Halk arasında “sarı serum” olarak bilinen uygulama, genellikle vitamin B ve C, magnezyum, çeşitli mineraller ve bazen ağrı kesici veya kas gevşetici ilaçların serum yoluyla vücuda verilmesini içeriyor. Sarı rengi ise çoğunlukla B vitaminlerinden kaynaklanıyor. Ama içeriğin sabit olmadığı, kişiye ve uygulamayı yapan sağlık kuruluşuna göre değişebildiği belirtiliyor.
Çoğunlukla "atom serum" olarak da anılan bu tedavi, içeriğindeki çeşitli mineral ve antioksidanlar sayesinde vücudun ihtiyaç duyduğu temel bileşenleri doğrudan damar yolu ile vücuda vererek hızlı ve etkili bir destek sağlamayı amaçlıyor. Ancak her tıbbi uygulama gibi sarı serumun da bilinçli, doktor kontrolünde ve belirli sağlık koşullarına uygun bir şekilde yapılması gerekiyor.
KİMLER SARI SERUM YAPTIRMAMALI?
Uzmanlara göre sarı serum uygulaması, bazı kişiler için ciddi riskler barındırabiliyor. . Özellikle kontrolsüz şekilde, muayene edilmeden ve ev ortamında yapılan serum uygulamalarının hayati risk taşıyabileceği vurgulanıyor.
Aşağıdaki grupların mutlaka hekime danışmadan bu uygulamayı yaptırmaması gerektiği vurgulanıyor:
- Kalp, tansiyon ve böbrek hastaları
- Alerjik bünyeye sahip olanlar
- Astım ve solunum yolu hastalığı bulunanlar
- Hamileler ve emziren anneler
- Düzenli ilaç kullananlar
- Daha önce serum veya ilaçlara karşı alerjik reaksiyon yaşamış kişiler
SARI SERUM İLE İLGİLİ DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR
· ❌ “Sarı serum gribi hemen geçirir”
➡️ Yanlış. Sarı serum grip veya soğuk algınlığını tedavi etmez, yalnızca bazı belirtileri geçici olarak hafifletebilir.
· ❌ “Herkese iyi gelir”
➡️ Yanlış. Her vücut yapısı farklıdır. Bazı kişilerde ciddi yan etkilere neden olabilir.
· ❌ “Vitamin olduğu için zararsızdır”
➡️ Yanlış. Serum yoluyla verilen vitaminler, ağızdan alınan takviyelere göre çok daha hızlı etki eder ve yanlış doz ciddi riskler doğurabilir.
· ❌ “Evde yaptırmak daha pratik”
➡️ Yanlış. Uzmanlar, evde yapılan serum uygulamalarının hayati tehlike oluşturabileceğini vurguluyor.
· ❌ “Enerji verir, yorgunluğu tamamen bitirir”
➡️ Yanlış. Yorgunluğun altında yatan neden araştırılmadan yapılan serum uygulamaları kalıcı çözüm sağlamaz.
UZMANLAR UYARIYOR
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Acil Tıp Ana Bilim Dalı'ndan Doç. Dr. Serap Biberoğlu, "Soğuk algınlıklarıyla ilgili başvurular acil servislerimizde artmıştır. Hastaların çoğunlukla talebi; serum, sarı serum. ‘Taktırdım, çok iyi geldi, bir şey olmaz' diye söyleyebiliyorlar. Ev ortamlarında taktırabiliyorlar, hastane dışı ortamlarda lütfen vücudumuza uygulatmayalım. Anafilaksi, dakikalar, saniyeler içinde ölümle sonuçlanabilen en acil durumdur" dedi.
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Acil Tıp Ana Bilim Dalı'ndan Doç. Dr. Serap Biberoğlu ve Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü'nden Doç. Dr. Nurhayat Yakut, üst solunum yolu enfeksiyonları, kas, eklem ağrısı, halsizlik gibi durumlarda serumla iyi olunabileceği düşüncesinin yanlış olduğuna dikkat çekti. Kişilerin ev, iş yeri gibi noktalarda çeşitli şekillerde bu taleplerini karşılamaya çalışmalarının ölüme kadar götürebileceğini belirten uzmanlar, önemli uyarılarda bulundu.
HASTALARDAN ÇOK TALEP GELİYOR
Mevsim etkisiyle ‘Soğuk algınlıklarıyla ilgili başvurular acil servislerimizde artmıştır, sıklıkla gözlemlemekteyiz' diyerek sözlerine başlayan Doç. Dr. Serap Biberoğlu, "Sıklıkla burun tıkanıklığı, genzi akıntısı, öksürük, gözlerde yaşarma gibi semptomlarla başvuruyorlar. Bulguları aynı, son dönemde grip başvurularının içinde H1N1, Covid, H3N2 gibi viral enfeksiyonları sıklıkla görmekteyiz. Muayene ettiğimizde gerekli tedavileri düzenlemekteyiz fakat hastaların çoğunlukla talebi; serum, sarı serum. Halk arasında terminolojik bir kelime oldu, B vitamini kompleksleri, C vitamini, ilaçları, bazen antibiyotikleri içeren damardan uygulanan bir karışımdır. Sarı serum talebiyle başvuran hastalar, daha çabuk iyileşeceklerine inanmaktalar, önermemekteyiz. Birbirileriyle etkileşime girerek vücudumuzda yan etkilere, bir çeşit zehirlenmeye dahi sebep olabileceğini unutmamak lazım. Anafilaksi, dakikalar, saniyeler içinde ölümle sonuçlanabilen en acil durumdur, ivedilikle acil müdahale edilmelidir. Damar yoluyla verilecek tüm ilaçlar, serumların acil donanımı olan, acil müdahale edilebilecek ortamlarda uygulanması gerektiğini vurgulamak isterim. Bir de hastalarımız ‘Ben taktırdım, bana çok iyi geldi, bir şey olmaz' diye söyleyebiliyor" şeklinde konuştu.
YANLIŞ KULLANIMLAR TAMAMEN ÖLÜMCÜL!
Tedavilerin sağlık profesyonelleri tarafından uygun noktalarda yapılması gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Biberoğlu, "Ev ortamlarında taktırabiliyorlar, hastane dışı, acil müdahale yönetiminin olmayacağı ortamlarda maalesef uygulamaktalar. Daha önce olmaması olmayacağı anlamına gelmez. Anafilaksi olabileceğini, yan etkilerinin gelişebileceğini unutmamak gerek. Gerekli tedaviyi düzenledikten sonra yine ısrarla sarı serum talep ediyorlarsa ağızdan tedaviye üstün olmadığını vurguluyoruz. Grip benzeri bu tarz viral enfeksiyonlarda istirahat, dengeli beslenme, bol su içmek gerekirse de ağızdan tabletler olabiliyor, kullanmak yeterli olmaktadır. Acil servisler hayat kurtarılan merkezlerde, sarı serum talebinde bulunmak doğru değildir. Bilimsel olarak hiçbir kanıtı yoktur, halk arasında sarı serum denilen tedavi geçici bir iyileşme hali. Hastane dışı merkezlerde ya da ev ortamlarında, dış ortamda lütfen bu şekilde ilaç karışımlarını damardan vücudumuza uygulatmayalım. Anafilaksi çok ciddi bir sorundur, ölümcüldür. Dakikalar, saniyeler içerisinde gerçekleşir ve hızlıca müdahale etmek gerekir. Acil serviste de başımıza gelmekte, anafilaksi için adrenalin, oksijen tedavisi, hızlıca damardan sıvı tedavisini ve gerekli diğer ilaçları uygulayabilmekteyiz" ifadelerini kullandı.
BİLİNÇLENMEK ŞART
Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nurhayat Yakut, "Gerekliliğine bir doktorun karar vermesi, gerekliyse mutlaka hastane şartlarında yapılması gerekiyor. Ailelerin de bu konuda bilinçlenmesi gerekiyor, çocuklarda yapıldığı uygulamalardan biri de gribal enfeksiyonlar, üst solunum yolu ve viral enfeksiyonlar gibi durumlar. Bu tür serumların aslında hızlı bir şekilde halsizlik, yorgunluğu giderici, hastalığı önleyici, hastalığın klinik bulgularını düzeltici bir özelliği yok. Özellikle vitamin içerikleri çocuklarda hayatı tehdit edici alerjik reaksiyona yol açabildiğinden, böbrek, karaciğer, kalp gibi organlar üzerindeki yükü artırma potansiyeli olduğundan fayda beklerken aslında ciddi sorunlarla karşı karşıya kalabiliriz. Ağızdan herhangi bir ilaç veya takviyenin alınmasıyla ilgili bir sıkıntı varsa tabii ki damar içi uygulamalar, serum vermek gibi bir gereklilik doğabilir, mutlaka doktor karar vermeli. Çocuklarda en sık gördüğümüz durum, hastane veya acil başvuru sebebi; üst solunum yolu ve daha çok da viral kaynaklı enfeksiyonlar. Bunların yönetiminde önerdiğimiz şeyler zaten belli. Dinlenmek, uyku düzenimizin iyi olması, bol sıvı tüketimi ve düzenli beslenme önerilerine uyum bu takım sıkıntı verici sonuçlarla yüz yüze gelmemizi engelleyecektir" şeklinde konuştu.