Türkiye'de kira artışlarının OECD ortalamasını 10'a katladığını gösteren son veriler, sektörün tepe yöneticilerini harekete geçirdi. Rakamların malumu ilam ettiğini belirten sektör temsilcileri, tartışmayı "fiyat artışı" ekseninden çıkarıp "yapısal kriz" ve "çözüm" zeminine çekti.
Gayrimenkul ve İnşaat Platformu (GİP) Başkanı Mustafa Ekiz ve Gayrimenkul Pazarlama ve Satış Profesyonelleri Derneği (GAPAS) Başkanı Mustafa Kemal Şahin, krizin röntgenini çekerek çözüm reçetesini açıkladı.

GAPAS BAŞKANI ŞAHİN: "KİRA BEDELİ RİSK PRİMİNE DÖNÜŞTÜ”
Piyasadaki fiyatlamanın artık evin değeriyle değil, "korku" ile yapıldığına dikkat çeken GAPAS Başkanı Mustafa Kemal Şahin, kiracılığın neden "lüks" hale geldiğini şu çarpıcı sözlerle özetledi:
"Bugün piyasada talep edilen kira, bir barınma bedeli değil, aslında bir 'risk primi' haline gelmiştir. Mülk sahibi önünü göremiyor, yatırımcı yeni konut üretmiyor. Tavan fiyat gibi geçici müdahaleler sorunu çözmediği gibi, arzı daha da kıstı. Sonuçta ev sahibi evini kiraya vermekten çekinir hale geldi. Kiracılık lüks oldu çünkü Türkiye’de kurumsal ve uzun vadeli kiralama modeli yok. Kiralık konut üretimi ayrı bir yatırım alanı olarak tanımlanmalıdır. Kurumsal yatırımcının (fonlar, GYO’lar) uzun vadeli kiralık konut üretmesi teşvik edilmelidir. Devlet, kira fiyatını baskılamak yerine arzı artıracak vergi, finansman ve imar teşvikleri sağlamalıdır. Sosyal kiralık konut modeli yeniden ve gerçekçi biçimde hayata geçirilmelidir"

GİP BAŞKANI EKİZ: “ARAFTA KALMIŞ BİR SİSTEMİMİZ VAR”
Türkiye'deki konut piyasasının işleyiş modeline eleştiri getiren GİP Başkanı Mustafa Ekiz ise sorunun kaynağını "sistemsizlik" olarak tanımladı.
Türkiye'nin konut politikasında bir kimlik sorunu yaşadığını belirten Ekiz,
"Konut piyasamız serbest piyasa kurallarıyla işlemiyor ama ortada bir sosyal devlet modeli de yok. Yani ne tam piyasa, ne tam kamu modeli... Bu arafta kalmışlık, vatandaşa 'en pahalı sonuç' olarak geri dönüyor" dedi.
Ekiz, yüzde 25 sınırı gibi uygulamaların kirayı düşürmediğini, sadece enflasyonist ortamda sorunu ötelediğini vurguladı.

ORTAK REÇETE: “KURUMSAL KİRALAMA MODELİ ŞART”
Her iki başkan da çözümün, bireysel ev sahipliğinden çıkıp "kurumsal kiralama" modeline geçişte olduğu konusunda birleşti. Sektörün çözüm önerileri 3 ana başlıkta toplandı:
- Konut Yatırım Aracı Olmaktan Çıkmalı: Konutu "değer saklama aracı" olmaktan çıkaracak vergi ve regülasyon setleri devreye girmeli.
- "Satılık" Değil "Kiralık" Üretim: Devlet, sadece satmak için değil, kiralamak için konut üreten fonları ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarını (GYO) teşvik etmeli.
- Kamu-Özel İş Birliği: Sosyal kiralık konut modeli, gerçekçi ve sürdürülebilir bir finansmanla yeniden hayata geçirilmeli.
KRİZİN ARKA PLANI: OECD RAPORUNDE NE VARDI?
Sektördeki bu "yapısal reform" çağrısının fitilini ateşleyen OECD'nin hafta başında açıkladığı veriler, uçurumu netleştirmişti:
- 10 Yıllık Fark: OECD genelinde kiralar 10 yılda ortalama yüzde 48,9 artarken, Türkiye'de bu artış yüzde 1.457 olarak kayıtlara geçti.
- 2025 Tablosu: Sadece 2025 projeksiyonunda bile OECD ortalaması yüzde 6,8 iken, Türkiye yüzde 77,1 ile listenin en tepesinde "yapısal kriz" sinyali vermişti.



