Akarken, artan yaşam maliyetleri, yetersiz nöbet ücretleri ve barınma sorununun çalışanları ekonomik çıkmazın içine sürüklediğini belirterek kapsamlı bir iyileştirme çağrısı yaptı.

TÜİK'in haziran ayı enflasyon verilerinin açıklanmasıyla birlikte kamu çalışanları ve emeklilerin temmuz maaş artışları da kesinleşti. Ancak sağlık ve sosyal hizmet alanında görev yapan çalışanlar için maaşlara yansıyan zam oranından çok, her geçen gün ağırlaşan geçim koşulları gündemdeki yerini koruyor.

Sağlık Hizmetleri Sendikası (SAHİM-SEN) Genel Başkanı Özlem Akarken, açıklanan ekonomik verilerin sahadaki gerçek tabloyu tam anlamıyla yansıtmadığını belirterek, sağlık çalışanlarının yaşadığı ekonomik sıkıntıların yalnızca enflasyon farkıyla çözülemeyeceğini ifade etti.

"ENFLASYON FARKI DEĞİL, REFAH PAYI İSTİYORUZ"

Akarken, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının 24 saat esasına göre ağır çalışma koşullarında hizmet verdiğini hatırlatarak, maaş artışlarının sadece enflasyon farkıyla sınırlı kalmasının çalışanların alım gücünü korumadığını söyledi.

Artan kira bedelleri, temel gıda fiyatları, ulaşım giderleri ve eğitim harcamalarının maaş zamlarını kısa sürede erittiğini vurgulayan Akarken, "Çalışanlarımızın cebine giren artış daha maaş hesaplara yatmadan yaşam maliyetleri karşısında etkisini kaybediyor. Bu nedenle kalıcı refah sağlayacak ekonomik düzenlemelere ihtiyaç var." dedi.

NÖBET ÜCRETLERİ VE FAZLA MESAİLER TARTIŞMASI

SAHİM-SEN'in dikkat çektiği bir diğer başlık ise nöbet ücretleri oldu. Özellikle gece nöbeti tutan sağlık çalışanlarının mevcut ücretlerle ekonomik kayıplar yaşadığını belirten Akarken, kesintisiz sürdürülen sağlık hizmetinin karşılığının verilmesi gerektiğini ifade etti.

Sosyal hizmet kurumlarında görev yapan personelin de yoğun fazla mesai yükü altında çalıştığını belirten Akarken, farklı statülerde çalışan personel arasında ücret adaletsizliği bulunduğunu dile getirerek nöbet ücretleri, fazla mesai ödemeleri ve ek ödemelerin günümüz ekonomik şartlarına göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi.

BÜYÜKŞEHİRLERDE BARINMA KRİZİ DERİNLEŞİYOR

Sendikaya göre sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının en büyük sorunlarından biri de barınma maliyetleri.

Özellikle büyükşehirlerde görev yapan hemşireler, ebeler, teknikerler ve diğer sağlık personelinin maaşlarının önemli bir bölümünü kira giderlerine ayırmak zorunda kaldığını belirten Akarken, bunun mesleğin sürdürülebilirliğini tehdit eden bir noktaya ulaştığını ifade etti.

Barınma sorununun artık yalnızca ekonomik değil, kamu hizmetinin geleceğini ilgilendiren yapısal bir mesele haline geldiğini kaydeden Akarken, çalışanların yaşam standartlarının iyileştirilmesi gerektiğini söyledi.

"GEÇİM KAYGISI HİZMET KALİTESİNİ DE ETKİLİYOR"

Ekonomik baskının yalnızca çalışanların bütçesini değil, mesleki motivasyonunu da olumsuz etkilediğini dile getiren Akarken, geçim kaygısıyla görev yapan sağlık çalışanlarından yüksek verim beklenemeyeceğini belirtti.

Ekonomik sorunların kurum bağlılığı ve hizmet kalitesi üzerinde doğrudan etkili olduğunu ifade eden Akarken, güçlü bir sağlık sisteminin ancak ekonomik kaygılardan uzak çalışanlarla mümkün olacağını söyledi.

"KALICI SOSYAL POLİTİKALAR HAYATA GEÇİRİLMELİ"

SAHİM-SEN, sağlık ve sosyal hizmet çalışanları ile emeklilerin beklentisinin yalnızca dönemsel maaş artışları olmadığını vurguladı.

Sendika, refah payı uygulaması, alım gücünü koruyacak ücret politikaları, güncellenmiş nöbet ve fazla mesai ücretleri, güçlendirilmiş ek ödemeler ve sosyal hakları kapsayan kapsamlı düzenlemelerin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

Akarken, "Sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının emeği yalnızca enflasyon oranlarıyla değerlendirilemez. Güçlü bir sağlık sistemi, ekonomik güvencesi sağlanmış çalışanlarla mümkündür. Aynı şekilde yıllarca hizmet vermiş emeklilerin de insanca yaşayabilecek gelir düzeyine kavuşturulması gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.

Muhabir: Erdem Talaş