Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Süleymaniye Camisi'nde Ramazan Bayramı hutbesini irat etti. Arpaguş, hutbesine bayram namazı için camide bulunanların bayramlarını tebrik ederek başladı.
Ramazan Bayramı'nın imanda sebat eden müminlerin, elinden ve dilinden emin olunan Müslümanların, barışın, kardeşliğin, huzur ve esenliğin bayramı olduğunu dile getiren Arpaguş, "Bu bayram, yeryüzünü ifsat edenlerin değil, ıslah edenlerin, salaha ve felaha erenlerin bayramıdır. Bu bayram, cana kıyanların, kan akıtanların ve korku salanların değil, hayat verenlerin, huzur verenlerin bayramıdır. Bu bayram yoksula, yetime, kimsesize ve çaresize karşı sorumluluk hissetmenin, imkanımız yoksa bile tebessüm etmenin, sadakanın, zekatın, fitrenin, infakın, yardımlaşmanın, dayanışmanın ve paylaşmanın bayramıdır. Bu bayram, başkalarını aç bırakarak doyanlara, başkalarını yok sayarak var olanlara karşı hakka, hakikate, adalete, ahlaka ve fazilete çağıranların bayramıdır." diye konuştu.
Arpaguş, Kudüs'ün kuşatıldığını, Mescid-i Aksa'nın mahzun olduğunu, Gazze'nin hapsedildiğini, bu nedenle dünya Müslümanlarının gerçek bir bayrama hasret kaldığını anlattı.
Bütün dünyanın Gazze'de yaşanan soykırıma seyirci kaldığına dikkati çeken Arpaguş, şunları kaydetti: Çocuklar, yaşlılar, kadınlar tepelerine yağan bombalar altında. Bütün dünya bu soykırıma seyirci. Afrika, hem açlığın ve susuzluğun pençesinde hem de iç çatışmaların, baskının ve zulmün altında inlemeye devam ediyor. Asya’da sahipsiz Müslüman kardeşlerimiz her gün ölümle yüzleşiyor. Bağdat'ta, Şam'da, Kerkük'te, Musul'da, Tahran'da bombalar patlıyor, canlar yok oluyor, yürekler parçalanıyor. Evet, kalbimiz mahzun. Zira biz bayram yaparken, İslam diyarlarında yerlerinden yurtlarından edilmiş, ölüm korkusuyla evlerini terk etmiş insanlar, kadınlar, çocuklar, yaşlılar, mülteciler ve kimsesizler var. Yüreklerin en ağır yükü olan küslüklere bugün artık son verelim. Düşmanlıkları unutalım. İnsanlık coğrafyasının cümle mazlumlarına ve mağdurlarına, darda ve zorda olan kardeşlerimize dua edelim.
Süleymaniye Camisi'nde kılınan bayram namazına İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti İl Başkanı Abdullah Özdemir ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Arpaguş ile Vali Gül, namazın ardından vatandaşlarla bayramlaştı.
DİYANET İŞLERİ BAŞKANI ARPAGUŞ'TAN RAMAZAN BAYRAMI MESAJI
Öte yandan Arpaguş, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, zamanın insana emanet edilen en kıymetli hazine olduğunu belirtti.
Ömür sermayesi durmaksızın akıp giderken insanın bu yolculukta en büyük kazancının, vaktin değerini hakkıyla idrak edebilmesi ve onu en güzel şekilde değerlendirebilmesi olduğuna işaret eden Arpaguş, şunları kaydetti: Ramazan, bizlere vaktin önemini yeniden hatırlatan, hayatın geçici telaşları içinde yorulan kalplerimizi ibadet bilinciyle imar eden, iman, sabır ve şükür denkleminde yaşamayı öğreten ilahi bir mektep oldu. Bizler, oruç ibadetiyle açlık ve susuzluk karşısında sabrı öğrendik. Sahip olduklarımızın kıymetini daha iyi idrak ederek şükre yöneldik. Sahur ve iftar sofralarında kardeşliğimizi pekiştirdik. Camilerin manevi ikliminde huzur bulduk. Mukabele meclislerinde ilahi kelamın nuruyla ruhlarımızı aydınlattık. İtikafın deruni ikliminde iç dünyamızı yeniden inşa etme fırsatı bulduk. Zekat, sadaka ve infaklarımızla Rabb'imizin rızasını kazanmaya çalıştık. Bize yaşattıkları ve öğrettikleri ile ramazan ayı, hayatımızda silinmez izler bıraktı. Şimdi bizlere düşen, bu kutlu ayda elde ettiğimiz tüm güzellikleri hayatımızın tamamına yaymaktır. İman, ibadet ve iyilik yolunda attığımız adımları bundan sonra da büyük bir azim ve kararlılıkla devam ettirmektir. Zira kulluk, bir aya hasredilmeyecek kadar büyük, hayatın tamamını kuşatacak kadar uzun bir yolculuktur.
Arpaguş, Ramazan-ı Şerif'in ardından bayrama kavuşmanın huzur ve sevincini yaşadıklarını aktararak, bu kutlu vakte ulaşmayı lütfeden Allah'a hamdetti.
Bayramların, müminlerin sevinç ve neşe günleri olduğuna dikkati çeken Arpaguş, şu ifadeleri kullandı: Bayramlar, kardeşlik bilincinin güçlendiği, muhabbet ve dayanışmanın çoğaldığı ve bizi biz yapan değerlerin hayat bulduğu bereketli zamanlardır. Bu sebeple bayram günlerini birlik ve beraberliğimizi pekiştirmek, gönülden gönüle köprüler kurmak için bir fırsat olarak değerlendirelim. Kalplerimizi daraltan kırgınlıkları ve küskünlükleri bir kenara bırakıp gönüller kazanmaya, iyilikleri çoğaltmaya çalışalım. Bayram vesilesiyle başta aile büyüklerimiz olmak üzere eş, dost ve akrabalarımızı ziyaret ederek onların hayır dualarını alalım. Dar-ı bekaya irtihal eden yakınlarımızı rahmetle yad edelim. Bayram sevincinden mahrum kalan yetim, öksüz, garip, hasta ve yaşlıların da bayram sevinci yaşamalarına vesile olalım.
"DAYANIŞMA VE YARDIMLAŞMA ANLAYIŞINA HER ZAMANKİNDEN DAHA ÇOK İHTİYACIMIZ VAR"
Arpaguş, gönül coğrafyasının pek çok yerinde Müslümanların bayram sevincine hasret kaldığını vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu: Filistin'de, Lübnan'da, Yemen'de, Sudan'da, Somali'de, İran'da ve dünyanın daha pek çok bölgesinde Müslümanlar, emperyalist güçlerin menfur emellerine kurban edilmektedir. Hak, hukuk, vicdan ve ahlak tanımayan odaklar tarafından binlerce insan hunharca katledilmektedir. Körpecik bebekler ömürlerinin baharında hayattan koparılmakta, masum insanlar yurtlarından edilmekte ve Müslümanlara hayat zindan edilmektedir. Dolayısıyla bugün İslam'ın kardeşlik bilincine, ümmet şuuruna, dayanışma ve yardımlaşma anlayışına her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Dünyanın neresinde olursa olsun mazlum kardeşlerimizin acılarına karşı daha duyarlı olmak zorundayız. Maddi ve manevi tüm imkanlarımızla onlara destek olmak mecburiyetindeyiz. Bilmeliyiz ki Ankara ile Tahran'ın, Kudüs ile Rabat'ın, Kahire ile Cakarta'nın, Riyad ile İslamabad'ın, Şam ile Saraybosna'nın kaderi birdir. İslam beldelerinde yaşanan bütün acılar bizim acımız, bütün sevinçler bizim sevincimizdir.
Bu mühim hakikati hakkıyla idrak edip Müslümanların vahdetine vesile olacak azmi kuşandığımızda elbette bayramlar gerçek anlamını bulacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle aziz milletimizin ve alemi İslam'ın Ramazan Bayramı'nı içtenlikle tebrik ediyorum. Bu mübarek günler vesilesiyle Müslümanlar arasında sevgi, kardeşlik, dostluk duygularının pekişmesini, İslam beldelerine barış, huzur ve güven ikliminin hakim olmasını yüce Rabb'imizden niyaz ediyorum.




