Evet, doğum günümde yüreğime su serpen bir haber geldi. Ama bu habere giden yol, ne yazık ki tarifsiz acılarla doluydu.
14 Nisan Salı günü… Balıkesir Akçay'da, yazlık evimizin olduğu yerde, can dostum Leo'yu gezdirmeye çıkarmıştım.
İşte o an, başıboş bırakılmış bir pitbull aniden üzerimize atladı. Köpeğim Leo'yu korumak için kendimi siper ettim. Sonrasını hatırlamak bile beni tarifsiz bir dehşete sürüklüyor.
Dudağıma 3, burnuma 9 dikiş...
Ama bu sadece başlangıçtı. Çünkü kısa süre sonra durumum kötüye gitti.
Doktorlar, nekrotizan fasiit teşhisi koydu.
Halk arasında bilinen adıyla "Et yiyen bakteri"...
Evet, yanlış duymadınız.
Bir köpek ısırması yüzünden, yumuşak dokularımı yemeye başlayan bir bakteriyle savaşmak zorunda kaldım. Entübe edildim. 1.5 gün yoğun bakımda kaldım. Nefes alamıyordum.
Ama şükür ki uzun yıllardır antibiyotik kullanmamış olmanın verdiği avantajla, tedaviye hızla yanıt verdim ve taburcu oldum.
Sadece fiziksel bir saldırı değil; aynı zamanda hayatımı tehdit eden bir enfeksiyonla da savaştım.
Bulunduğum ağaçlık bölgede kamera yokmuş ama saldırıdan sonra köpeğin gittiği yönlerdeki kamera kayıtları incelendi ve her şeyi gözler önüne serdi.
Bunun üzerine köpeğin sahibi Sezgin G. gözaltına alındı ve tutuklandı. Pitbull'a el konuldu ve rehabilitasyon merkezine gönderildi. Köpek sahibine 95 bin 589 lira para cezası kesildi.
Ama işin asıl çarpıcı kısmı şu: 3 ayrı suç kaydı varmış. İfadesinde "köpeğim evin bahçesinden kaçtı" diyor. Kaçtı mı?
Peki o zamana kadar neden ağızlık takılı değildi? Neden tasması yoktu?
Ben de "hayvanın tehlike yaratacak şekilde serbest bırakılması" suçundan suç duyurusunda bulundum.
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 2021 tarihli genelgesinde pitbull, tehlike arz eden hayvanlar listesinde.
Ama görünen o ki bu liste, bazıları için sadece bir yazıdan ibaret.
Savcılık, sanık için "bilinçli taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan 1.5 yıldan 7.5 yıla kadar hapis cezası talep etti.
Umarım bu, bir daha kimsenin benim çektiğimi çekmemesi için bir emsal olur.
Bu yaşadıklarım hepimize bir kez daha gösterdi ki; masum hayvanları korumak demek, tehlikeli olabilecek türlerin de kurallar çerçevesinde kontrol altında tutulmasını sağlamaktır.
Pitbull gibi tehlikeli sınıfına alınan köpek sahiplerine sesleniyorum...
Lütfen unutmayın! Bu köpekler gerçekten çok güçlü.
Kurallar gereği onları taşımak zorundasınız, evet!
Ama bu zorunluluk, yetkililerden kaçmak için değil, onların ve çevrenin güvenliği için var.
Tasmalı ve ağız maskeli olarak dolaştırmak zorundasınız.
Onlar bizim can dostlarımız, evet. Onların da tek ihtiyacı sevgi ve bakım...
Ama bu tehlikeli köpekleri başıboş bırakamazsınız.
Onlara gerektiği şekilde bakamayacaksanız, onlara yeterli zamanı ve ilgiyi ayıramayacaksanız, asla sahiplenmeyin.
Çünkü bir anlık ihmal, bir can dostunun hayatını mahvedebilir. Ya da benim gibi bir başka insanın yüzünü, sağlığını, ruh sağlığını...
Sevgi, sahiplenmekle başlar ama sorumlulukla anlam kazanır. Unutmayın, bir köpeğin masumiyeti, sahibinin bilinçli olmasıyla güvendedir.
Aksi halde, masumiyet değil, tehlike başıboş dolaşır. Umarım artık yasaklı ırklar, ağızlıklarıyla, tasmalarıyla ve sorumlu sahipleriyle dolaşır.
Umarım kimse bir daha bir can dostunu korurken bedel ödemek zorunda kalmaz.
Doğum günümde en büyük hediyem adaletti.
Ve iyi ki hâlâ adalete inananlar var.
Sevgiyle kalın, can dostlarınızı ihmal etmeyin.
Ve unutmayın: Kontrolsüz güç, asla masumiyetin önüne geçemez.
AFRA SARAÇOĞLU DEDİKODUSU!
Sıra geldi magazin dedikodularına...
İzninizle biraz da magazin dünyasını karıştırayım.
Malumunuz Afra Saraçoğlu'nun bir iş insanı ile aşk dedikodusu çıktı.
Kopenhag'da görülmüşler, konsere gitmişler, otel odasından kalpli paylaşım yapmış falan…
Araştırdım, sordum soruşturdum. Doğru değil arkadaşlar, doğru değil!
Afra, Kopenhag'a arkadaşlarıyla tatile gitmiş. Poyraz Yosmaoğlu da Afra'nın kız arkadaşının sevgilisiyle arkadaş. Yani ikinci elden bir bağlantı var.
Ve tesadüfen aynı yerde bulunmuşlar. Malum, Afra koyu bir Fenerbahçe taraftarı. Poyraz Bey de Fenerbahçe camiasına yakın bir iş insanı. Sadece Fenerbahçe muhabbeti dönmüş.
Aşk dedikodusu çıkana kadar her şey normalmiş yani.
Bu arada sevenleri üzülmesin, Afra Saraçoğlu’nun kalbinde Mert Ramazan Demir’den başkası yok.
HAFTANIN ŞİİRİ
Bir şiirle kötü haberlerin enerjisinden kurtulalım. Bu hafta sizden gelenlerden değil de kendi yazdığım bir şiiri seçtim.
SİYAH GÜL YARASI
Kör duvarları ören sebep kullar konuşmuş
Dikeni kan akıtan siyah gül yarasında
Acı çeken kalp olmuş uzak eller konuşmuş
Sözler hep aşk aşk derken asıl niyet gizlenmiş
Gözler hep aşk aşk derken hesap sessiz izlenmiş
Nice temiz umutlar boşuna filizlenmiş
Bu aşkta kalpler susmuş yılan diller konuşmuş
Masum duygularımız ateşlerde yanarken
Bizden önce başkası adımızı anarken
Bir kırık pusulanın izlerine kanarken
Kaybolan hep aşk olmuş engel yollar konuşmuş
Şiir: Onur Akay