Son günlerde kamuoyunda yankı uyandıran uyuşturucu testi sonuçları, adli tıp uygulamalarını yeniden tartışmaya açtı. İş insanı Sadettin Saran, sosyal medya fenomeni Şeyma Subaşı ve şarkıcı Aleyna Tilki’nin saç örneklerinde uyuşturucu maddelere rastlandığı iddiaları gündeme gelirken, aynı kişilerden alınan kan ve idrar örneklerinin negatif çıkması dikkat çekti.
UZMANLAR UYARIYOR TEK SONUÇLA HÜKÜM VERMEK DOĞRU DEĞİL
Uzmanlar, uyuşturucu testlerinin kamuoyunda kesin yargılarla yorumlanmasının hem bilimsel hem de hukuki açıdan hatalı sonuçlara yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
“Saçta pozitif sonuç” tek başına uyuşturucu kullanımı anlamına gelir mi? Çevresel temas bu sonuçlara yol açabilir mi? Sosyal medyada tartışma yaratan test sonuçlarını Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Hüseyin Çetin Ketenci’ye sorduk.
-Kan ve idrar temizken saç neden pozitif çıkıyor?
Son dönemde bazı uyuşturucu soruşturmalarında, kan ve idrar testleri negatif olmasına rağmen saç örneklerinde uyuşturucu madde tespit edildiğine dair açıklamalar yapılmaktadır. Bu tür bulguların bilimsel ve adli açıdan ihtiyatla değerlendirilmesi gerekir. Saçta uyuşturucu saptanması, tek başına kesin kullanım kanıtı değildir; ancak geçmişe dönük maruziyeti gösteren pozitif bir bulgu olarak ele alınır.
SAÇ TESTLERİ BUGÜNÜ DEĞİL GEÇMİŞİ GÖSTERİYOR
Saç analizi, uyuşturucu maddelere haftalar hatta aylar önceki maruziyeti araştıran bir yöntemdir. Erkeklerde saç ayda ortalama 1–1,5 cm uzar. Alınan saçın uzunluğuna göre analiz, geçmiş döneme dair bilgi verebilir. Benzer şekilde tırnak analizleri de daha uzun zaman dilimlerini yansıtır.
-Tek bir saç teli suçlama için yeterli mi?
Saçta uyuşturucu tespiti, kesin ve tek başına kullanım kanıtı olarak kabul edilmez. Özellikle tekil bir saç sonucu, kişinin “kesin kullanıcı” olduğu anlamına gelmez. Bu bulgu mutlaka diğer biyolojik örnekler, klinik değerlendirme ve olayın tüm koşullarıyla birlikte ele alınmalıdır.
-Uyuşturucu kullanılan bir ortamda bulunmak bile sonucu etkileyebilir mi?
Bulunulan ortam, temas edilen kişiler ve ortak kullanım alanları gibi çevresel faktörler, saçın dış yüzeyine madde bulaşmasına yol açabilir. Laboratuvarlarda bu riski azaltmak için örnekler analiz öncesinde standart dekontaminasyon (yıkama ve arındırma) işlemlerinden geçirilir. Ancak bu işlemlerin dış kontaminasyonu her koşulda tamamen ortadan kaldırdığı varsayımıyla hareket edilmemelidir.
SADECE SAÇTA ÇIKAN UYUŞTURUCU TEK BAŞINA SUÇLAMA İÇİN YETERLİ DEĞİL
-Bir yerde pozitif, başka yerde negatif: Bu nasıl mümkün oluyor?
Adli Tıp Kurumu, ulusal ve uluslararası standartlara uygun, gelişmiş altyapıya sahip laboratuvarlarda yüz binlerce toksikolojik analiz gerçekleştirmektedir. Ancak Adli Tıp Kurumu dâhil olmak üzere tüm laboratuvarlarda; örnekleme, taşıma, depolama, yöntemsel farklılıklar ve teknik sınırlılıklar nedeniyle sonuç farklılıkları yaşanabilmesi bilimsel olarak mümkündür. Bu durum, sonuçların mutlaka bütüncül değerlendirilmesi gerektiğini gösterir.
-Kan ve idrar negatifken sadece saçta madde çıkması tıbben nasıl açıklanır?
Kan ve idrar testleri vücuttaki güncel ve aktif durumu yansıtırken, saç ve tırnak analizleri geçmişe dönük ve dolaylı bilgi sunar. Bu nedenle saç ve tırnak bulguları yorumlanırken daha temkinli olunmalıdır. Kronik ve düzenli kullanım söz konusuysa, aynı dönemi yansıtan kan, idrar ve saç örneklerinin birlikte pozitif çıkması beklenir. Sadece saçta tespit edilen tekil bir bulgu, kişinin tıbben “kullanıcı” olarak tanımlanması için yeterli değildir.
-Yanlış yorumlanan test, itibar kaybına yol açar mı?
Evet. Adli süreçlerde bilimsel veriler üzerinde ihtilaflar yaşanabilir ve analizler teyit gerektirebilir. Bu nedenle toksikolojik bulgular tekil sonuçlar üzerinden değil, bütüncül ve karşılaştırmalı şekilde değerlendirilmelidir. Gerekli görüldüğünde, saç ve tırnak örneklerinin yeniden ve birlikte incelenmesi hem kişisel hakların korunması hem de adil yargılama açısından önemlidir.





