir ifadeyle yatırımlarımızın yüzde 87'sini Türkiye için seferber ettik. Bu topraklardan kazandığını bu toprakların insanıyla paylaşmak, Sabancı'nın 100 yıldır değişmeyen ilkesidir."
ABD'DE ‘GELECEĞİN TEKNOLOJİLERİ’NE YATIRIM
Zaimler, sadece geleneksel sanayiye değil, "yıkıcı inovasyon" olarak adlandırdığı geleceğin teknolojilerine de odaklandıklarını belirtti. Özellikle ABD'de son 2-3 yıldır enerji ve iklim teknolojilerine yatırım yaptıklarını aktaran Zaimler, "Füzyon, derin delme ve mıknatıs teknolojileri gibi alanlarda varız. Bunlar geleceği belirleyecek alanlar" ifadelerini kullandı.
ŞİRKET SATIŞ İDDİALARINA NET YANIT
Toplantıda, Sabancı iştiraklerine yönelik satış iddiaları ve portföy değişiklikleri de gündeme geldi. Sabancı'nın bir "yatırım holdingi" olduğunu hatırlatan Zaimler, portföy yönetimine duygusal değil, stratejik yaklaştıklarını şu sözlerle anlattı:
"Belli dönemlerde her şirketimiz stratejik bir değerlendirmeden geçer. Bu, yönetim sistemimizin doğal bir parçası. Bir gün, herhangi bir iş kolunda daha yüksek değer üretecek bir model ortaya çıkar veya şirket için daha doğru bir alternatif oluşursa, elbette değerlendiririz. Geçmişte de yaptık. Görevimiz elimizdeki şirketleri en iyi şekilde büyütmek, dönüştürmek ve gerekirse doğru zamanda devretmektir."




