ABD'nin İsrail ile birlikte İran'a yönelik askeri saldırıları, Washington'da sadece dış politika gündemini değil, iç siyaset dinamiklerini de derinden etkiliyor.
Trump, 2024 başkanlık kampanyasında savaşları sona erdirme sözü vermiş; MAGA (Amerika'yı Yeniden Muhteşem Yap) hareketinin sık tekrarladığı 'Artık sonsuz savaşlar yok' sloganını benimsemişti. Ancak fiiliyatta İran'a yönelik saldırıların başlamasıyla birlikte, Trump'ın söylemi ile pratiği arasındaki çelişki giderek görünür hale geliyor.

KAMUOYU TEPKİSİ: ONAY DÜŞÜYOR, MUHALEFET BÜYÜYOR
Çeşitli anketler, Amerikan halkının büyük bir kısmının İran'a karşı yürütülen askeri operasyonlardan memnun olmadığını ortaya koyuyor. Son araştırmalara göre Amerikalıların yaklaşık %61'i saldırılara karşı olduğunu belirtirken, Trump'ın genel onay oranı rekor düşük seviyelere geriledi.
Bu durum, Trump'ın kendi tabanı içinde bile çatlaklar oluştuğunu gösteriyor. MAGA hareketinin bazı destekçileri, ABD'nin Orta Doğu politikasının yanlış yönlendirildiğini savunuyor ve Trump'ın stratejik hedeflerini eleştiriyor.

EKONOMİ VE SAVAŞ MALİYETİ
Savaşın ekonomik sonuçları, iç siyasette Trump'a dönük eleştirileri artırıyor. Artan enerji fiyatları, yakıt maliyetleri ve enflasyon, Amerikan halkının cebinde doğrudan hissediliyor. Bu durum, Trump'ın enflasyonu düşük tutma vaadiyle çelişiyor ve ekonomik kaygıları artırıyor.
Uzmanlar, sürekli mali yükler ve ekonomik belirsizliklerin özellikle orta sınıf seçmen üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini belirtiyor.

SAVAŞI BAŞLATTI, KONGRE'DEN ONAY ALMADI
Trump'ın İran'a saldırı kararını Kongre'nin onayı olmadan alması büyük tartışmalara yol açtı. ABD anayasası savaş ilan yetkisinin Kongre'de olduğunu açıkça ifade etse de, Trump yönetimi bu askeri adımı bir 'operasyon' olarak nitelendirerek onay gerekmiyor diyor.
Demokratlar ve bazı Cumhuriyetçi milletvekilleri tarafından 'Savaş Yetkileri Kararı' adıyla önerilen tasarılar Kongre'de değerlendirildi, ancak çoğunlukla reddedildi. Bu durum, başkanın yetki sınırları ve savaş politikaları üzerinde daha geniş bir tartışmanın önünü açtı.

MUHALEFET VE PARTİ İÇİ BÖLÜNMELER
Trump'ın saldırı kararına karşı çıkan yalnızca kamuoyu değil; bazı parti içi figürler de politikayı eleştiriyor. Eleştiriler, savaşın planı yok veya yasadışı bir girişim gibi sert ifadelerle dile getiriliyor.
Ayrıca, Cumhuriyetçi Parti içinde özellikle genç seçmenler ve bazı muhafazakar kesimler arasında dış politikada İsrail desteği ve savaş stratejisi konusunda bölünme gözlemleniyor.

KRİTİK BİR TEST: 2026 ARA SEÇİMLERİ
Kasım 2026'daki ara seçimler, Trump için sadece parti içindeki pozisyonunu değil, genel seçmen tabanını da test edecek. Savaşın süresi, ekonomik etkileri ve kamuoyunda yarattığı olumsuz algı, ara seçimlerde Demokratların avantaj elde etmesine yol açabilir.
Analistler, Trump'ın iç siyasetteki gücünün büyük ölçüde savaşın algılanan başarısına bağlı olduğunu belirtiyor. Savaş kısa sürede sona ererse ve başarı olarak tanımlanırsa, Trump için siyasi sermaye olabilir. Ancak çatışma uzar, maliyetler artar ve Amerikan halkının muhalefeti güçlenirse, Trump'ın siyasi riskleri ciddi şekilde büyüyebilir.
Kasım 2026 ara seçimleri, bu savaşın iç siyasetteki bedelini ölçmek üzere önemli bir dönemeç olarak görülüyor.




