18 Mart Çanakkale Zaferi, yalnızca askeri bir başarı değil, bir milletin topyekûn mücadelesinin simgesi oldu. Bu destanın içinde futbolcular da vardı. Fenerbahçeli, Galatasaraylı ve Beşiktaşlı sporcular, bir yandan forma giyip sahaya çıkarken, bir yandan cephede savaşarak tarihe geçen bir kahramanlık örneği sergiledi.
SAHADAN CEPHEYE KOŞAN FUTBOLCULAR
Çanakkale yıllarında futbolcular için tek bir parola vardı: “Önce vatan.” Bu anlayışla birçok futbolcu cepheye koşarken, fırsat bulduklarında at sırtında saatler süren yolculuklarla İstanbul’a gelip maçlara çıktı, ardından yeniden cepheye döndü.
Fenerbahçeli Arif (Emirzâde), bu fedakârlığın en çarpıcı örneklerinden biri oldu. Cepheden 26 saatlik yolculukla maça yetişen Arif, karşılaşmanın ardından yeniden savaşa döndü. Ancak bir süre sonra şehit haberi geldiğinde takım arkadaşları büyük bir yıkım yaşadı.
ARİF’İN HİKAYESİ UNUTULMADI
1919-1920 sezonu öncesinde Arif’in şehit düştüğü haberi takımına ulaştı. Fenerbahçeli futbolcular, çıktıkları maçta adeta onun için oynadı ve sahadan 11-0’lık tarihi bir galibiyetle ayrıldı. Maç sonunda oyuncular, Arif’in formasının önünde toplanarak “Ruhun şâd olsun” diyerek dua etti.
Fenerbahçe kaptanı Galip (Kulaksızoğlu) da cepheden maça yetişen isimler arasındaydı. Kayıkçının “Kazanınca para almam” sözleri, dönemin ruhunu yansıtan unutulmaz anılardan biri olarak tarihe geçti.
''ŞEHİTLİK HAYATININ ŞAMPİYONU''
Galatasaray’ın sembol isimlerinden Hasnun Galip de Çanakkale’de şehit düşen kahramanlar arasında yer aldı. Kaleci Hamdi ile birlikte birçok Galatasaraylı futbolcu cephede hayatını kaybetti.
Savaşa katılan bazı futbolculardan ise uzun süre haber alınamadı. Bu nedenle Galatasaray maçlarında saha kenarına, cephedeki oyuncuların formaları konuluyordu. Takım arkadaşları onları “şehitlik hayatının şampiyonu” olarak anıyordu.
Ayrıca Galatasaray Lisesi savaş döneminde hastaneye dönüştürülürken, öğrenciler ve sporcular gönüllü olarak cepheye katıldı. Sarı kırmızılı camia, Çanakkale’de ve diğer cephelerde onlarca şehit verdi.
BEŞİKTAŞLILAR DA CEPHEDEYDİ
Beşiktaşlı futbolcular da cephede önemli kayıplar verdi. Şair ve takım kaptanı Kâzım, Çanakkale’de şehit düşerken üzerinden Beşiktaş marşı çıktı. Doktor Ali, Rıdvan, Asım ve Muallim Sadi gibi isimler de vatan uğruna hayatını kaybetti.
Dönemin futbolcularının büyük bölümü aynı zamanda eğitimli, meslek sahibi ve aydın kişilerdi. Doktor, öğretmen ve subay olan bu isimler, sadece sahada değil cephede de örnek oldular.
BİR SAHTE PARA, BİR GERÇEK KAHRAMANLIK
Çanakkale ruhunun en çarpıcı simgelerinden biri de Galatasaray Lisesi mezunu Asteğmen Mehmet Muzaffer’in hikâyesi oldu. Cephede büyük önem taşıyan kamyon lastiklerini temin etmek için İstanbul’a gönderilen Muzaffer, gerekli ödeneği alamayınca imkânsızlıklar içinde sıra dışı bir çözüm buldu.
Karaköy’de temin ettiği özel kağıtlarla bir gecede sahte “yüzlük kaime” hazırlayan Mehmet Muzaffer, paranın üzerine “Bedeli Çanakkale’de altın olarak tesviye olunacaktır” notunu düşerek lastikleri satın aldı. Bu cesur ve zekice hamle sayesinde cepheye ulaştırılan lastikler, savaşın kritik anlarında önemli bir ihtiyacı karşıladı.
Deneme boyunca 12 dereceyi bulan soğukta, yokluk ve çaresizlik içinde bile çözüm üretmeyi başaran Muzaffer’in bu girişimi, Çanakkale ruhunun yalnızca cesaret değil, aynı zamanda akıl ve fedakârlıkla da kazanıldığını gösteren en çarpıcı örneklerden biri olarak tarihe geçti.
Yaşanan olay kısa sürede İstanbul’da yayılırken, sahte para daha sonra dönemin ileri gelen isimleri tarafından korunarak günümüze kadar ulaştırıldı. Bugün Mehmet Muzaffer’in hazırladığı bu “yüzlük kaime”, Ankara’daki Kriminal Polis Laboratuvarı’nda özel bir kasada titizlikle muhafaza ediliyor.
Cephede gösterdiği bu fedakârlığın ardından Gazze’de şehit düşen Mehmet Muzaffer, geride sadece bir hatıra değil, bir milletin imkânsızlıklar içinde nasıl ayağa kalktığını anlatan eşsiz bir miras bıraktı.
ÜÇ BÜYÜKLERİN ORTAK DESTANI
Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş, rekabetlerini bir kenara bırakarak Çanakkale’de tek yürek oldu. Aynı siperlerde omuz omuza savaşan futbolcular, Türk spor tarihinin en anlamlı sayfalarından birini yazdı.