Tutuklanan ve görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na oğlu Mehmet Selim İmamoğlu duygusal bir mektup hazırladı. Dilek Kaya İmamoğlu'nun Instagram hesabından yayınlanan mektupta, genç İmamoğlu "Bize yalnızca bir soyadı değil, o onurlu ve şerefli soyadını taşımanın sorumluluğunu da miras bıraktın" ifadelerini kullandı.

"AİLEMİZİN İTİBARINI HEDEF ALDILAR, BAŞARAMADILAR"

Babasının yokluğunda kutladıkları ikinci doğum günü olduğunu belirten Mehmet Selim İmamoğlu, mektubuna hukuki sürece ve geçen zamana dikkat çekerek başladı. Bir önceki doğum gününde babasının 77 gündür tutuklu olduğunu hatırlatan İmamoğlu, an itibarıyla cezaevindeki 438. günün geride kaldığını vurguladı.

Süreci hem çekirdek hem de geniş aile olarak büyük bir dirayetle göğüslediklerini ifade eden İmamoğlu, şu sözleri kaydetti:

"Senin özgürlüğüne el uzatan bu anlayış, kendini her türlü gücün üstünde gören ve bunu sana yapmayı kendine hak bilmiş bir aklın tutumudur. Ve bu tutum sadece seninle sınırlı kalmadı. Ben, dedem ve dayılarım dahil olmak üzere ailemize de dokundular. Dinimizin, tarihimizin, gelenek ve göreneklerimizin bize öğrettiği “aile kutsaldır” ilkesine rağmen, ailemizin itibarını hedef aldılar. Peki tüm bunlara rağmen ne oldu? Tabii ki başaramadılar!"

"VİCDAN SAHİBİ OLMANIN NE DEMEK OLDUĞUNU SİZDEN ÖĞRENDİK"

Mektupta, aile olarak siyasi süreçlerden hiçbir menfaat sağlamadıklarının tüm kamuoyu tarafından görüldüğünü belirten Mehmet Selim İmamoğlu, mevcut duruma dair dikkat çekici bir sosyo-politik tespitte bulundu:

"Senin yıllardır yürüdüğün bu yoldan, ailemizin zerre menfaat sağlamadığı herkesin gözleri önüne serilmiş oldu. Bize kötülük dileyenler, bizi birileriyle özdeşleştirenler, farkında olmadan bir gerçeği ortaya çıkardılar: Vatanını, milletini seven bir yönetici politikaya ne kadar yakınsa, ailesi de bir o kadar uzak kalabilir; güzel vatanımıza farklı yollardan da hizmet edebilir. Biz bunu gösterdik. Ülkemizdeki mevcut zihniyet ortadan kalktığında bizi bekleyen adil bir geleceğin göstergesidir bunlar. Bize çocukluğumuzdan beri annemle öğrettiğiniz şeyler vardı. İnsan olmanın, dürüst yaşamanın, haksızlık karşısında eğilmemenin, makamdan ve mevkiden önce vicdan sahibi olmanın ne demek olduğunu sizden öğrendik."

"EN BÜYÜK MİRAS SERVET DEĞİL, KARAKTERDİR"

Babası Ekrem İmamoğlu ve annesinden çocukluktan beri dürüst yaşamayı ve haksızlık karşısında eğilmemeyi öğrendiklerini dile getiren İmamoğlu, bir babanın evladına bırakabileceği en kıymetli mirasın karakter ve onur olduğunu yazdı.

"Bugün dönüp baktığımda görüyorum ki bir babanın evladına bırakabileceği en büyük miras, ne servettir ne makamdır. Bir insanın çocuklarına bırakabileceği en kıymetli şey, karakteridir. Sen bize karakter bıraktın. Sen bize onur bıraktın. Sen bize başımızı öne eğmeden yaşayabilmenin huzurunu bıraktın. Bu yüzden ne yaşarsak yaşayalım içimizde büyük bir sükûnet var. Çünkü seni tanıyoruz. Hayatın boyunca neyin peşinden koştuğunu, neye inandığını ve ne uğruna mücadele ettiğini biliyoruz. Bize yalnızca bir soyadı değil, o onurlu ve şerefli soyadını taşımanın sorumluluğunu da miras bıraktın. Ben, senden ve senin bize bıraktığın mirastan razıyım."

Bugün sokakta insanların kendilerine gösterdiği yoğun sevgi ve dayanışmanın sebebinin makamlar değil, geride bırakılan "insanlık izi" olduğunu belirten genç İmamoğlu, içlerinin çok rahat ve sükûnet dolu olduğunu vurguladı:

"Bugün insanlar yanımıza gelip elimizi sıkıyor, bize sarılıyor, senin için güzel sözler söylüyorlarsa bunun sebebi sahip olduğun makamlar değil; geride bıraktığın insanlık izidir. İşte ben bununla gurur duyuyorum."

"YIKILMAZ BİR DUVAR GİBİ ARKANDAYIM"

Mektubunu babasına yönelik destek ve inanç sözleriyle sonlandıran Mehmet Selim İmamoğlu, toplumsal desteğin de altını çizdi:

"İnancının ve kararlılığının en büyük destekçilerinden biri olarak, yıkılmaz bir duvar gibi arkandayım. Hepimiz ilk günden çok ama çok daha güçlüyüz. İnsanların sevgisi ve özlemi artmış durumdadır. Sokaklarda hiç yalnız değiliz. Dostlarımız yanımızda, arkadaşlarımız yanımızda, millet yanımızda..."

Babasının her koşulda ülkeye hizmet etme gayretinde olduğunu ve her zaman özgür kalacağını belirten İmamoğlu, mektubunu "Benim gözüm hiç arkada değil, içim çok ferah. Çünkü sen milletimize emanetsin. İyi ki varsın" sözleriyle noktaladı.

İşte o mektup:

Muhabir: Özlem Gürpınarlı Güneş